Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Haziran '14

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
196
 

Kadın olmak...

Kadın olmak...
 

GÖRSEL İNTERNETTEN ALINTIDIR...


İsmi lazım olmayan bir bankanın reklamında gördüğüm düzgün fizikli, çok hoş hanım efendinin neyin reklamını yaptığını henüz keşfedemedim. Yoksa banka değil de kalça reklamı mıydı o?
 
Kadın vücudunun kapitalist sistemin aracı olarak sunulması ne kadar aşağılayıcı bir durum… Hâlbuki kalitenin olduğu yerde dikkat çekmek için kadınların kullanılmasına gerek yok ki… Kadın, dikkat çekme aracı olarak kullanılıyorsa, buna ihtiyaç duyuluyorsa ya rekabet fazladır ya da firmanın kalitesi düşüktür. İşini iyi yapan bir firmanın, algı yönlendirmeye gerek duyması söz konusu olamaz.
 
Efendim, sadece reklamlarda mı kullanılıyor kadın?
 
Elbette hayır! Kadın; evinde, işinde, sokakta, kısacası her yerde aşağılanıyor ve eziliyor ne yazık ki… Şöyle ki; kadın ne kadar zeki olursa o kadar zor olur yaşadığı hayat. Aldatılıyorsa anında hisseder çünkü sezgisel zekâsı gelişmiştir. Ne yazık ki bu durumda “Ya bu deveyi güdersin; ya bu elden gidersin!” anlayışı hâkimdir ilişkilerde. Öyle ya, erkektir elinin kiri… Kadın dediğin sabretmeli, kadın dediğin görmemeli, kadın dediğin ya hazmetmeli ya da çekip gitmeli…
 
Hımm unutmadan daha vahim olayları da eklemek istiyorum yazıma, müsaadenizle. Bilindiği gibi, kadın cinayetlerinde artış var son yıllarda. Erkek kadını üzer, yıpratır, koca olarak görevlerini yapmaz; kadın susar, kadın sabreder, kadın mücadele eder vee bıçak kemiğe dayandığında hiçbir şeyin düzelmediğini anlayınca terk eder. Erkek ise; iki gözyaşı döker, bakar ki kadın dönmüyor, tehdit eder. Kadın defalarca polise gider, polis somut bir olay yoksa en fazla koruma verir, fakat erkek bir yolunu bulur ve çeker vurur!
 
Bir ülkede hala töre cinayetleri oluyorsa, tecavüz mağduru kadınlar hatta çocuklar varsa, kadınlar şiddet görüyorsa, o ülkenin hukuk sistemini ve eğitim sistemini etraflıca ele almak gerekmektedir. Bir yerlerde, çok büyük hatalar yapıldığı için bu sorunlar artarak devam etmektedir. Ekonomik faktörleri de göz ardı etmemeli elbette…
 
Yazımı kadına verilmesi gereken değeri ifade eden, çok anlamlı bir şiirle son veriyorum…
 
Huzurlu yarınlar diliyorum efendim…
 
Hoş geldin kadınım benim, hoş geldin, yorulmuşsundur;
 
Nasıl etsem de yıkasam ayacıklarını,
 
Ne gül suyum, ne gümüş leğenim var, susamışsındır;
 
Buzlu şerbetim yok ki ikram edeyim, acıkmışsındır;
 
Beyaz ketenli örtülü sofralar kuramam,
 
Memleket gibi yoksuldur odam.
 
Hoş geldin kadınım benim, hoş geldin,
 
Ayağını bastın odama,
 
Kırk yıllık beton, çayır çimen şimdi,
 
Güldün, güller açıldı penceremin demirlerinde,
 
Ağladın, avuçlarıma döküldü inciler,
 
Gönlüm gibi zengin, hürriyet gibi aydınlık oldu odam.
 
Hoş geldin kadınım benim, hoş geldin...
 
 NAZIM HİKMET RAN
 
Mehtap Özay- köşe yazısı Haziran 2014
 
sondurakhaber.com
Abdülkadir Güler bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kadın olmak kolay değildir...Sizlere kolaylıklar diliyorum.

Abdülkadir Güler 
 10.06.2014 5:39
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 41
Toplam yorum
: 51
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 6702
Kayıt tarihi
: 17.03.13
 
 

Öğretmen, Yazmaya çalışan,yazarak konuşanlardan...'Kelimelerin gücü adına!'    ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster