Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Haziran '16

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
341
 

KADININ ŞAHİTLİĞİ, ERKEĞİN YARISI MIDIR ?

KADININ ŞAHİTLİĞİ, ERKEĞİN YARISI MIDIR ?
 

İslam hukukunda KADIN ve ERKEK eşittir. Kadın Şahitlik konusunda Erkeğin yarısı değildir..


Yakın zamanda Cumhurbaşkanı Erdoğan " DOĞURMAYAN KADIN YARIMDIR, EKSİKTİR" dedi ya ! Ortalık ayağa kalkınca, bazı aklı evveller hemen bunu İslami açıdan değerlendirip, CB Erdoğan'In dediklerinin Kur'anda ve İslam Hukukunda yer aldığını söyleyip, onu AKlamaya çalışıyorlar.. Ve ne yazık ki, buna inanan cahil sürüsü bir halk kitlesi var.. Onların oyları da zaten bu zihniyetten geliyor...Bu konuda sosyal alemde bazı tartışmalara tanık oldupum için bu konuda ufak bir araştırma yaptım ve bir kaç kelam söz söyleme/yazma ihtiyacı hasıl oldu...

Öncelikle, şunu itiraf etmeliyim ki, annelik kutsal bir hadisedir. Kadının doğurmaması, doğuramaması, doğurmak istememesi ise ayrı bir konudur. Alt sebeplere bakmak gerekir. Bu şahsi ve vicdani bir meseledir. Hiçbir hukuk, kanun, dini kaynak da kadına "doğuracaksın" hükmünü vermez. Ne hukuki boyutu vardır, ne de dini boyutu vardır. Hele hele ki, İslam hukukunda yeri de farklıdır. Olayı farklı açıdan değerlendirmek gerekir. Ve buna ilaveten şunu da belirtmeliyim ki; bugünkü iktidarın başında yer alanların her hareketini, her söylemini, İslami açıdan değerlendirmek, bunlara kılıf bulmak, bunlara yer bulmak ve İslam ile hakikatlendirmek, korkunç bir hata ve bir o kadar da abes bir konu... Bunu yapan maalesef bir kısım ahali ve insanlar var. .Bunlar özellikle bazı cemaatlerin oyunları.. Bunları sınıf sınıf ayırmaya ve anlatmaya gerek yok !. Hepsinin beslendiği alt kültür aynıdır.. Bu siyasileri alkışlayan da, miting konuşması yaparken İslami kelam edenlere, göz yaşları akıtan da, iki karış sakal bırakıp, şalvarla, cübbeyle gezen de, dün olduğu gibi Chp lideri sayın Kılıçdaroğlu'nu şehit cenazesinde protesto edenler de... Öyle ki aralarında "ne işi var bu Ermeni'nin burada " diyen sakallı, cübbeli insanlar bile vardı. Ancak bunu yandaş medya da ve g.t korkusundan haber yapamayan medyada göremezsiniz...

Kadın'ın yarım olması, eksik olması ne Kur'anda, ne de İslam hukukunda yer alır.. Bu fıtrat değildir yani !... Tam bir uydurmadır..  Bu biraz da yerel İslam kaynaklarının saptırmasıdır... Kadının şahit olmaması gibi... Bunu da yarımlığa yorarlar.. Çünkü kadın bu zihniyetin toplumlarında ikinci sınıftır, yoktur, boştur, metadır, erkeğin cinsel ihtiyaçlarını gideren bir mekanizmadır, sürekli kuluçkaya yatmış çocuk doğurma makinesidir..

Kur'an da böyle bir ayet ve koşul yoktur.. Bu saptırılmış İslam Hukuku'nun, farklı bölgelerdeki toplumların göreceli uygulamalarından kaynaklanmaktadır.. Hakiki İslam kadın ile Erkeği bir tutar...

Alın size bir örnek ; (alıntı yaparak aktarıyorum)

İslâm hukukunda kadının şehadeti muteberdir. Çünkü kadın da erkek gibi şehadet ehliyeti için gerekli olan zabt ve eda niteliklerine sahiptir. Kadınların şahitliği, bizzat âyet-i kerimede yer almıştır:

“Erkeklerinizden iki de şahit tutun. Eğer iki erkek bulunmazsa, şahitlerden kendilerine güvendiğiniz bir erkek ve biri unuttuğunda diğerinin ona hatırlatması için iki kadın yeter.”(Bakara, 2/282)

Âyet-i Kerimede iki kadının şehadette bir erkeğe mukabil sayılması, bu mevzunun onun asıl meselesi olmaması ve psikolojik yapısından kaynaklanan zabt eksikliğidir. Yoksa mesele, kadın ve erkek eşitliğini iddia edenlerin dediği gibi, kadının insan yerine konulup konulmamasıyla, ona değer verilip-verilmemesiyle ve kadın-erkek eşitliği veya eşitsizliğiyle hiçbir ilgisi yoktur.

“Eğer iki erkek bulunmazsa, şahitlerden kendilerine güvendiğiniz bir erkek ve biri unuttuğunda diğerinin ona hatırlatması için iki kadın yeter.”

 

İslami hukuka göre erkeğin şahitliğin esası şudur; kapalı toplumlarda, kadın evinde oturup, ev işleri ile ilgilenir, çocuk yetiştirir ve annelik görevini üstlenir. Bu kadınların pek azı da, erkeklerin yaptığı işi yapmadığı için az bir ücret ile farklı işlerde çalışabilir. Ancak, çalışan, emekçi olan, ticaret yapan ve toplum içinde olan, pazarda dolaşan, alıp, satan, günlük olaylara şahit olan, olayları gören ve çalışan sınıfı temsil eden erkektir. Kadın, senet, vekalet, kefalet, ticaret ve şehadet mevzularında bilgi sahibi olamayacağından dolayı, erkeğin şahitliğine başvurulur. Bu hep zabıtlara böyle geçmiştir ve gelecek zamanlarda da sanki şahitliği yalnız erkek yapar gibi algılanmıştır. Ancak, her zaman iki erkek şahit bulmak mümkün değildir. Bu yüzden burada İslâm ve İslam Hukuku, kolaylık sağlamakta ve kadınları da şahitliğe çağırmaktadır. Ve denilmektedir ki; âyet-i kerime, ilk etapta erkekleri şahitliğe çağırmakta, şayet iki erkek bulunmazsa, “güvenilir bir erkek ve iki kadının şahit olabileceğini” ifade etmektedir.

Bu günümüzde de böyle değil midir? Medeni hukuk kadınların da şahitliğini kabul etmez mi ? Hatta tek şahit değil, sağlama yapmak için iki şahit aramaz mı ? Ama sahte dincilerin çarpıtılmış hukuk anlayışı medeni kanunu yok saydığından, uydurulmuş hukuk kuralları ile uydurulmuş dine inanmamızı bekliyorlar..

Ve ne yazık ki, araştırmayan, gözü kapalı buna inanan, milyonlarca halk kitlesi var. Ve bu kitle potansiyel oy deposu olarak görülmekte ve bilinçlenmesi istenmemektedir..

SİZE İNANACAK BİRİLERİ VARSA, PEKALA HERKES RAHATLIKLA DİN ALİMİ OLABİLİR.. 

 

../..

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 671
Toplam yorum
: 745
Toplam mesaj
: 86
Ort. okunma sayısı
: 2458
Kayıt tarihi
: 26.06.06
 
 

Anadan doğma bir İzmirliyim ve bu şehirli olmaktan gurur duyuyorum.. Hem bu şehirde doğmuş, hem b..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster