Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Mart '09

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
194
 

Kadın

Kadın
 

Kadın hiçbir zaman ait olduğu yerde olmadı, olamadı. Ait olduğunu hissettiği an'da başlamıştır hep ayrılık seansları. İşte o seansların birinde tanıdı, belki hayatında ilk defa yalnızlığı ve hiç durmadan ağladı, ağladı, ağladı...
Hayatı eskisi gibi olmadı o an'dan sonra, ya eksik yaşadı ya da biraz fazla abarttı. İkisinde de vardığı yol hep aynıydı. Başa sarmanın güvensizliği kendisini sorgulatma evresiyle birleşince hayat iyice çekilmez oldu onun için, hiç kimseyi beğenmez oldu bir süre, sonra yavaş yavaş azad etti karşı cinslerini. Ne yaşayabilirim ki artık dedi kısık içten bir sesle, cevabını başkalarında aradı; ama her zaman olduğu gibi bulamadı istediği cevabı.

Bir telefon sesinden sonra okuduğu ileti veya yolda gördüğü eski sevgilisi ona maziyi anlattı. O kadar kısa sürede onca yılı bir an'da geçirdi hafızasından. Aradı, taradı, eski sevgilisinin yeni sevgilisini görünce güvensizlik içinde kendini beğenmişlik sergisi açtı her yerde, kız arkadaşlarının yorumları hep aynıydı.

Kendini değiştirmek adına, kıyafetler aldı yeni yeni, kuaföre daha sık gidilir oldu, yapılan muhabbetler rahatlamış gibi göründüğünü gösterse de acı çekiyordu. Her yeni bir şey giydiğinde, her kuaföre gittiğinde, bir önce ki gün bıraktığı acı'yı bulup koyuyordu ait olduğu yere.

Bu durum çok konuşmasına sebebebiyet verir oldu, hiç susmuyor, kendi güzelliğini ön plana çıkaran cümlelerin esiri olmaya başlıyordu. Kendine asılan erkekleri ballandıra ballandıra anlatıyor, yolda gördüğü yakışıklıları hiç yapmadığı kadar inceliyor. Hiç adı olmayan belki ilk defa gördüğü bir erkeği, aşık oldum diye dalga geçiyor, o alışılamamış gülüşünü sergiliyordu. Kalabalık ortamlarda kendini dinletiyor, yüksek ve tok bir sesle konuşuyordu. Artık değişmişti, o bir gün önce ki kendisini yok etmişti. Her gün bambaşka biri oluyor ve bu durumu normalmiş gibi karşılıyordu. Kendisini hiç eleştirtmiyor aksine kendisini o kadar övüyordu ki kız arkadaşlarının ona karşı yorumları, yorum olmaktan çıkıp yükselen omuzlarını daha da göstermemek adına inatla yapılan gereksiz bir eylemden öteye gitmiyordu.

Artık tarifi olmayan bir yolun, belirsiz duraklarında, hep aynı şarkıyı söylüyor. Gidenlerin arkasından hep aynı cümleleri kuruyordu.

Hiçbir yere ait olamamanın çaresizliği ona çok bedeller ödetecekti. Farkında olmadan yükselen omuzları, bir gün ona çok şey anlatacaktı; ama o yine duymazlıktan gelecek, hayatı hep başa saracaktı...

Özgür'dür kadın. Ne yaparsan yap, nasıl engellersen engelle, o bir yolunu bulur yapar istediğini, tek engeli kendi beynidir, kendi düşünceleriyle bire bir yüzleşen kadının hayatta hiçbir şeye ihtiyacı olamaz, kadın eğer kendi düşünceleriyle yüzleştiği halde birilerine ihtiyaç duyuyorsa, sorun arkasında duran erkektedir.


Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 5
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 703
Kayıt tarihi
: 15.03.09
 
 

20 Ağustos 1987 Samsun doğumluyum. Süleyman Demirel Üniversitesinde ziraat mühendisliği eğitimi alma..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster