Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Mart '18

 
Kategori
Dünya Kadınlar Günü
Okunma Sayısı
282
 

Kadının Çedik-Pabuç Adeti Özgürlüğü

Kadının Çedik-Pabuç Adeti Özgürlüğü
 

Çedik Pabuç


Bizimkiler bir harika dostum, genelde başta İngilizler olmak üzere tüm Batılılara kâfir diyerek ateş püskürürler ama konu leyhlerinde oldukları zaman ise onları referans almaktan hiç beis duymazlar, Yaman çelişkiler coğrafyasıdır Anadolu.

Zaman zaman kütüphanemi karıştırır kendimce okurum diye edindiğim kitaplardan ilginç bulduklarımı inceler okurum. Filiz Barın Akman tarafından derlenen, Batılı Seyyahların Gözüyle Osmanlı Kadını adlı kitabi inceliyorum da

Tanıtım yazısında; Özellikle evlilik ve boşanma gibi konularda Osmanlı kadınının sahip olduğu hakları Avrupa kadını ile karşılaştıran Filiz Barın Akman şaşırtıcı bir şekilde Avrupa kadının İslâm’ın kadınlara verdiği değere ancak son yüzyılda erişebildiğini tespit etmiş. Batılı Kadın Seyyahların Gözüyle Osmanlı Kadını zihinlerdeki Osmanlı kadını algısını değiştirecek, Osmanlı kadınıyla ilgili pek çok efsane yerle bir olacakmış.

Kitabın 61-62 sayfalarında Osmanlı kadının özgürlüğünün sembolik göstergesi olarak yorumlanan “çedik-pabuç” âdetinden bahsedilmektedir. Lady Montagu, Sophia Poole, Julia Pardoe’nun da aralarında bulunduğu pek çok seyyah kadının harem kapısının önüne evin hanımının koyduğu sarı sokak pabuçlarının, kadınlara kocalarına karşı kendi kişisel alanlarını koruyabilme gücü verdiğini belirtmişler.

Bu çedik pabuç adeti kadının meşgul olduğunun, müsait olmadığının ya da misafir ağırladığının, kısacası kocasının müdahalesi olmadan, kendi başına kalmak istediğinin işaretiymiş. Harem kapısında pabuçları gören koca ise kesinlikle kadının alanına müdahale edemezmiş, eşinin kendisine müsait olduğunu bildirene kadar selamlıkta beklermiş. Bu adet kadının kişisel alanına eşinin duyduğu saygının bir göstergesi olmasının yanı sıra, Pardeo’nun seyahatnamesinde detaylı anlattığı şekilde, haremde saygı ve ahlak kurallarının gözetlediğinin vurgulamış. Aynı zamanda, “çedik-pabuç” adeti o dönem Avrupalı erkek yazarlar arasında yaygın olan “erkeklerin cinsel isteklerine amade şehvetli harem kadınları algısının da yanlışlığını ortaya çıkarmış.

Seyahatnamesinde Pardeo “çedik-pabuç” âdetini şöyle ifade etmektedir.

“Bir Türk erkeğinin istediği zaman eşlerinin apartmanlarına girme hakkı yadsınamaz bir gerçek olmasına rağmen, Türk erkeği, neredeyse diyebilirim ki bu hakkını hemen hemen hiç kullanmaz. Haremde bir oda evin erkeğine ayrılmıştır ve burada o evde çalışan köle aracılığı ile çağırttığı kişinin yanına gelmesini bekler. Kendi yaşadığı selamlık kısmına geçerken, harem merdivenlerinin dibinde çarıkları görmesi durumunda ise hiçbir bahane ile hareme giremez. Bu özgürlük Osmanlı İmparatorluğunda yaşayan her kadına tanınmıştır. Misafirlerin ziyaretleri birkaç gün sürdüğü durumlarda ise, yine bir köle aracılığı ile koca, hareme geleceğini bildirir, böylece de orada bulunan yabancı kadınların toplanmalarına süre tanınmış olurdu.”

Tarihsel olarak da bugün de kadının hak, onur ve özgürlük açısından tam bir insan olduğu ve bunun tartışılmaması gerçeğini evrensel bir bilince dönüştürme konusunda yetersiz kaldığımız ortadadır. Kadının giyimini, dışarı çıkışını, gülüşünü, konuşmasını, kısacası kadının bütün yaşam alanlarını ve davranışlarını konu ve sorun eden bir anlayışın yansımalarıyla her gün karşılaşmaktayız. Gelenek, toplum ve kültür adına onun hayatına müdahale etmeyi ve şekillendirmeyi kendimizin doğal hakkı sayıyoruz. Kadının sahibi olmayı, müdahale etmeyi, bu konuda konuşmayı ve kural koymayı kendisine hak gören çarpık zihniyetten arınmalıyız. Kadını hak sahibi insan olarak görme bilinci her şeyden önce kadının hayatın her alanında katılımını esas alır. Çalışma hayatında, bilimde, sanatta, felsefede, medyada, akademide, eğitimde, ticarette, diplomaside, siyasette, güvenlikte, bütün yaşam alanlarında kadın, aklıyla, üretkenliğiyle, çabasıyla var olmalıdır. Kadının hak sahibi varlık olarak tanınması ve güçlenmesi, insanlığımızı güçlendirecektir. Kadın hakları, kadına aklını kullanma, ufkun ötesine geçme olanağı verir. Zira aklını kullanan ve ufkunu genişleten kadın, aydın ve refah bir toplumun en temel unsurudur.

Osmanlıda“çedik-pabuç” adetinin özgürlüğü bir yana; tüm kadınlarımızın 8 mart Dünya Kadınlar gününü kutluyorum.

Nizamettin Biber

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmaktadır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kadınlar gününde en anlamlı yazılardan birisi...

Kerim Korkut 
 13.03.2018 17:17
Cevap :
Kadının özgürlüğü adına aslında özgür olmadığının naçizane bir örneği, selamlar Kerim bey  14.03.2018 8:45
 

Nizamettin Bey kardeşim, o batılı gezgininlerin Osmanlı kadını diye Saray hareminin etrafından bahsediyorlarsa, ne yazık ki o çevrede gerçek Türk kadını eş olarak bulunmuyordu sanırım. Yabancı kökenli kadınlar da istedikleri gibi öyle dayranıyorlarmış demek ki. Esen kalınız.

Şahin ÖZŞAHİN 
 09.03.2018 23:15
Cevap :
Çok haklısın Şahin hocam değindiğiniz konu ise olayın en önemli noktası doğrusu, batılı seyyahlar Türk kadınından değilde sizin ifade ettiğiniz gibi saray çevresinden bildiriyormuş. Teşekkür ederim, sağlıklı ve mutlu kalın.  10.03.2018 23:28
 

İçinde çokça çelişkiler barındıran bir ilençtir kadının burukluğu.Işıklı bir çığlık da olsa,bastırıldı hep sesi.Daimi acılar gezindi hep yüreklerinde.Çıkar ve uçkur düşkünü kara softaların yobazlığında ezildi yıllar yılıdır.Bir papuç hikâyesinde bile saklı bir ayrımcılık sezinliyorum ben.O kadar mı birbirlerine uzaklar da bir papuçla iletişim kuruyorlar da karşılıklı güleç ve sevecen bir atmosferde durumu hissettiremiyorlar birbirlerine.Ben, kadına yönelik tüm olumsuzlukların kaynağında yanlış yorumlanan dinin etkisi vardır diye düşünüyorum.En güzel renkleriyle gökkuşağı gibi bir sevinçtir oysa bütün duyguları okşayan kadın.Yaratan ve kuran,her şeyi iyileştiren kadın fazlasıyla eşittir erkeğe.Doğumunu borçlu olduğu kadını hor gören erkeği aşağılık bir mahluk diye değerlendiririm ben.Eğitimsizliği,dolayısıyla bilgisizliği de erkeğin duyarsızlığı nedeniyledir.Kendilerine yapılan baskı ve zulmün üstesinden geleceklerdir kadınlar bir gün mutlaka...Selam ve saygılar.

Abbas Oğuz 
 09.03.2018 15:26
Cevap :
Blog yazımı gölgede bırakan, psikolojik, sosyal içerikli harikulade bu yorum için içten çok teşekkür ederim Abbas bey kardeşim, selamlar, saygılar olsun. Sağlıkla, mutlulukla kalın.  10.03.2018 23:35
 

Aman Allah'ım; "Pabuç ve özgürlük" işte tam da aradığım buydu. Ne kadar özgürmüş Osmanlı kadını da haberimiz yokmuş. Yahu Allah dil vermiş konuş diye. Konuşmaya bile cesareti yok ki zavallının böylesine pabuçla, çedikle anlatmaya çabalıyor düşüncelerini. Tam bir erkek egemen düzen. Kadının konuşmasına dahi tahammül edemeyen. Nasıl özgürlükse bu. Tabi bir de erkeğin hareminde kaç eşi var onu da sorgulamak lazım. Toplumumuzda söylenen bir söz geldi aklıma; "İki yerde yarim var, biri ölse biri var." diye... Birinde çedik varsa, mutlaka diğeri boştur. Fazla beklemez ki selamlıkta...Selamlar, mutlu kalın.

Ayşegül HAYVAR 
 09.03.2018 13:28
Cevap :
Aranılan özgürlük alanı bulundu hatta bunu batılı kadın seyyahlar bile tespit etmiş, dile getirmiş, çedik pabuçla Osmanlı kadını özgürlüğün nirvanasına çıkmış, traji komik ifadeler tıpkı ağam bizimle eğleniyi repliğine dönüşmüş, teşekkür ederim Ayşegül hanım, mutlulukla sağlıkla kalın.  10.03.2018 23:32
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 832
Toplam yorum
: 3629
Toplam mesaj
: 85
Ort. okunma sayısı
: 2528
Kayıt tarihi
: 06.06.12
 
 

Yeni dünya düzensizliğinde insan olmaya çalışan ve okuyarak ne kadar cahil olduğunu gören, olayla..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster