Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Nisan '07

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
806
 

Kadın güzelliği ve estetik: Kadınname 3

Kadın güzelliği ve estetik: Kadınname 3
 

Bir şiir çalışmamada "kadın kırılması geçmişin, erkek bugünün aynası" demiştim.

Burada kastettiğim yalnızca kadınların bugünü geçmişin prizması erkeğinse günün bakış açısından gördüğünü söylemek değildi elbette.

Bir erkek günün kırılışları ve umutlarıyla yaşarken, bir kadın başta geleceğini garanti almak, yuvasını kurmak ve korumak için geçmişten süzdüğü bugünü, yarını için kurar.

Hem geçmişte hem de ne yazık ki hâlâ günümüzde bunu başarmak Türk kadını için hep zor. Çünkü Türk kadını her zaman toplumsal baskının ve ağırlık sosyolojisinin, iyisi ve kötüsü anlaşılamamış bir ahlakın, en fazla da katı ve boyun eğilmesini bekleyen erkeksi anlayışın altında ezilmiştir.

Duygu Asena’nın "Kadının adı yok" demesi de bundandır. Ya da tam tersi: Kadının sadece adı vardır...

Günümüzde Türk kadının iş yaşamında giderek ağırlığını ortaya koyması, özellikle hizmet alanında harika işler çıkarması, gereli özgüvenin ve acil demokratik eşitliğin, yasalarca da düzeltilmesine neden olmakta.

Geçmişinde bu ülkeye yeniçeriden Çanakkale’de savaşan yiğitlere, yazarlarından bilim adamlarına onca değerli yetiştiren, destekleyen de yüce Türk kadını olmuştur.

Ancak kapitalist oluşumun yüzyıllardır yaptığı içi boşlatılmış "güzellik" vurgusu, kadının içini, ruhunu ve algılarını kırmaya, küresel bir aldanış içinde birbirleriyle yarışmaya, güzelliğin bir tabu ve hak olarak dayatılmasına kadar varmıştır.

Bu kapitalist ve eşitliksiz oluşumun, kadının ayağı altındaki sevgi ve güven zeminini kaydırmak için de, toplumsal yargısını moda, makyaj, estetik ameliyat başta olmak üzere tv ve basın yoluyla, kadının içindeki en değerli hissiyatı, güzelliği yağmalamaya yöneliktir.

Makyajla yatakla uyanmak ancak Hollywood ta ki aktrislere ve metreslere mahsustur. Kadının görünümüne ve hayallerine her zaman ilgi göstermesi onun en doğal hakkıdır. Buna tüketiş anlayışı için de müdahale edilmesiyse

Bu saldırının "Amerikan rüyası" adı altında ABD’de en üst düzeyde bir kabus halini aldığını görebilirsiniz. Bugün izlediğiniz şarkı-popstar yarışmalardan biri bizi gözetliyora, fakir bir erkeği zengin gibi göstererek birbirini kandırma yarışmalarından içi boşaltılmaya çalışılan insana kadar her şey ortadadır. Bunlar yarışma değil, insanın etik, estetik ve politik olarak sömürülmesini öngören, insanın için boşlatmak ve onu boş bir tüketme çılgınlığına sürüklemek için verilen bir savaştır. Bu savaştaki en önemli unsur da kadınlardır.

Çünkü kapital sistem, kadını ele geçirirse her şeyi kazanacağını bilmektedir.

Peki suçlu yalnız bu dayatılan sistem midir? Bunda erkeğin yüzyıllardır dayattığı üstünlük ve kadından boyun eğme, evine bakma ve kadının elinin hamuruyla erkek işine karışmamasını isteme, hatta dinsel ve fiziksel güçle buna zorlaması da yatmaktadır.

Kadınlar arasında gizli bir bağ vardır, aynı dinin iki rahibi gibi birbirlerini desteklerler, yani birbirlerinden nefret ederler ama yine birbirlerini korurlar.

Artık beğenilmeyen kadın kendini lanetli hisseder. Çünkü kadınlarda beğenilme arzusu, sevme arzusundan önce ortaya çıkar.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 353
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 3668
Kayıt tarihi
: 28.02.07
 
 

"29 Temmuz 1980’de İstanbul’da doğdu. Celal Bayar Üniversitesi, İşletme mezunu. Şiir, deneme, öykü, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster