Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Haziran '07

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
5443
 

Kadın kocasını sevmezse…

Kadın kocasını sevmezse…
 

İki çocuklu, 12 yıllık evli bir bayan arkadaşım var. Kaçarak evlenmiş ancak hiçbir zaman eşini sevmemiş bu insan... Nasıl mı olur? Çok basit, ailenin 9-10 çocuğundan biri, Bingöl’ün adı hiç fark etmeyen bir ilçesinin yine adı farklı da olsa gelenekleri aynı olan bir köyünde doğmuş. İlkokulu yatılı bir okulda okumuş, ancak 6. sınıfa geldiğinde biraz terör biraz da ailesinin sahipsiz köyde, sahipsiz kalan hayvanlarına çoban olarak onu ataması okuldan ayrılmasına neden olmuş. Hep cahilliğinin cezasını çektiğini söylüyor ama asıl cehalet onun okuldan alıkonmasına sunulan sebeplerde gizli değil mi sizce de…

Hayat hikayesi bununla sınırlı değil tabi ki… Gelin 30 yıllık ömrüne sığdırdıklarına bana anlattığı kadarıyla göz atalım...

Babası tarafından, teröristlerin onu elinden almasından korktuğunu söylemesi ile ağabeyinin yanına gurbete daha 12 yaşındayken gönderilir. Belli bir zaman sonra işe girip çalışır, eve katkı sağlar… Bu arada da yıllar hızla geçer, genç kız olur. Aile karar alır ve hiç tanımadığı biri ile evlendirilmesi gündeme getirilir. Onların istediğini yapmamak için yine hiç tanımadığı bir adama ama kendim yaptım demek için kaçar. Adam çok iyi niyetlidir, ancak kendi ailesi kaçtığından dolayı affetmez onu bu güne kadar… Sadece kaçması da değildir üstelik silinmesine, yok sayılmasına sebep… Mezsep ayrılığı vardır işin için de ki bu kanayan yara, onu içinde iyice büyür… Kendi ailesi tarafından silinirken eşinin ailesi de istemez üstelik, sebepse yine aynıdır, mezsep farklılığı… Ayrılmaları için baskı yapılsa da kocası hep yanındadır. Birazda sahipsizliğine acır ailesine rağmen.

Buraya kadar sorun yok. Çünkü benzer şeyler yaşayan bir dolu insan tanırız hepimiz değil mi? Devam öyleyse… Bu arkadaşımın zamana yayılan yığınla açlık, fakirlik vb. sıkıntıları olmuş ancak hayat öyle ya da böyle devam etmiş… Şimdi der ki, "kocamı hiç bir zaman sevmedim, çok istedim ama yapamadım." Nasıl kızgındım duyduğumda, sürekli suçladım onu… Oysa anlatırken psikolojik destek almak istiyordu benden. Haksız olduğunu o da çok iyi biliyordu. Bilmese depresyona girmezdi her halde… Sonraki günlerde evde, işte hep düşündüm… Evet, kendi isteyerek kaçmıştı, hep yanında iyi olan bir eşe de sahipti, üstelik sevilmediğini bilse de ona sadıktı. Mantıklı bir insan bu kadın Allah’ından belasını mı arıyor der. Bende öyle dedim zaten üstelik bunu yüzüne söylemekten de çekinmedim… Fakat biraz sakinleşince tekrar düşündüm. Dedim ki tersi durum söz konusu olsa idi, kocası onu sevmeseydi ne olurdu. İnsanların yorumu nasıl değişirdi… Neden hiç anlayış göstermedim bu insana…

Öyle mi yetiştirildik. Kadın sevmese de katlanmak mı zorundadır evliliğe ve bu evliğin getirdiği zorunluluklara… Kan kussa da kızılcık şerbeti mi sorumlu tutulmalıdır… En önemlisi kadın sevmek zorunda mıdır her koşulda kocasını…

Ben hayatın bana sunduğu en büyük ve tek şansım olduğuna inandığım bir insanla evliyim, belki de arkadaşımı anlamam yetiştirilmemle değil ama bu nedenle imkansız… Ancak anlayacak, anlayabilecek, belki de aynı duyguları farklı evlerde yaşayanlara işte benim hayatımdan bir kesit dedirtecektir bu yazı…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 76
Toplam yorum
: 277
Toplam mesaj
: 117
Ort. okunma sayısı
: 1420
Kayıt tarihi
: 25.03.07
 
 

1976 yılında Iğdır'ın Tuzluca ilçesinde doğmuşum... 8 yaşımda göç ettiğim bu ile bir daha hiç git..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster