Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Temmuz '12

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
288
 

Kadına yönelik şiddeti önleyici din görevlileri göreve başlıyor!

Kadına yönelik şiddeti önleyici din görevlileri göreve başlıyor!
 

Önce eğitimi hallettiler! 4+4+4 yasasını çıkartıp, her ilçede en az bir imam hatip okulu açılmasını sağladılar. İl ve ilçelerdeki en popüler okullar imam hatip okullarını dönüştürüldü…

Sonra Güneydoğu’ya bin adet mele(molla) atadılar. Bu mollaların kimler adına görev yapacakları belli değil. Her biri bir cemaate mensup! Ancak bilinen bir şey var, o da parasını devletin ödeyeceği…

Tıpkı Doğu ve Güneydoğu’da icat edilen koruculuk sistemi gibi… Devlet sağlayamadığı güvenlik için köylüleri korucu tutup, hem kendine yandaş yaratmaya, hem de o köylerin güvenliklerini sağlamaya çalıştı.

Daha dün VİP caminin açılışını yaptık! Müslümanları bile kendi aralarında kategoriye ayırıp, yeni sınıfın tohumlarını attık.

Şimdi sıra, 2010 yılında yapılan Anayasa değişikliği paketindeki maddelerden birisi olan ‘Çocuk ve kadına yönelik şiddet olaylarında, pozitif ayrımcılık’ maddesinin işlerlik kazanmasında!

Bunun için özel bir düzenlemeye gerek yok!

Bu sorun en güzel dini duyguların sömürülmesi ile halledilebilir diye düşünen iktidar partisi, bu konudaki çalışmalarını tamamlayıp, halka açıkladı.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın hazırladığı “ulusal eylem planında”, kadına yönelik şiddetle mücadelede görevlendirilecek din görevlilerinin sayısının artırılması kararlaştırılmış.

Öncelikle İç Anadolu Bölgesi’nde 12 bin din görevlisini eğitecek olan bakanlık, 2015 yılına kadar bu rakamı yurtdışı dâhil 100 bine çıkarmayı hedefliyormuş.

Bakanlığın hazırladığı ulusal eylem planı, 2012-2015 yılları arasını kapsıyormuş.

Eylem planıyla yasal düzenleme, farkındalık yaratmak, zihniyet dönüşümünü sağlamak, kadının güçlendirilmesi ve koruyucu hizmet sunumu yapmak, sağlık hizmetlerinin sunumunda iyileştirmeye gitmek hedefleniyormuş.

Planda ayrıca aile içi şiddetin önlenmesine ayrılan maliyetin, şiddet mağdurlarının tedavi ve korunma maliyetinden daha düşük olduğu da belirtiliyor.

Önceki ulusal planda, kadına yönelik şiddetin önlenmesi kapsamında 2006’da İçişleri Bakanlığı protokolüyle 45 bin polise, 2008’de Sağlık Bakanlığı protokolüyle 65 bin sağlık personeline, 2009’da Adalet Bakanlığı protokolüyle 326 aile mahkemesi hâkimi ile savcıya eğitim verilmiş. Ancak kadına yönelik şiddetin azalmayıp, aksine arttığı görülüyor.

2012-2015 ulusal eylem planında yine şiddeti önleme kapsamında Diyanet İşleri Başkanlığı’yla Nisan 2010’da imzalanan protokol anımsatılarak, planda eğitici eğitimlerinin tamamlanmasının ardından, İç Anadolu Bölgesi’nde 12 bin din görevlisi atamaya karar vermişler!

Eğitimler 2015’e kadar sürecekmiş.

Planda din görevlileriyle ilgili ayrıca “İkinci adımda Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yurtdışında görevlendirilecek din görevlileri ve başkanlığa bağlı aile irşat ve rehberlik bürolarının bulunduğu iller tercih edilerek, diğer bölgelerden seçilecek illerde de proje uygulaması gerçekleştirilecek. 2015 yılına kadar sürdürülmesi amaçlanan eğitimlerde hedef Türkiye’deki 100 bin civarındaki din görevlisine ulaşmaktır” deniliyor.

Görüldüğü gibi her alanda din ön plana çıkarılmaya başlandı.

Din görevlileri hangi eğitimle, kadına yönelik şiddeti önleyecek?

Geçmişimizde, bir erkek dört kadınla evlenebilir zihniyeti hâkimken ve bu dini(!) kuralı uygulamaya en yatkın kesim din görevlileri olurken, kadına yönelik şiddeti bu görevlilerle nasıl önleyeceksiniz?

Dinen bir erkek dört katınla evlenebilir diye, kadını ikinci sınıf vatandaş olarak gören bir zihniyetten böyle bir görev beklemek, ‘kediye ciğer emanet etmek’ gibi bir şey değil mi?

Bu zihniyetin peşinde koşan kadınlarımız, kendi yaralarını kendileri sarmak zorundalar. Dünyanın her toplumunda olduğu gibi kadınlara ve çocuklara yönelik istismarlar bizde de olacaktır. Bunu önleminin yolu din adamlarını görevlendirmek olmamalı.

Bu istismarı önlemenin yolu, kanunun caydırıcılığı olmalı!

Kişiye özel yasaları birkaç saatte çıkartanlar, bu konuya da el atmalıdır. Kanunu uygulamayanlara da ağır cezalar verilmelidir.

Gelişmiş toplum hayallerinden yavaş yavaş uzaklaşan ülkemiz, maalesef tam bir dini kurallarla yönetilen topluma dönüştürülmek üzere.

Molla’dan, hacıdan, hocadan psikolog hizmeti almak, hangi gelişmiş toplumda görülür?

Ramazan ayı nedeniyle had safhaya ulaşan din sömürüsü, toplumu iyice ayrıştırmaya başlamıştır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kendi kafalarında şekillendirilmiş kadını yaratmak açısından uygun bir plan. Doktora, polise, yasaya ne hacet?...Selamlar, mutlu kalın...

Ayşegül HAYVAR 
 22.07.2012 20:03
Cevap :
Merhaba Ayşegül Hanım. Maalesef öyle. Zihniyet bu! Bu zihniyeti her ortamda savunan zeka özürlüler içinde söylenecek bir söz yok. Selamlar...  23.07.2012 16:36
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 3842
Toplam yorum
: 6442
Toplam mesaj
: 310
Ort. okunma sayısı
: 2956
Kayıt tarihi
: 23.03.08
 
 

Antalya'da 1956 yılında doğdum. Emekliyim, Üniversite mezunuyum. Evliyim, bir oğlum var Mimar. Gü..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster