Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Ağustos '15

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
656
 

Kadın ve cinsellik üzerine...

Kadın ve cinsellik üzerine...
 

Ve tanrı kadını erkeği yarattı. Dünyaya gelişimiz ilk elmayı ısırması Havva’nın, çoğalmamız ve keşfetmemiz yaşamı senelerdir. Kadının anne kimliği de taşıyor olmasından dolayı cinsel ilişkiler ve cinselliğe bakışı toplumdan topluma değişiklik göstermiş olsa da genel kabul görmüş bazı ahlaki ve dini kuralların varlığı da bir gerçektir. Kadın kapalı kutularda saklanıyor müstakbel eşine, erkek onu keşfederse ve kendine izin verirse muhteşem bir birliktelik yaşayabiliyorlar. Her kadın güzeldir. Onu sevmesini bilen erkek vardır ya da yoktur.

Uzman Psikolog Beril Papuççuer

Beril hocam, çocuklarımızı cinsellik eğitiminde nasıl yetiştiriyoruz. Erkek ve kız cinselliği nasıl öğreniyor?

Aslında bu görevi ailelerden çok okullar üstlenmiş gibi görünüyor. Bir çok danışanımla cinsel terapi sırasında sorduğumuz sorulardan biri ilk cinsel bilgilerini nerden aldığıdır. Cinsel sorun yaşayanların ailelerinden bilgi almadığı daha çok; arkadaş çevresi, abiler ablalar tayfası ve okuldaki çeşitli eğitim ve seminerlerden aldıklarını söylüyorlar. Hatta en yeterli ve sağlıklı bilgiyi okuldan aldıklarını söylüyorlar açıkçası ailelerimiz de yeterli ve sağlıklı bilgiye sahip olmadıkları için doğal olarak çocuklarına da ya bildikleri kadarını ya da hiç bu konulara girmemeyi tercih ediyorlar ama artık yeni nesil internetten kolayca istediği bilgiye ulaşabiliyor.

Kızlara bu konuda evleninceye kadar kimseye dokunma derken erkeğin kız arkadaş sayısı övünme kaynağı olarak mı sunuluyor?

Övünmeden ziyade kötü bir şey olmadığı algısı demek daha doğru olur. Yine cinsel sorun yaşayan danışanlarımla çalışmalarımdan öğrendiğim şudur ki çoğu erkek de ilk cinsel deneyimlerini eşiyle yaşıyor. Fakat toplumsal olarak baktığımızda evet hala kadınlar için cinsel deneyimler açısından tabular var. Yani düşünsenize kız çocuğu ilk reglini olduğunda “aklı başına gelsin diye “adetten” tokat atılırken, erkeğin sünnet oluşunu ve pipisine atfedilen anlamı burada tekrar sanırım konuşmaya gerek yok :)

Sosyal medyanın kadın cinselliğine etkisi ne yönde sizce?

Bence çok karışık oturduğunu düşünmüyorum. Çünkü zihinlerde oturmayan şey medyada nasıl otursun. Bir takım grup (kadının namusu anlamında) özgür olmalı derken diğer grup namus kavramı içinde olmaya devam ediyor. Ekonomik ve sosyal olarak güçlü kadınların cinselliği pek tartışılmaz görünürken tam tersi yöndeki kadınların bu durumunun konuşulması bile zaten söz konusu değil…Yani sosyal durumuna, yaşadığı yere, çevresine, ekonomik gücüne göre değişen bir durum kadın cinselliğine bakış açısı, kişiye ve mecraya göre değişiyor.

Kadınlar neden daha seçici davranıyor?

Sanırım erkeklere göre kastımız? Eğer öyleyse burada çok çeşitli faktörler oynuyor aslında erkek kadar özgür ve serbestliği yok kadının.. Kendini maddi manevi güvende hissedebileceği, ailesine kabul ettirebileceği, iyi baba ve eş olmasını istediği kaygısı yaşadığı kesin. Erkeklerin kriterleri daha somut ve net aslında. NAMUSLU!, hamarat ve ailesine uygun. Başka seçici olacağı bir kriter pek yok aslında. Bunun dışındaki aşık olduğu ve uğruna her şeyi göze aldığı kadındır zaten ;)

Cinsel İlişki günümüzde amaç mı, araç mı Freud halen haklımı?

Freud babanın tabi ki haklı olduğu taraflar var. Yani olaylara dinamik baktığımızda psikolojik zeminde Freud un bahsettiği şeyler sezilebiliyor. Ancak amaç mı araç mı derken herkesin bakış açısı farklı olabilir bu konuda. Evlilik açısından bakılırsa cinselliğe amaç olarak bakanlar evliliği araç olarak görebiliyor fazlasıyla. Aşk, tutku açısından bakıldığı zaman cinsellik araç olabilir. Bence durum ve şartlara göre bazen amaç bazen de araç olmalı cinsellik…

Vücudunu beğenen kadınla beğenmeyen kadın ya da vücudunu tanıyan kadınla bazı bölgelerini yasak ve ayıp olarak gören kadın cinselliği farklı mı yaşıyor?

Kesinlikle. Vücuduyla barışık olan ve cinselliğe karşı bakış açısı olumlu olan kadınların, yaşadığı cinsellikten zevk alma durumu, partnerini ya da eşini mutlu etme durumu çok daha olumlu pozitif oluyor. İlişkileri daha sıkı daha keyifli bir hal alıyor. İlişkiden kastım hem çift ilişkileri hem de cinsel ilişkiler açısından…

Diğer taraftaki kadınların işi zor oluyor maalesef. Cinsellikten zevk alamıyor, zevk almayı öğrenemiyor tabularından dolayı ve haliyle partneri/ eşi de mutlu olamıyor.. Bir süre sonra çift ilişkileri de zedelenebiliyor.

Kadının beyni zihinsel ve bedensel uyarılmayı ayrı mı tutar?

Bunun nörolojik açıklaması beni aşabilir. Ancak cinsel terapist olarak şunu çok net söyleyebilirim. Erkeği tarafından kendini değerli hisseden her kadın cinselliği daha iyi yaşar ve uyarılır.

Kadınlar beraberlikten sonra kendilerini bağlı hissediyorlar bunun nedeni veya nedenleri neler? Ki birbirini istemeyen özellikle bayanlara “nikâhta keramet vardır” denir. Bunu nasıl açıklarsınız?

O yaşına kadar cinsellik bir tabu olmuş ve kendini o erkeğe saklamış ise ona kendini bağlı hissetmesi çok normal. Kadının zaten benliğinde korunma kollanma duygusu vardır ve toplumsal olarak da empoze edilir. Erkek de bu tavırları zaten cinsellik sırasında da sergiler. Sonuç kadın tarafından artık onunum, erkek tarafından da benimsin düşüncesi olabilir… Keramet kısmı da sanırım “pandoranın kutusunun” artık nikâhta açılması diyebilir miyiz acaba? :)

Kadın sevilmeyi bazen cinsel arzulanmak olarak algılayabiliyor? Erkek amacına ulaşınca dönüp bakmıyor bile o kadar methiye dizdiği kadına. Bunun ikisini nasıl ayırabilirler?

Erkek bu kadar methiye dizip sonra da dönüp bakmıyorsa, zaten o methiyenin tek bir amacı olmuş oluyor.  O da seks. Kadınların inanmak istediği ya da inandırılmayı çalışıldığı şey sevgi varsa cinsellik de olur, olabilir. Ya da erkek cinsel olarak onu istiyorsa sahiplenecektir algısı ya da yanılgısı var. Kadın buna inanmak istiyorsa bunu yaşar bunu hisseder. İstediği şeyi verirsem istediğim şeyi alırım diye düşünüyor olabilir çoğu kadın..

Başka bir taraftan da kadın, küçük bir kız çocuğu iken dış görünüşüne çok şey atfedilirse, yetişkin olduğunda da sevilme algısını dış görünüşü üzerinden değerlendirecektir. Dış görünüşüne methiye dizen bir erkeğe kadının da bedeniyle cevap vermesi çok da tuhaf olmuyor aslında..bilmem anlatabildim mi?

Evlilikte cinsellik alışkanlık haline mi geliyor? Bunu nasıl renklendirebilirler?

Öncelikle ilişkilerini refresh etmeleri. Flört eder hale gelmeleri önemli. Çift olduklarını hatırlamaları. Beraber baş başa vakit geçirmelerini arttırmaları gerekiyor.. Sevgili olduklarını hatırlama yani:) sonra bu cinselliğe de yansıyor haliyle. Ön sevişmeyi uzatma, erotik masaj yapma birlikte erotik film vb. İzleme, cinsel oyuncaklardan yararlanma, iki tarafında kabul ettiği fantezileri gerçekleştirme, birbirlerine daha fazla dokunma esas olmalı. Cinsel ilişkiden haz almaya odaklanma sonuca değil diyebiliriz..

Kadınları size daha çok hangi konularda cinsel sorunları ile geliyorlar ve önerileriniz ne oluyor?

Cinsel isteksizlik ve orgazm olamama. Öneriden ziyade bir cinsel terapi programı uyguluyorum. Cinsel öyküsünün alınması, cinselliğe bakış açısının değerlendirilmesi, bilişsel yeniden yapılandırma ve davranışsal egzersizler. Ve bibliyoterapi desteği. Diye özetleyebiliriz terapi programını kabaca.

Son olarak eklemek istediğiniz düşünceleriniz neler?

Son olarak cinsellik bir bütündür.. Kişinin cinsiyetiyle, cinsel rolüyle, cinsel kimliğiyle, cinsel tercihleriyle vs.. o yüzden doğru ve sağlıklı cinsel bilgilendirmenin önemi küçük yaşlardan itibaren cinsiyet ayrımı yapılmadan yapılması önemli..

Yetişkin olmuş olabilirsiniz, çocukluğunuzda ya da ergenliğinizde aileniz ya da okulunuz vb. tarafından bu bilgilendirme açısından şanslı da olmayabilirsiniz.. Lütfen çok geçmeden cinsel her türlü soru ve sorunlarınız için hem kendi cinsel yaşamınız hem de eşiniz için işin ehli bir cinsel terapistten yardım ve destek almaktan çekinmeyin. Sevgilerimle..

Beril hocam çok güzel ve keyifli bir sohbetti… Oh be kadınlar adına tabu sayılan sormak istediğimiz bir çok şeyi sorduk sanıyorum. Çok eğlenceli, güzel katkıları olan bu söyleşi için çok teşekkür ediyorum. Ben de kadınlara şunu öneriyorum. Önce kendinizi sevin ve kendinize değer verin. Gerisi gelir)

Ben teşekkür ederim. Harika ve anlamlı bir sohbetti benim için. Yaşasın kadınlar ve cinsellikleri:))))

Teşekkür ederizJ

Abbas Oğuz bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Abbas bey merhabalar, çok teşekkürler,katkılarınız için. Kadın mutlu olursa erkek de mutlu olur unutmayalım. Belgin Turan

Belgin Turan 
 24.08.2015 17:02
 

Ahlâki ve dini kuralların baskısı,tabular İslam öncesi de vardı.Din diri diri gömülen kızları önlemek o baskıları hafifletmek için de getirilmişti,ama din tamamen erkek egemenliğinde olduğu için kadınların çığlıkları dindirilmedi.Ve cinsel çıkarlarla onun kimliğini saklayan tasarımlar üretildi.Gerici gerçeklikler içine hapsedilip onun imajını bozan uydurma örfi kültürlerle yazgılar ürettiler.Ama günümüzde saniyede her türlü bilgiye ulaşılabildiğinden yeni nesiller fiziksel cinselliğin yanında ruhsal cinselliği de az çok kavrıyor.Ve ruhsal dokunuşlarla gerçek aşkın gırdaplarını bir araya getirmeye çalışıyor,ama yine de çoğu kadınlar bu bilincin çok gerisinde,kaderine razı,aşkı ve cinselliği iyice tanıyıp öğrenmeden o eksikliğin ıstıraplarını yaşıyor...Beril hanımla beraber sizin de duyarlılığınıza teşekkür ederim.Selamlar.

Abbas Oğuz 
 24.08.2015 13:36
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 427
Toplam yorum
: 65
Toplam mesaj
: 24
Ort. okunma sayısı
: 491
Kayıt tarihi
: 04.02.09
 
 

Lisansını Anadolu Üniversitesi/ İşletme Bölümü ve Anadolu Üniversitesi/ Sosyoloji Bölümlerinde “O..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster