Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Şubat '21

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
92
 

Kadın Olmak Zor Meziyet

    Hayatın biz insanoğluna öğrettiği şeyler vardır.

    Biz büyürken başlar öğretiler. Kâh doğru seçim yaparak öğretir kâh yanlış seçimiyle.

    Bir kadın sever evlenir ya da aile zoruyla bir evlilik olur.

    Önce iyi giden evlilikler, gün geçtikçe yıpranıyor. Tıpkı bir masa gibi… Nasıl masanın ayağı kırılırsa evliliklerinde ya erkek veya kadın tarafından bir ayağı kırılır.

    Kırık masa ayağı onarılır ama yine aynı yerden kırılır endişesi hep olur.

    Bazı erkekler her şeyi elinde tutmak ister. Kadınlar başta onların her istediklerini yerine getiriyor. Kendi isteklerine sıra gelince istekleri yerine getirilmiyor. Bu da ister istemez kavgalara neden oluyor. Ağız tartışmalarında kadınlar daha baskın geliyor.

    Elbette erkeklerin gururunu zedeleyip “Vay efendim, sen benden nasıl baskın gelirsin!” denilerek zedelenen gururlarını bir duvar misali örüp, kadını o duvara defalarca çarpıyor.

 

Sanki Yine Cahiliye Dönemi Geri Geldi

 

    Şimdiki dönemle cahiliye döneminin hiçbir farkı yok.

    Mesela o dönemde de kadınlara değer verilmiyordu.

    Hatta ve hatta kadınlar kız çocuğu dünyaya getirdi diye bir çiviyi tahtasından sökercesine; o yavruları da annelerinin kucağından sökülüp alınıyor ve toprağa gömülüyordu.

     Günümüzde ise kız çocukları yine istenmiyor. Elle gömülmese de babalarının sözleriyle diri diri  toprağa gömülüyorlar. Cahiliye döneminde İslamiyet öncesi kadınlara yapılmayan eziyet kalmamıştı. Peygamber efendimizin gelişiyle kadınlar değer kazandı. Herkes kız çocuğunu toprağa gömerken, peygamber efendimiz kızını kucağında gezdirirmiş.

     Hadis-i şerif ve ayetler kadınların ne kadar değerli olduğunu anlatmaktadır; elbette anlayana.

     Bir örnek verecek olursam, “Kadınları dövmeyiniz! Kadınlarını döven kimseler, sizin hayırlınız değildir.” (Ebü davüd, nikâh, 42; ibn-i mace nikâh, 51)

     Bir örnek de ayet ile vereyim, belki yazdıklarımı okur da kadın dövücüsü bazı erkekler, hatalarından vazgeçer.

     Allah (c.c), Nahl suresinde, “Onlardan birine kız (doğumu) müjdelendiği zaman öfkesinden, yüzü kapkara olur. Kendine verilen müjdenin kötülüğünden dolayı kavminden gizlenir (utanır). Onu, aşağılanmaya katlanıp yanında mı tutsun, yoksa toprağa mı gömsün? (Karar veremezdi.) İşte bakın ki verdikleri hüküm ne kadar kötüdür.”

     Bunlar gibi, niceleri.

     İslamiyet sonrası hala kadına şiddet, eziyet ve kadın cinayetleri var.

     Ayetlerle, hadislerle kadınların değeri sabitken bazı erkekler bilmemezlikten gelerek ya şiddet uyguluyor ya da öldürüyor.

 

Çözümü Nedir?

 

    Eski dönemde cezai durum daha iyiydi. Mesela en basitini söyleyeyim: “HIRSIZLIK”. Günümüzde hırsızlığın cezası pek yok. Ama eski dönemde hırsızlığa ceza vardı. İnsanların canlarını yakanların, canları yanardı. Bir şey çalındı mı hangi elle aldıysa o el kesilirdi. Kısasa kısas uygulanırdı ve kişi bir daha hırsızlık yapamazdı.

   Kadınların yükü ağır, hem İslamiyet yönünden hem bu dünyada…  O yüzden kadın olmak zor meziyet.

 

                                     Rukiye Türeyen!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 51
Toplam yorum
: 38
Toplam mesaj
: 10
Ort. okunma sayısı
: 219
Kayıt tarihi
: 31.05.17
 
 

Rukiye TÜREYEN kimdir.     1980 yılında Sakarya'da doğmuştur. Üç aylıkken geçirdiği menenjit hastal..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster