Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Mayıs '07

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
849
 

Kadın ve erkeğin cinsel zekasının manevraları!

Kadın ve erkeğin cinsel zekasının manevraları!
 


İnsan beyni doğaya uyumu ve belleğinin gücü ile biyolojik bir bilgisayardir.

Kadın ve erkek beyni ise iyi programlanmayı bekleyen bir "tabula-rasa". Çünkü kadın ve erkek beyinlerinin baskı ve çelişki durumlarında tamamen farklı tepkiler verdiği saptanmış durumda.

"Sorunları çözerken, konuşurken, deneyimlerken ya da güçlü duyguları depolarken beynin farklı bölgelerini kullanıyorlardı. Kadınlar ilk randevularındaki, ilk kavgalarındaki en ufak detayları dahi unutmazken, kocaları bu olayların gerçekleştiğini bile ar zor hatırlıyorlardı. Bunun neden böyle olduğu, beynin yapısı ve kimyasıyla ilgiliydi.

Erkek ve kadın beyinleri duyularından gelen verileri farklı işliyorlar, işitme, görme, hissetme, ve başkalarının hissettiklerini değerlendirme biçimleri farklı. Birbirinden farklı olan kadın ve erkek işletim sistemlerinin her ikisi de uyumlu ve becerikli ama aynı sonuçlara ulaşmayı ve aynı görevleri yerine getirmeyi farklı devreleri kullanarak başarıyorlar.
" [*]

Zeka ve hafızası güçlü insanlar, sıradan insanlardan çok az farkla ayrılırlar. Ancak hayatta başarılı olarak genel kabul gören insanlar, beyin bilgisayarlarını kullanmayı çok iyi bilmekteler. Tüm yaşadıklarımız, tavırlar, konuşmalar, acı ve sevinçlerin kaydedildiği beyin, tüm bunları aynı zamanda bir protein olarak şifrelemekte. Daha sonra aynı olayları hatırladığımızda, aynı olayların heyecanları, duyguları verili harddiskten çıkartarak bize verir. Biz de o verileri okumaya, anlatmaya, anlamaya başlarız.

Kısaca bütün bilgiler ve deneyimler, kimyasal ve elektriksel olarak hafıza odalarına kodlanmakta.
Zeki dediğimiz kişiler, varolanı en iyi şekilde kullanmaya çalışan insanlardır. Potansiyellerini zorlarlar ve odaklanırlar. Beyinleriin debv bir bilgisayar benzediğini bildikleri için, tüm bilgi akışını ve tavırları kodlarlar.

Kimyasal ve elektriksel iletileri değerlendrerek, sonuca varırlar.

"Bir MRI taraması mikroskop altında incelendiğinde kadın ve erkek beyinleri arasındaki farklılıklar çok karışık ve dağınık görünür. Beynin işiytme ve dil merkezlerinde, örneğin kadınlar erkeklere kıyasla %11 daha fazla nörona sahiptir."

Duygu ve hafıza merkezi -hipokampüs- aynı konuşulan dili işlemeye ve başkalarının duygularını gözlemlemeye yönelik beyin devreleri gibi, kadınlarda daha geniştir. Bu, kadınların genel olarak duygularını ifade etmede ve duygusal olayların detaylarını hatırlamada daha iyi oldukları anlamına geliyor. Erkeklerse aksine, cinsel eğilimler, saldırganlık ve aksiyonla ilgili beyin işlevlerini idare eden bölümlerde kadınlara kıyasala 2,5 kat daha büyük bir alanı kullanıyorlar.

Bir erkeğin beynin ortalama 52 saniyede bir cinsellikle ilgili bir düşünce geçiyor, kadınlardaysa bu rakam günde bir ateşli olduğu günde belki üç ya da dört.

Bu temel yapısal farklılıklar algılama farklılıklarını da açıklayabilirler. Bir çalışmada bir erkek ve kadın sıradan bir konuşma yaparlarken, beyin taramaları yapıldı.

Erkeğin beyninin cinsellikle ilgili kısımları anında ışıldamaya başladılar -erkek durumu potansiyel cinsel bir randevu olarak değerlendiriyordu.

Kadın beyninin cinsellikle ilgili bölümlerinde hareketlenme olmadı. Kadın beyni durumu birbiriyle konuşan iki insan olarak değerlendirdi." [*]

Erkek ve kadın beyninin, cinsel algılayıştaki bu temel farklılığı, onları yayrı uzaylara yerleştirir.

Tıpkı şair Özkan Mert'in bir aforizmasında dediği gibi: "Kadınlar ve erkekler ayrı uzaylardan gelen varlıklardır: Bu yüzden birbirlerini tanıyamazlar. Tanısalardı aralarındaki büyü bozulurdu."

Elbette bu yönden de bakılabilir bu gizem meselesine...

Peki ne yapmalı? İşte size bu kimyasalları iyi kullanım için bazı altın kurallar:

1- Kötü belleğin birinci sorumlusu dikkatsizliktir. Düşünceyi yoğunlaştırabilen insanlar bilgileri zihinlerine kazırlar. Dikkat edilmeden yazılmış bilgiler suya yazılmış gibidir, hemen silinir.

2- Kötü bellegin ikinci sorumlusu özguven azlığıdır. İnsan beyninde biyolojik bir saat vardır. Eger o saate bilerek ve inanarak sabah 07:00 ‘de kalkacağınızı söylerseniz öyle programlamış olursunuz. Sabah 07:00’de kalkmanız kesinleşir. Kolumuzdaki saate güvendiginiz kadar hbelleğimize güvenmemiz gerekir.

3- Kötü belleğin üçüncü sorumlusu önem vermemektir. Unutulan bilgiler genellikle o kişi tarafindan önemsenmeyen bilgilerdişr. "Unuttum" dememek için verdiğimiz dikkati arttırmamız gerekir. Önem vermiyorsanız unutursunuz. Erkelerin evlilik yıldönümlerini bile unutmalarını nedeni belki şimdi daha iyi anlaşılır!

4- Kötü belleğin bir sorumlusu da akılda tutma tekniklerini bilmemektir. Ezberleme kısa sürede başarılı olabilir, ancak uzun vadede hiçbir işe yaramaz. Her harfi, her tavrı, her rakamı hayatnızda yaşadıklarınızla ilişkilendirmeniz, unutmanızı engeller.

5- Kötü belleğin onemli bir sebebi de onca zahmet çeklip öğrenilen bilgilerin kullanılmamasıdır. İnsan beyni “Ya kullan ya kaybet” kuralına göre çalışarak, sürekli hafıza deposunu, harddiski yeniler. Bilgiler tekrar edilirse pekişir.
Beyin denen bilgisayarı iyi kullanmanız sizin hem aşk ve cinsel hayatınızda, hem iş ve sosyal yaşantınızda fazlasıyla olumlu yansıyacaktır.

Kendinizi kendinizden inşaa edebilirsiniz! Çünkü bu evin tuğlacısı da tuğlası da sizsiniz!

Aşk ve cinsellik denen "çimentoyu" da sakın eksik etmeyin!

Goethe'nin dediği gibi: "Yaşamak, kendi kendini adam etmektir. Zeka ve bilgiyi kullanarak, etinden kemiğinden kendi heykelini yapmaktır."

[*] Dr.Louann Brizendine, "Kadın Beyni", Kelebek-Arges Yay., Ocak 2007

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 353
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 3569
Kayıt tarihi
: 28.02.07
 
 

"29 Temmuz 1980’de İstanbul’da doğdu. Celal Bayar Üniversitesi, İşletme mezunu. Şiir, deneme, öykü, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster