Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Ekim '17

 
Kategori
Aile
Okunma Sayısı
190
 

Kadına Şiddetin Önlenmesi

Kadına Şiddetin Önlenmesi
 

 

Kadına yönelik şiddet haberleri her geçen gün artarak devam ediyor ve buna karşılık alınan önlemlerin hemen hemen hepsi şiddet gören kadının polise hemen ulaşabilme imkanlarının arttırılmasına yönelik. Elbetteki bu doğru bir hamle ancak önleyici değil. Asıl önemli olan şiddetin başlamasının önlenmesidir.

 

Şiddet yalnızca fiziksel değil, sözlü de uygulanabilen bir saldırı yöntemidir.

 

Kadına Şiddetin Önlenmesi

Son birkaç yılda kadına şiddet ve kadın cinayetleri haberleri her geçen gün arttı. Asıl soru şu kadına şiddet son yıllarda mı baş göstermeye başladı yoksa vardı da bu kadar dile getirilemiyor muydu? Kanımca bu, dile getirilemeyen hatta kadınların utancından çevresindekilerden gizlemesinden başka birşey değil. 

Kadına şiddetin en büyük sebebi Türklerin ataerkil toplum anlayışına sahip olduğu inancının toplumca benimsenmedir. Halbuki atalarımızın benimsemiş olduğu fikir; kadının erkekten üstün olduğudur. Bu inancın temelinde kadının doğurganlığı,düzenleyiciliği, adilliği, gücün ve güzelliğin temeli oluşu inançları yatar. Günümüzde ise ne yazıkki bu inancı benimseyen kişi sayısı yok denilecek kadar az. 

Aile içinde şiddete maruz kalan veya şahit olan bireyler, bu alışkanlığı devam ettirme potansiyeline sahiptirler. Bu nedenle şiddetin azaltılması için özellikle Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık ve tüm bakanlıklar büyük sorumluluklar taşıyor. Bugünün ebeveynlerini şiddetten uzaklaştırmazsak, yarının ebeveynlerinin şiddet eğilimlerini tetiklemiş oluruz. 

 

Çözüm Yöntemleri

Milli Eğitim Bakanlığı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı bir araya gelerek, öğrenci velilerinin katılmak zorunda olduğu ve okullarda düzenlenen seminerler düzenlenebilir. Bu organizasyon için devlet memuru ilgililerin yanı sıra gönüllü danışmanlardan da faydalanılabilir.

Örnek: 6 yaşındaki Ali'nin annesi Fatma Hanım, 1/A sınıfındaki oğlunun sınıfında bu seminere Cumartesi günü katılmalı. Pazar günü de babası Veli Bey, yine aynı sınıfta aynı semirelere katılmalı.

Diyanet İşleri Başkanlığı her hafta kadının İslam'daki yeri hakkında fetvalar yayınlamalı ve topluma empoze etmeli. Hatta dualarda dahi "devletimi, milletimi, ailemi" demek yerine tek tek ve erinmeden "devletimi, milletimi, annemi, eşimi, kızımı" diyerek yer vermeli.

Savunma Bakanlığı ve Genel Kurmay Başkanlığı, askerlik süresi içerisinde er ve erbaşları kadına yönelik şiddetin azaltılması konusunda bilgilendirmeli. Hatta askerlik süresi sonunda topluma faydalı bir insan kazandırmak için yalnızca kadına şiddete yönelik eğilimi azaltma çalışmaları değil, birey ve toplum faydasına yönelik pek çok etkinlik düzenlemelidir.

Halk Eğitim Merkezleri'nde gerekli çalışmalar yapılması halk bu konuda bilinçlendirilmelidir.  

Yalnızca kadına şiddet konusu altında değil, yaygınlaşan şiddet ve cinayet olaylarının önüne geçmek için kesinlikle; bireysel silahlanmanın önüne geçilmeli. 

İlkokuldan üniversiteye kadar tüm bireylere bu konuda gerekli eğitim verilmeli. 

Sonuç 

Günümüzün gelişmiş ülkeleri incelendiğinde kadının sosyo-ekonomik pozisyonunun erkeklerden farksız olmadığını rahatlıkla görebiliriz. Sosyal ve ekonomik özgürlüğe sahip bireyler, sağlıklı düşünen bireyleri topluma başarılı bir şekilde kazandırabilirler. Kadına olan sözlü ve fiziki şiddeti azaltabilirsek, mutlu ve başarılı bir toplum oluşturabiliriz. 

Soru ve görüşleriniz için hem yorumlar yapabilir hem de intagram adresimden benimle iletişime geçebilirsiniz. İnstagram: selcuktasci

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 5
Toplam yorum
: 2
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 192
Kayıt tarihi
: 07.04.16
 
 

Ekonomi ve yönetim bölümünden 2010 yılında mezun oldum.Satış ve pazarlama departmanlarında görev ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster