Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Mayıs '15

 
Kategori
Anneler Günü
Okunma Sayısı
140
 

Kadına yönelik şiddet ve Anneler Günü

Kadına yönelik şiddet ve Anneler Günü
 

Kadına yönelik şiddet haberleri her gün haber kaynaklarından ulaşıyor bizlere. Şiddet o kadar yoğun oluyor ki bunun sonucunda çoğunlukla kadınlar hayatlarını kaybediyorlar. Türkiye'de ölümle sonuçlanan erkek şiddeti yani kadın cinayetleri rakamlarına bakıldığında; 2009-2013 yılları arasında toplamda 802 kadının öldürülmüş olduğu görülüyor. 181.947 kadın ise yaralanmış (Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü verileri).

Töre ve/veya namus cinayetleri olarak kabaca kategorize edilse de çıkma/evlenme teklifini reddetme, eşinden ayrılma isteği, kıskançlık gibi sebeplerle öldürülüyor kadınlar. Yani aslında kadının kendi hayatı üzerine karar vermesi oluyor özünde şiddetin sebebi. Hem de öldürmenin de en ağır ve en acılısı oluyor çoğu zaman ölümler; bir değil, yirmi bir bıçak darbesi, o da yetmiyor uzuvları kesiliyor, o da yetmiyor dilim dilim doğranıyor, o da yetmezse yakılıyor, atılıyor... Bunları yazarken bile içim kalkıyor ama durum bu ne acı ki. Üstelik bu durum çoğu kere çocuklarının önünde gerçekleşiyor. Bir çocuğun hayatta en sevdiği annesi, en sevdiği babası tarafından öldürülüyor evde, caddede, herhangi bir yerde. O çocuğun hangi psikolojiyle hayatına devam edeceği düşünülmeden. İleride nasıl bir aile kuracağı hesap edilmeden.

Şiddet, sadece şiddet gören kadının sorunu değil, tüm ülkenin sorunudur. Hangimiz biliyorduk ki kiminle evleneceğimizi? Ve hanginiz biliyorsunuz ki çocuğunuz kiminle evlenecek? Kimbilir, o çocuk yetişecek, büyüyecek ve sizin çocuğunuza aşık olacak? Onları nasıl bir ilişki bekliyor kestirmek mümkün değil. Bu nedenle de sizin "aile içi şiddete" maruz kalmamış bir kişi olarak bireysel mutluluğunuz yeterli olmaz. Gelecekte çocuğunuzun da mutlu evlilik kurması ve mutlu bir hayat sürmesi toplumumuzda olabildiğince şiddeti ortadan kaldırmakla mümkün olabilir ancak.

Bunu sağlayabilmenin en önemli yolu da her şeyde olduğu gibi eğitimden geçiyor. Eğitim sistemimiz içerisine kadın-erkek eşitliği dersleri konulmalı, bu eğitimlerin ebeveynlere yönelik olarak ta hazırlanması ve ailelerin erkek çocuklarını ayrıcalıklı bireyler olarak yetiştirmesi engellenmelidir. Çünkü ailesi ve özellikle annesi tarafından"ağa-paşa" olarak görülen erkek çocuk, bir kız arkadaşla sevgili, nişanlı, eş olma durumuna gelip te "eşitlik" talebi ile karşılaştığında öfkelenmektedir. Bu durumun önüne ancak, okul ve ailede göreceği eşitlik eğitimiyle geçilebilecektir.

Ayrıca; dilimize yerleşmiş olan "ya benimsin ya kara toprağın", "ölümüne seviyorum" gibi negatif söz grupları yerine reddedilmenin de normal bir durum olduğu ve ölümüne sevmek yerine doğrusunun sevgiyle yaşamak olduğunu öğrenmeli ve öğretmeliyiz.

Bu duygularla başta kendi annem olmak üzere tüm annelerin gününü kutlarım ve daha mutlu bir dünyada yaşıyor olmayı dilerim. Umarım bir sonraki anneler gününe kadar hiçbir kadın şiddete uğramasın ve öldürülmesin.

gülsen tunçkal bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 87
Toplam yorum
: 30
Toplam mesaj
: 9
Ort. okunma sayısı
: 543
Kayıt tarihi
: 02.12.09
 
 

Çevre Bilimi Uzmanı – Peyzaj Mimarıyım. Yüksek lisansımı çevre sorunları ve biyokütle enerjisi üz..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster