Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Mart '11

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
765
 

Kadını ülkemizde cinsel tatminsiz erkekler mi koruyacak?

Kadını ülkemizde cinsel tatminsiz erkekler mi koruyacak?
 

Kadınlarımız, Cinsel Tatminsiz Erkekler ! 

Kadınların durumu ülkemizde taban ile tavan, dağ ile dağın görünmeyen dibi gibidir. Ülkemizde kadınların yeri maalesef ki yerin dibinde çoğu zamanda yerin altında, bıcağın parlayan yüzünde, tabancanın namlusunun hemen önünde tetiği tutan parmağın kararındadır. 

Kadınlar dini bütün bir iktidar tarafından yönetilen ülkemizde niçin daha fazla şiddete cinnete ve öldürülmeye, cinayete kurban gidiyor ? 

Aslında bu sorunun üzerinde uzun uzun konuşmaya ve tartışmaya gerek yok. Tartışılacak olan konu ve kişiler erkekler ve onların cinsellikle ilgili geride bıraktıkları olmayan geçmişleridir. 

Ülkemizde erkeğin cinsel geçmişi ve toplumda yetişmişliği; 

Erkekler ülkemizde ergenliğe girdikleri andan itibaren sürekli olarak saklı, gizli bir cinsellik eğitiminden geçerler. Köyde yaşayanlar içinde cinselliğini ilk kez eşeklerle tatmin yoluna giden toplumumuz erkekleri şehirde ise gizli ya da açık bir şekilde geneleve giderek ilk cinsellik eğitimlerini alırlar. Fakat bu söylediğimiz iki gruba mensup erkek sayısı çok çok azdır. geri kalanlar ise yine iki gruba ayrılırlar. Bunlardan rahat grup girdikleri her ortamda kadınlarla bir şekilde cinsellik yaşarlar ya da yaşamasalar bile çevrelerine yaşamış imajı verirler. Ülkemiz toplumumun geriye kalan erkeklerin %80'i hatta daha fazlası ise gizli cinsellik yaşarlar. 

Yani bu erkekler gençliklerinde cinselliği mastürbasyonla geçirip, eroik filmler, dergiler ve günümüzde modern internet teknolojilerinden faydalanarak hiç kadını tanımadan hiç bir kadına dokunmadan evlenme yaşına gelirler. Dolayısıyla onlar için evlilik kadınlar için daha önemli olan mutluluk, huzur, saygı ve sevgi dolu bir kocadan ziyade yılların cinsel arzularını gerçekleştirebilecekleri en önemli aşama, sınav, hayatlarının dönüm noktasıdır. Evlenen erkeklerin önemli bir kısmı cinselliğin ne olduğunu anlayamaz, yaşıları küçüktür, yıllar içinde erotik film izlşemekten başka bir şey yapmadıkları için evliliklerinde problemler yaşarlar. Erken boşalma, uzun süreli cinsel ilişkiye girememe gibi sorunlar yaşarlar ve bu sorunlarını kimseye anlatmazlar. Sonra yaşadıkları çevrede erkeklikleri sorgulanır ve alay konusu olurlar. çevrede dedikodular yayılır ve bu durumdaki erkeğin eşine farklı gözlerle bakan arkadaşların sayısı etrafta hızla artar. Bir de buna kadınlar ve çoğu zaman genç yaşta ya da çocuk yaşta evlenen kızlar için cinsellikle ilgili hiç bir şey bilmemek eklendiğinde tecavüz kaçınılmaz olur. Erkeğin yaşı büyükse (toplumumuzda çok yüksek bir oranda genelde erkekler kadınlardan 5-10 yaş büyüktür ki erkek yaşlandığında kadın kocasına baksın onunla ilgilensin ve kadını erkek daha evliliğin ilk gününden itibaren ezebilsin üstünlük sağlayabilsin. 

Dolayısıyla cinsellikle alakası olmayan bir erkek, cinselliğin c'sini bile bilmeyen bir kadın ve evlilik. evlilik sonrası cinsel sorunlar ve adı konmayan evlilik problemleri. Toplumumuzda kadın cinselliği öğrenmeye kalkamaz ya da buna teşebbüs bile edemez. Cinselliği çok sora sorgulayan kadınlara ve kızlara hemen yapıştırılacak sözler bellidir ve bunu herkes bilir. 

Sonuç olarak erken boşalma sorunu olan, toplum içinde hiç sesi çıkmayan ama evde kendisinden 10 yaş küçük olan karısına kök söktüren erkek kendisinde eksik olan kısımların suçunu kadına yüklemeye başlar ve yok güzel değilsin, yok popon büyük yok kötü giyiniyorsun, hayvan gibi yiyip içip yatıyorsun, bana yani kocana bir ilgi alaka göstermiyorsun sözleriyle günlük yaşamına devam eder erkek. Sonra evde bulamadığı ya da beceremediği cinselliği, cinsel tatmini dışarda aramaya başlar. Kırsal kesimde bunun yeri gazino, bar benzeri eğlence yerleridir. Arkadaşlarla oralara gidilir ve oradaki kadınlar erken boşalma sorunu olan adamı adam yerine koyup ona iyi davranırlar ve parasını pulunu alırlar. Eve gelince adam karısına önce ufaktan bağırıp çağırmaya sonra da dövmeye başlar. Bir de işsiz ise bu olaylar kadını öldürmeye kadar gider. kadını hiç bir kanun ve güç koruyamaz. 

Toplumumuzda öldürülen ya da orası burası kesilen kadınlarımıza bütün bu zalimlikleri yapanlar toplumumuzda çoğunluğu oluşturan bu tip erkeklerdir. Dolayısıyla birileri çıkıp da kadınları korumak lazım, kadınları devlet koruyamadı gibi uyduruk safsatalardan vazgeçsin. Ülkemizde kadını erkeklerden koruyacak hiç bir güç yoktur. Cinsel tatmizsizlikle büyüyen bir erkeği hiç bir kadın durduramaz. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

...yazmışsınız. Her iki cinsin de eğitilmesi gerek. Ama önce bu eğitimin gerekli olduğunu kabul edecek bir toplum gerek. Selamlarımla.

Zühal Voigt  
 07.03.2011 19:28
Cevap :
İlginiz için teşekkür ederim. Ülkemizde eğitimden yoksun düşük düzeyde bir öğretim sistemi mevcut. Düşünen değil koyun gibi sessiz ve tepkisiz ama kadına şiddet olduğu zaman, adamı dövmeye sövmeye geldiği zaman hiç de sessiz kalmayan insanlardan oluşan yobaz yapılı bir toplumuz biz maalesef. İnsanlar birbiriyle tartışamaz bizde. Çünkü tartışan tarafların konu hakkında genelde bildikleri ya da bilgileri kulaktan dolmadır ve emin olmadıkları konularda desteksiz konuşur dururlar. Doğruyu söyleyen ya da gerçekten bilen, eğiten ve öğreten insanlar ise medyatik olmadıkları için toplumu bilgilendirme gücüne sahip değiller. Ülkemizde bir psikolog bile kocası olan profesörden şiddet gördüğünü söylüyorsa fazla söze gerek yok. Saygılarımla  09.03.2011 13:06
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 537
Toplam yorum
: 198
Toplam mesaj
: 7
Ort. okunma sayısı
: 1872
Kayıt tarihi
: 10.06.10
 
 

Gündemi ve olayları yakından takip etmeye çalışıyorum. Sinema, kitaplar, spor, doğa, siyaset, miz..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster