Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Mart '19

 
Kategori
Dünya Kadınlar Günü
Okunma Sayısı
45
 

Kadın Kimdir?

Bir kadının ağzından dinleyeceğiz. Kız çocuğu olarak dünyaya gelmek, hayatını sürdürürken; gerek ailede gerekse çevrede. Okulda, iş yerinde yaşanan zorlukları, beklentileri. Sonrasında ise eş seçimi ile evlilik evresi ve annelik süreci. Kısaca kadın olmanın, ne menem şey olduğunu okuyacaksınız. Kadının üzerindeki yükün, sorumluluğun aslında ne denli ağır olabileceği. Tabii bunlar ona yüklenirken hiç düşünülmemesi. Onun da insan olduğunun unutulması. Bir kadının neler hissettiği, neler istediği. Hani derler ya "Şu kadınları anlayamadım. Anlaşılmaz varlıklar" diye. Ne kadar basittir oysa anlamak kadını. Çünkü seni de doğuran, yetiştiren de aslında bir kadın. Sen de kadınlarla beraber büyüdün. Gördün, duydun onları. Niye şimdi anlayamıyorsun ki?

Hayat herkesleri farklı yerlere savuruyor. Farklı hayatlar, dramlar, mutluluklar yaşanıyor her kapının ardında. Çocukken ne kadar kolaydı her şey. Evcilik oynarken, hep mutlu çocuklardık. Kimimiz anne olur annemizi taklit ederdik, kimimiz ise çocuk olmaya devam ederdik. Ama mutlukduk hep. Sonra ne oldu? Büyüdük. Özendiğimiz yaşlara geldik. Önce 15, sonra 18. Ve reşittik artık. Lise bitmiş, kimimiz iş hayatına atılmış, kimimiz ise üniversite. Tabii bu arada okulu yarım bırakıp ayrılanlarda olmuştu. Onlarda ya işlere yerleştirilmiş ekonomik zorluk nedeniyle ya da evlendirilmişti.

Kızdık evlendik kadın oluverdik bir gecede. Babamızın soyadını taşırken başka bir erkeğin kütüğüne geçiverdik bir günde. Bu kadar basit ve kolay değil mi? Kızken mi kolay oldu hayat yoksa kadınken mi? Aslında bizler için hep zor oldu. Sizin anlayamadığınız biz kadınlar için hep güçtü yaşam.

Yeri geldi; bizi çok kıskanan kocalarımız, babalarımız, abilerimiz çalışmamıza izin verdi. Bu mantığı hala anlamış değilim. Camdan baktırmayan, komşuya yollamayan, yolda biri baktı diye kavga çıkaran hayatımızdaki erkekler. Konu para olunca kıskanma duygularını mı yitiriveriyorlardı? Çok sevdiklerini söylediler hep. Ama şiddetin en alasını yaptılar. Dövdüler, sövdüler, öldürdüler, çocuklarımızdan kopardılar. Hem fiziksel hem de psikolojik şiddet. Kadın hep sustu. Susma öğretilmişti ona çünkü. Susma erdemdi.

Kadın kim olduğunu bir türlü kavrayamadı. Dünyaya geldi babasının kızı ve babasının soyadı. Büyüdü erkeğin karısı ve onun soyadı. Neden? Niçin? Niye bir kız reşit olduğu vakit; annesinin mi babasının mı soyadını almayı kendi seçemiyor. Sonra çocuğunun annesi. Bu böyle devam ediyor. Diyeceksiniz ki erkekte aynı. Önce babasının oğlu sonra karısının kocası ve oğlunun babası. Evet doğru. Peki değiştirdiğiniz bir kimlik var mı? Ya da toplum baskısı ile sokulmak istenilen bir kılıf. Kaç tane baba babalığını, kocalığını, evlatlığını yapıyor. Kaç babanın; karısının, çocuğunun derdinden, probleminden evden yaşananlardan, tartışmadan haberi var. Kadınlar halleder dimi. Kolay yolu bulmuşsunuz “Ben çalışıyorum. Bide akşam sizle mi uğraşacağım”. Unutmayın artık çoğunuzun karısı da çalışıyor. Sizinle şartları eşit yani.

Kısaca Bugün 8 Mart Dünya Kadınlar Günü. Bir güncük. Oysaki o kadınlar sizlere ömürlerini feda eden, doğuran, besleyen, büyüten, sizlere çocuk veren babalık hissini tattıran elleri öpülesi varlıklar. TÜM KADINLARIMIZIN, HER GÜN KADINLAR GÜNÜNÜ KUTLUYORUM. İyi kikadınız. Çünkü bizler her şeye rağmen güçlüyüz ve ayaktayız.

Su EREM - Yaşam Koçu

Mail: erem73@hotmail.com

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 22
Toplam yorum
: 3
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 84
Kayıt tarihi
: 26.02.16
 
 

  1973 Almanya/Füssen doğumluyum. Asıl mesleğim Muhasebe olmasına rağmen, şu an Kişisel Gelişim U..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster