Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Haziran '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
510
 

Kadının tercihi mi?

Kadının tercihi mi?
 

Kadına yakışan var, yakışmayan var...Yakışır veya yakışmaz içinde olanlar var...
Ama aslen var olan, kadın oldukça yakasını bırakmayacak kimlikleri ve 'kimliklerini gözü gibi korumak' görevidir.

Pek çok kadın yaşamlarının en başında, sıradanlaşmak durumunda kalır. Sıradan, göze batmayan bu kadınlar olurun dışına çıkmayan, öğretilenden başkasına yüz vermeyenlerdir. Sonunda toplumda hem hor görülen hem de son gaz pompalanan bir kimliğe kavuşurlar. Bu kimlik onlar için sıkıcı ama koruyucudur. Yaşar giderler...
Oysa hiç bir kadın özde böyle edilgen değildir. Herbirinin kromozomlarına kadınlık hamurundaki lezzetler bir bir yerleştirilmiştir. Onları atıllaştıran sonradan yüklenen bir çeşit 'göze batmama' öğretisidir:

Kadın, yükseltmediği sesiyle saygındır, göze batmaz,
kadın görmezden geldikçe kafası da rahattır,
Kadın evini temiz tutar, olmazsa olmaz tamlayıcısı kocasına iyi bakarsa sevilir, taktir edilir,
zaten bir kadın ya evlidir, ya da evlenme namzetidir,
ve bu kurallara uyduğunca huzurlu ve huzur vericidir...

İşin komiği, toplumsal yaşantı içinde kurallardan bir kez bile ayrılan kadının, diskalifiye olması an meselesidir. Zorla dayatılan 'göze batmama' tarzı, aslında böyle ince böyle zor bir seçimdir.

Sıradan olmadan kendisi gibi yaşamak ise başka yönleriyle zor bir karardır. 'Dayanılmaz bir hafiflik'tir. Hafifliğin derinlerinde arsız tacizlerden uzak duramamak, 'ne yaptım da buna meydan verdim'i sorgulamak gibi içsel bir tartışma vardır hep. İçsel tartışmanın galibi genellikle kimlikler ve görevler olur. Ayrıca edilgenlik alternatifi saygınlık ve rahatı beraberinde yaşattığından her zaman ışıldayacaktır. Bu yüzdendir ki 'kendisi' olmaya çalışmak bir kadın için rahatını bir kenara iten meşekkatli bir seçimdir.

'Sıradanlaşmak' özünde hiç olmayan ama toplumun kadına işaret ettiği bir çeşit korunak olarak valomaya devam edecektir. Kimi kadın kimlik savaşını verecek ama yenilecek, kimisi kendinin farkında bile olmadan görevlerinin peşinde 'doğru' olduğu öğretilen şekilde yürüyecektir.

Ve savaşmaktan vazgeçmeyen 'diğerleri' herkes için tehlikeli ve sevimsiz bir azınlığı simgeleyecektir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ama herşeyden önce kendin olabilmek...Yüreğin seni nasıl mutlu ediyorsa orda ol dilerim:))

deniz rüzgarı 
 29.08.2007 13:25
Cevap :
Ben de öyle. YO yer öyle zorda ki:). Zaman zaman vazgeçiyor insan. Ama ben de dilerim hepimi için.Sevgilerimle  29.08.2007 15:43
 

Nerede olursa olsun, ne zaman bir yazar altına benimde imzamı atabileceğim bir şeyler yazarsa sevinirim. Ne güzel benim gibi düşünen insanlar da var derim. Bu yazınızda işte bu tür yazılardan bir tanesi ama ne var inanın içimden hiç sevinmek gelmiyor. Ama bu böyle olmamalıydı diyorum. Alışkanlıkları kırmak, kaderlere karşı gelmek, alınyazılarını silmek gerekir. Biliyorum bunlar çok zor ve sürünün dışına çıkma cesareti gösterenler büyük bedeller ödemek zorunda kalıyorlar. Ama bence ödenmesi gereken her bedel ödenmelidir, başka türlü "makus talihimizin" değişebileceğine hiç ama hiç ihtimal vermiyorum. Ben kendi adıma "tehlikeli ve sevimsiz" görünmekten "artık" korkmuyorum. Aksine inadına inadına sevimsizleşiyorum. Ne diyeyim, Allah bütün tehlikeli ve sevimsizlerin yardımcısı olsun. Sevgiler.

Matilla 
 07.06.2007 9:38
Cevap :
Ve eksik etmesin:). Sevgilerimle  07.06.2007 10:01
 

Toplumumuzda ataerkil bir yapıda kadın özellikle eğitim görmediğse ozaman durum çok farklı, kocaya bağlı, sosyal faliyetlerde olmayan, evde çocuk bakan, kocaya hizmet eden bir nesne... yanlış yapma şansı yok, ama eğitimli kadın, kendi kendine yeten sağlıklı kararlar alabilen kadın, en önemlisi ekonomiye, ülke yönetimine katılan kadınlar görmek en önemlisi bu galiba.. sevgi ve saygılarımla..

Mehmet EREN 
 06.06.2007 22:40
Cevap :
Köylüsü kentlisi tüm kadınların sosyal yaşamda hakettiği saygıyı görmesini görmeden ölmesem keşke:). Daha uzuun yaşamak lazım. Sevgilerimle  07.06.2007 7:42
 

Tıpkı sizin anlatımız gibi ; Bu ülkede özellikle ahlaki konularda toplumun kadına karşı daha hassas durması , Çalışmayan kadınların, ev dışındaki sosyal yaşamları, erkeklere oranla daha az ve kısıtlı olması ,eşinin kendisiyle iş dönüşü yeterince iletişime girmemesi, Çalışan kadınlar ise evde çocuklarıyla ve evin işleriyle ilgilenmesi bir yandan mesleki yaşamında başarılı olma kaygısı , diğer yandan tek başında evin sorumluluğunu alması, butun bunlar Çalışan yada çalışmayan kadınlarımızda ruhsal yönden sıkıntı duymasına hatta fiziksel yorgunluğa yol açmaktadır. Dolayısıyla evlilikten aldığı doyum azalmakta, kendisini mutsuz, , çaresiz, sıkıntılı yaşamdan zevk alamaz monoton hale getirmektedir.Peki Ne yapmak lazım “ Eğitim Şart " :) Yazınız çok hoş,düşüncenize sağlık Saygılar

Ucurtmalar 
 03.06.2007 22:00
Cevap :
Ben de katkınıza sağlık diyorum. Sevgiler  04.06.2007 10:00
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 146
Toplam yorum
: 939
Toplam mesaj
: 46
Ort. okunma sayısı
: 1029
Kayıt tarihi
: 05.12.06
 
 

Hep yazmak istedim. İnsan düşüncelerini yazıya dökünce kendi başınadır çünkü, kaygısız, katıksız ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster