Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Ağustos '06

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
893
 

Kadının Adı 'yok'

Kadının Adı 'yok'
 

“'Yok’ sözcüğü pek sevimli değil biliyorum ama yıllar önceki yazınızı bugün de köşenizde kullanabilirseniz ve okuyanlar, ‘gerçekten de böyle’ diye başlarını iki yana sallarlarsa, evet, değişen bir şey yok demektir.”

* * *

Bizlere bağırmadan da konuşulabileceğini öğretmeye çalışan, kadınla erkeğin iki zıt kutup değil, aslında aynı yöndeki doğruların farklı değerleri olduğunu anlatmaya uğraşan, sadece kadın erkek de değil, yeryüzündeki tüm canlıların birbirleri üzerinde üstünlük kurma hakkı olmadığını telaffuz edendi.

Birçok şeyde olduğu gibi, O’nu da yanlış anlamıştık. Bir üstünlük savaşı verdiğini, bir kitleye düşman olduğunu, ayrışmaya yol açacağını düşünmüştük hep.

Bilhassa yeni yetme feministlerin, O’nun kitapları arasında referans cümleler arayarak, akıllarınca kişilik savaşımı verdiği fotoğraf kareleri var hafızamda. Oysa öyle değildi işte. Ne o referans cümleler arayan yeni yetmeler, ne de “bu kadın bizden niye bu kadar nefret ediyor” diyen bıyıklı abiler anlayamamıştı O’nu.

O, ne bir nefret oluşturmaya çalıştı ne de üstünlük.

‘Değişen bir şey yok’

“’Yok’ sözcüğü pek sevimli değil biliyorum ama yıllar önceki yazınızı bugün de köşenizde kullanabilirseniz ve okuyanlar, ‘gerçekten de böyle’ diye başlarını iki yana sallarlarsa, evet, değişen bir şey yok demektir.”

* * *

Çok acı bir şey olsa gerek, yıllarca anlatmaya çalıştığınız bir şeyin hiç anlaşılamamış olduğunu görmek ve ‘gitmeye’ hazırlandığınız zamanda bile, aslında başladığınız yerde durduğunuzu bilmek.

Çok acı bir şey olsa gerek, olmadığınız karakteri size zorla giydirmeye çalışması birilerinin.

Erken veda

Dün öğle saatlerinde, haber bültenlerinde sızladı içim. “Duygu Asena artık yok”… “Her ölüm, erken ölümdür” cümlesi bir kez daha döküldü dudaklarımdan. Yıllar öncesinde yazdığı satırlar uçuştu zihnimde…

* * *

“Kimbilir erkek ve kadın, aşk konusunda bir orta noktada buluşabilselerdi her şey daha iyi olabilirdi. Örneğin ‘bağlanma’ sözcüğü bir ‘özgürlük kavramı’ olarak görülmeseydi, insanlar, hazır birbirini bulmuşken, birbirlerine bağlansalardı, ama bağlanırken de birbirlerine gelecek için sözler vermeden ve söz istemeden bunu yapabilselerdi daha doğal olmaz mıydı beraberlikler? … Kadın sevgilisi uğruna kendini başka dünyalardan soyutlamasa, erkek sevgilisi uğruna biraz başka şeyleri ikinci plana atabilse, belki buluşacak bir orta nokta bulunurdu.”

Güle güle

Bu sözler bir kez daha geçti zihnimden. Yine Duygu Asena’nın kendi kaleminden olsun vedası:

“’Yok’ sözcüğü pek sevimli değil biliyorum ama yıllar önceki yazınızı bugün de köşenizde kullanabilirseniz ve okuyanlar, ‘gerçekten de böyle’ diye başlarını iki yana sallarlarsa, evet, değişen bir şey yok demektir.”

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

güzel ama eksik anlatmışsın sanki rahmetliyi

Ömer Sebahattin Çetin 
 17.10.2006 23:57
Cevap :
Onu 'tam anlamıyla' anlatabilecek kapasitede olmadığımı düşündüğümden, sadece duygularımı aktarmak istedim.. Teşekkür ederim..  18.10.2006 0:08
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 70
Toplam yorum
: 411
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 1591
Kayıt tarihi
: 23.07.06
 
 

Milliyet Blog'un ilk yazarlarındanım. Uzun yıllar gazetecilik yaptım, sonra bir sabah uyandım ki ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster