Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Mayıs '08

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
676
 

Kadın ve yalnızlık..

Kadın ve yalnızlık..
 

Yalnızlık her ne kadar insanların kendi tercihi olsa da kadın'ın kendini, kendi yarattığı dünyasına hapsetmesinin kendince haklı gerekçeleri var bence. Dünya kurulduğundan bu güne değin, eziyet edilen , alınıp satılan, baskı altında tutulan, eleştirilen, yeri geldiğin de dışlanan hep kadın olmuş.

Üstelik Yaradana rağmen.. Kadın o denli yıpratılmış ki - gücünü, ezmek olarak- kullanan karşı cins tarafından çözümü kendi dünyasının kapılarını kapatmakta bulmuş. Ama Yaradan'ın kendisine bahşettiği ayrıcalıklı duygu bütünlüğünden ötürü de bu kapıları sadece -SEVGİ-' ye aralamış..

Havva, yılan tarafından kandırılıp yasak olan meyveyi yedikten sonra Tanrı yılan'ı cezalandırır.
"Bütün evcil ve yabanıl hayvanların en lanetlisi sen olacaksın.Karnın üzerinde sürünecek ve yaşamın boyunca toprak yiyeceksin." der. Bu olay günümüze kadar "koynunda yılan beslemek" benzetmesiyle, kadınlarla özdeşleştirilmiştir. Kadın bir takım şeyleri inkar etmeye kalksa "Kedi gibi nankör" denmiştir.

İnsanoğlu yaşamda karşılaştığı acılarla olgunlaşır. Tecrübeler ile büyür. İtildikçe güçlenir. Çaresiz kaldığında da savunma güdüsü gelişir. Kadınlar da sanırım bu yüzden - kabul görmese bile- hiç kimsenin koruması ve kollamasına gerek kalmadan güçleniyor. Bu güçlenme fiziksel değil de duygusal ve zihinsel anlamda gerçekleştiğinden, şartlar ne olursa olsun kendi kendilerine yetebiliyor, ayakta kalabiliyorlar.

Bir kadın'ın ruhuna dokunmanın yolu sevgiden geçerken ne gariptir ki "bir erkeğin kalbine giden yol midesinden geçer" denilir. Kadın hep üretir, erkek hep tüketir. Kadın hep yapıcıdır, barışçıldır. Kadının yaptığı her şey -görevi- dir. Aynı şeyi erkek yaptığı zaman -lütuf- tur.

Yaradan'ın yarattığı gün ki temennileri ve arzuları zaman içinde güçlü olanın lehine evrim geçirmiştir.

www.edebiyatdefteri.com 'da okuduğum bir şiiri sizlerle paylaşmak istiyorum.

KADININ YALNIZLIĞI

Kadının yalnızlığı gözlerinden anlaşılır.
Derin bakar.
Konuşmadan da bakışlarıyla romanlar yazar.
O gözlere ne gözler değmiştir de
O nedense hak etmeyen gözlere gönül vermiştir.

Kadının yalnızlığı gülümseyişinden anlaşılır.
Kahkahalar yabancıdır.
Tebessümünün ardında bir hayat saklıdır da
Anlatamaz bir türlü.
Anlatmaya başlarsa kalp kıranı anımsayacaktır çünkü.

Kadının yalnızlığı sözlerinden anlaşılır.
Konuşmaları sade ve yalındır.
Ağzı kalabalık değildir.
Kendisiyle sohbeti, dedikodulu muhabbetlere tercih etmiştir.

Kadının yalnızlığı evinden anlaşılır.
Can yoldaşım dediği bir kedisi, köpeği, kuşu ya da balığı vardır.
Masada tek bardak, tek çatal, tek tabak
Gelmeyeceğini bildiği bir misafire, bir sevgiliye, bir ona ayrılmış tek yatak.

Kadının yalnızlığı seçimlerinden anlaşılır.
Seçmediklerini düşünmek pişmanlığını arttırır.
Hep başka bir yerlerde yaşamanın hayalini kurar.
Bu hayalini gerçekleştirmek için fırsatlar kovalar.

Kadının yalnızlığı yirmi dört saatinden anlaşılır.
Birbirine benzeyen, kurulu giden saatler.
Zaman en çok yalnız kadınları acıtır.
Her geçen zaman birilerine, bir şeylere geç kalmışlığın sancısıdır.
nlatamaz bir türlü.
Anlatmaya başlarsa kalp kıranı anımsayacaktır çünkü.

Mutlu kalın..

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Neden hep bunu yaparız; kadın erkek kıyaslaması ve sonra kendi cinsimizi üstün tutarız. Bunu asla benimsemiş ve çözmüş değilim. Nasıl mki madolyonun iki yüzü varsa buda aynı. Yaalnızlık, kim yalnız değil ki!!! Sadece kadınlarmı yalnız dersiniz buna pes derim çünkü her insan kendi içinde yalnızdır... Sevgiler...

cemil... 
 14.05.2008 14:22
 

yazınız kısa ve özlü olmuş.elinize sağlık.soncümle hariç hepsine katılıyorum.onlar yaradanın temenni ve arzuları değil, emirleridir.ayrıca yaradanın koyduğu hiç bir kural evrim geçiremez.sadece erkeklerin emre itaatsizliği söz konusu.hatta şöyle bir ayet biliyorum ben.''ben size önce kız çocuk veririm,sonra erkek çocuk veririm,sonra ikiz veririm.istemezsem hiç birini vermem''burada kız çocuğa verilen değer göz önüne serilmiştir.ve kıymet veriş daha pek çok ayetle yinelenir.ama bunu kaç erkek bilir yada uygular orası meçhul.ne diyelim allah kadir kıymet bilenlerle karşılaştırsın kızlarımızı.sevgiler.

daldabir 
 13.05.2008 23:33
Cevap :
Çok teşekkür ederim katkınızdan ötürü Sevgili Daldabir.. Son cümlede -....güçlü olan lehine evrim geçirmiştir- cümlesiyle,Tanrının koyduğu kuralları kast etmedim :)) "Güçlü olanla" insanı vurgulamaya çalıştım. Maalesef insan evrim geçiren bir varlık olduğu için her şeyi kendi çıkarları doğrultusun da da kullanmayı beceriyor. Kızınıza ve size aydınlık yarınlar diliyorum. Mutlu kalın.  15.05.2008 17:58
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 363
Toplam yorum
: 946
Toplam mesaj
: 108
Ort. okunma sayısı
: 987
Kayıt tarihi
: 31.10.07
 
 

İstanbul 1958 /… İşletme tahsil ettim. Özel ilgi alanım olduğu için 2 yıl Psikoloji okudum. 38 se..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster