Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Haziran '11

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
1519
 

Kadının kalbine girmeden koynuna girmeye çalışmak

Kadının kalbine girmeden koynuna girmeye çalışmak
 

yazının resmi...resmin yazısı.....


Kadının kalbine girmeden koynuna girmeye çalismak yeryüzünde en kahredici katliamlardan biridir. Bu gerçekten bir cinayettir.Bu insanlığın kalbini karartmaktır. Kadın ruhu bu katliamdan çok derin bir acı duyar.  Kadın ruhu bunu kaldıramaz. Çünkü bir kadının kollarına giden yol sadece ve sadece onun kalbinden geçer; kestirme yollar kullanmaya çalismak kadını kesmektir. Bu: koyunu kesip etini yemek;  kuzuyu boğazlamak gibidir. Bu et yeme işi para, güç , ve konum gibi kesici ve delici aletler gibi kullanarak yapılabildiği gibi; tecavüz, taciz, gibi daha ağır olan diri diri yeme yöntemiyle de yapılabilir ki; bu kadının yem gibi kullanılıp yok olmasına neden olur. Zaten kadın demek kalp demektir. Kadın yeryüzünde kalbi(sevgi) temsil eder. Erkek kafa yani düşüncenin temsilcisidir. Bir erkek kafasını kullanıp kadının kalbine giden yolu bulmalıdır. O bu donanımla yaratılmıştır; bu onun yaradılışıdır. Bu olağan üstü bir serüven ve muhteşem bir yolculuktur. Çünkü bu yüreğin yoludur, bu: cennette başlayıp cennette devam eden yolculuktur. Bu: bir adamın en kutsal yolculuğudur .Bu yolculukta yorulmak yoktur çünkü bu yüreğin yolculuğudur. Bu yolda yürümekte yoktur çünkü bir yürek zaten olduğu yerdedir. Bu anlamda bu bir keşfetme, kendini ait olduğu yerde bulma yolculuğudur. Bu yolda arabaya, benzine ihtiyaç yoktur. Bu yolun araçları cesaret, güven, saygı, dürüstlük, değerdir. Bu yol aynı zamanda bu değerlerin parke taşları ile döşenmiştir. Bu yolda onlara basmadan ilerlemek mümkün değildir. Bu yolun sonu yoktur. Bu bitecek bir yolculukta değildir çünkü bu bir yerde başlayan bir yolculuk değildir; bir yerde başlamayan bir yolculuk herhangi bir yerde de bitmez. Bu sonsuz devinimim dairesel yolculuğudur. Her devinimde daire genişler; her devinimde genişleyen daire bir önceki devinimi içine alır bu yüzden sürekli içten dışa, dıştan içe doğru devinimsel bir çoğalma vardır. Bu kalbin çalisma biçimidir. Bu kanın dolaşması; gözün kırpışıdır. Bu yaşamın heyecanır. Bu tutkuyla tutuşan ruhun ateşidir. Bu iki ruh arasındaki ilahi antlaşma olan aşkın arzusudur. 

 

Bu sınırlı olan içinde sınırsızı; ölümlü olan içinde ölümsüzü keşfetmenin özgürlügüdür. Bu insan ruhunun sonsuz renk ahekteki cennet bahçesidir. Bu  kadın , erkek iki varlığın birbirinin ruhunu keşfidir. Her keşif yeni bir kapıya açılır; her keşif yeni bir farkındanlıkla farklılaşir , her ziyarette yeni bir güzellik keşfedilir. Her dokunuşta yeni bir his, her bakışta yeni bir giz; her koklayışta yeni bir koku; her her kucaklayışta yeni bir haz duyulur. Bu yolculukta aynı yoldan iki kez geçmek amümkün değildir; çünkü bu asla kendini tekrar eden geriye dönüşü olan bir yol değildir. Bu tekamül yoludur. Bu yolda tek geriye dönüş yolu vardır; o da ileriye giden yoldur. Kadının koynuna girmek için kalbin yolunu seçmiş bir insanın başka bir yola sapması mümkün değildir.

(M.ALİ ŞİRİN TARİH ÖĞRT)

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 125
Toplam yorum
: 86
Toplam mesaj
: 11
Ort. okunma sayısı
: 698
Kayıt tarihi
: 28.06.08
 
 

Kelebek için kanat neyse insan için kelime odur. (m.ali şirin) 1969 senesinde  Tunceli/ pülümürde..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster