Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Mayıs '09

 
Kategori
Kent Yaşamı
Okunma Sayısı
1868
 

Kadın olmaktan nefret ediyorumm!!!

Kadın olmaktan nefret ediyorumm!!!
 

Sadece bu ülkede değil, dünyada, evrende, kadın olmaktan nefret ediyorum. En çok da bu coğrafyada kadın olmaktan nefret ediyorum. Anneler günüymüş, sevgililer günüymüş, kadınmış, değermiş… Anlıyorum ki bütün bu söylemlerin hepsi bazılarının kalbine bile değmiyor. Özde cahillik, özde kabalık, özde kompleks, özde geliştirmemişlik varsa kendini ne kadına saygı vardır ne insana ne de çocuğa..

İstanbul günden güne yaşanmaz bir şehir oluyor ve ne acı ki bu şehrin kimlere kaldığını gözlerinizi açıp da bir bakın... Bizim gibi insanlara huzur vermeyen, her yere kendi imparatorluğunu kuran, tek gücü şiddeti ve cahilliği olan tiplerin egemenliğine girdiğinizi üzülerek görün… Görün ki acıyın halinize, acıyın vurdumduymazlığınıza, acıyın İstanbul’a..

Ve utanın kadınlığınızdan, erkekliğinizden, insanlığınızdan…

Sabah sabah okula gitmek için bindiğim minübüste bakımlı bir bayana tahammülü olmayan, ücretimi uzatması için rica ettiğim adamın nasıl bir canavara dönüştüğünü gözlerinizle görmeliydiniz. Neden öne oturmadın, mecbur muyum paranı uzatmaya, ben zaten arkama ne niyetle oturduğunu biliyorum, senin niyetini, amacını biliyorum, siz zaten hep aynısınız gibi bağırmalar… Ve etrafımdaki iğrenç sessiz yığın… Ne söylesem bu duvardan geri dönecek ben, çaresizliğim ve minübüsü terk edişim…

Sadece ağladım… hassaslığıma, kaba olamayışıma, kadınlığıma ağladım…

Bunları yaşayan sadece ben değilim elbet… Daha geçen gün kontrolsüzce girdiği yolda bir minubüs şoförü tarafından boğazlanmaktan son anda kurtulan bayanın yaşadıklarına gözlerimle şahit oldum. Yazıklar olsun bu zihniyete…

Yazıklar olsun bayanın sosyalleşmesini kabullenemeyen, bakımlı bir bayan gördüğünde, bakışı değişen ama bacım dedikleri kadınlar gibi olmadığımız için bize bu toplumda bunları yaşatanlara yazıklar olsun….

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sn. hocam, öncelikli olarak size geçmiş olsun diyeyim. Bu güzel bayram sabahı erken saatte zaman geçirmek için göz gezdirirken size rastladım. Gerçeği söyleyeyim ki, resminizi gördüğümde “kim bu güzel ve şık giyimli hanımefendi” diye düşündüm ve yazılarınıza baktım ve bu iğrenç olayı okudum gerçekten bende üzüldüm. Şunu unutmayalım ki; değerli metallerden olan altın az olduğu için çok değerlidir, elmas vs. iyi insan da bunlardandır. Kötü insanlar olmasaydı iyi insanın değeri bilinmezdi. O kötü kişiler olmasaydı sizin bu iyi niyetiniz nasıl ortaya çıkardı? İyiler, kötü kişiler sayesinde belli olurlar. Kötüleri yok ederseniz iyiler de kendiliğinden yok olur. Acıyı tadamadan, tatlının tadını algılayabilirimsiniz? Siz o güzel yüreğinizi hoş tutunuz. İyiler tohumdur toplumda. Onlar mücadele ettikçe ve kendilerini ektikçe hayat daha da güzelleşecek. İyi ki siz de o kötü kişilerden değilsiniz. Yine iyilik biz Karadenizlilerde var olsun. Hayırlı bayramlar diliyorum. Sevgi ve selamlar.

FİKİRCİ 
 20.09.2009 8:42
Cevap :
Yorumunuz için çok teşekkür ederim. Saygılarımla...  24.09.2009 11:38
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 70
Toplam yorum
: 120
Toplam mesaj
: 19
Ort. okunma sayısı
: 837
Kayıt tarihi
: 18.01.08
 
 

Eğitimci, yazar... Denizin Üvey Kızı ve Hayalbaz şiir kitaplarının şairi... Bilgisayar öğretm..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster