Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Ağustos '11

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
576
 

Kadınlar, Erkekler!

Kadınlar, Erkekler!
 

Kadın XX, Erkek XY


Hani “bir kitap okudum hayatım değişti” diye bir söylem vardı ya! İşte ben de bugün Sayın Sündüs Akkaya’nın bir bloğunu (1) okudum ve duygularım depreşti. Yani bir blog okudum ve asabiliğim tuttu! :-)

Konu başlığı ve blog içeriği bir kadının kızgın olduğunun nasıl anlaşılabileceği üzerineydi.

Kadınlar genellikle anlaşılmaz ve dolambaçlı bir dil kullanır, sonra da erkeklerden anlaşılmayı beklerler. Aynı dili konuşmayan iki cinsin anlaşması doğal olarak çok zor, hatta olanak dışıdır. Ancak bu beklentiye giren kadın anlaşılmadığında üzülür, kızar ve tepki gösterir. Erkek ise şaşkınlıkla bunun nedenini anlamaya çalışır.

Aslında konu kadın erkek farklılığının sadece bir kısmını yansıtıyor, yani göründüğünden daha derin bir içeriğe sahip.

Efendim, kadınlar bilindiği üzere genellikle dosdoğru konuşmaz, simgesel bir dil kullanır, sonra da biz fanilerin bunları anlamaları üzerine safça beklentiye girerler.

Örnek: Kadın ver erkek dışarı çıkmak üzereyken, dakikalarca ayna karşısında kendini inceleyen kadın adama “nasıl görünüyorum” diye sorar. Oysa aslında “bana iyi göründüğümü söyle, özgüvenimi tazelemeye gereksinim duyuyorum” demek istiyordur. İlginç olansa saatlerce giyinmek ve makyaj yapmak için zaman harcayan kadın, dışarıda diğer kadınları inceler.

Eve dönmeden önce telefonla görüşürken kadın sorar: “bu akşam ne yiyeceğiz?”. Aslında “günüm iyi geçmedi ve kendimi iyi hissetmiyorum” veya “çok yorucu bir gündü” demek istiyordur ve hazır bir şeyler yemeyi önermektedir.

Oturma odasına koltuk takımı alacaksınız. Kadın “bordo koltuk takımı gördüm, bej perdelere de uyar gibi geliyor, ne dersin?” diye sorduğunda erkek yanılıp ta “bence açık kahve koltuk daha güzel olur“ dediğinde kadın kızar. Çünkü aslında kararırını vermiştir, o bordo takım alınacaktır, sadece usulen soruyordur, hayır daha doğrusu kararını bildiriyordur.

Örnekler kuşkusuz çoğaltılabilir.

Erkekler ise son derece açık ve net bir şekilde duygu ve düşüncelerini gösterirler. Kızgınsa homurdanır, beğendiyse söyler ya da bakışlarıyla belli eder. Açsa yemek hazır olana kadar suratını asar ve bekler, âşıksa çiçek alır, davet eder, güzel sözler söyler. "Bu nedenle, aslında şunu demek istiyorum" gibi açıklamalara gereksinim duymaz. Yani doğru, dosdoğrudur. Dolambaçlı yollar, kıvrak manevralar, bol dönemeçli laflar pek kitabımızda yazmaz.

Erkek nasılsın sorusuna karşılık “iyiyim” diyorsa gerçekten kendini iyi hissediyordur ya da sıkıntısı varsa da ayrıntıya girmek istemiyordur. Kadın sadece “iyiyim” diyorsa yolunda gitmeyen bir şeyler olabilir, canı sıkkındır ve biraz daha ilgi bekliyordur.

Bence kadınların "demek istemek" şeklindeki dili bir yana koyup, doğru sözcüklerle, açık seçik hedefe yönelik cümleler kurmaları, açık iletişimi yeğlemeleri hepimiz için daha iyi olur.

Bir kadın “anlamsız” ya da “farklı anlamlar” yükledikleri sözcüklerle konuştuğunda, erkekler genellikle "ne demek istedi?" türünden düşünsel çabaya girmez, kadının dediğini olduğu gibi alır, ona göre tepki verirler. Çünkü onları kendileri gibi sanırlar. Galiba sonsuza dek öyle sanmaya devam edecekler.

Kadınların kendilerini açıkça düz ve açık tümcelerle anlatmak yerine neden dolambaçlı yol izlediklerini anlamak biz erkekler için gerçekten güç. Ancak araştırmalar sonucu elde edilen bazı bilimsel veriler kadın ve erkek arasında sadece biyolojik değil, duygusal farklılıklar da olduğunu ortaya koyuyor. Belki de bu ayrılıklar neden farklı dil kullandığımızı anlamamıza biraz yardımcı olabilir.

Kadın ve erkeklerde yarısı anneden yarısı babadan olmak üzere toplam 46 kromozom bulunuyor. İçinde iki cinsiyet hormonu bulunduran bu kromozomlar erkekte (XY) kadında ise (XX) şeklinde dizilmiştir. X dişi, Y ise erkek cinsiyet hormonlarıdır. Erkeklerde hem dişi hem erkek cinsiyet hormonları bulunmasının nedeni ne olabilir? Sözgelimi memeler bir işlevleri olmamasına karşın erkeklerde de bulunuyor. Ayrıca cinsiyet oluşumu cenin altı haftalıkken başlıyor, yani öncesinde hepimiz aynıyız. :-)

Kadınlar erkeklerin tersine kolay unutmazlar. Sesler, renkler, kokular, bakışlar kadınların belleklerinde sonradan ortaya çıkarılmayı bekleyerek mışıl mışıl uyurlar.

Erkeklerin metabolizmaları kadınlardan daha hızlı çalıştığından daha çok yerler, buna karşılık daha zor kilo alırlar (haksızlık gibi geliyor, değil mi?).

Erkek beyni daha büyük olmasına karşın kadınlarda sağ ve sol beyin yarımküreleri arasındaki ilişki daha iyidir. Ancak erkeklerde üç boyutlu görebilme yeteneği daha iyi (bu sayede yol haritalarını daha iyi çözebiliyorlar). Kadınlarsa dili daha iyi kullanabiliyorlar, ayrıca yabancı dillari daha kolay öğrenebiliyorlar.

Kadınlar duygularının anlaşılmasını isterken erkekler bunu bir zayıflık olarak gördüklerinden hiç arzulamazlar.

İş yaşamında kadınların etkin duruma gelmeleri fiziksel yapımızı da etkilemeye başlamış. Sözgelimi kadınların boyu uzarken erkelerin kas yapısı gittikçe zayıflamaya başlamış. Bu da gelecekte neredeyse bir güç eşitliğine ve fiziksel benzerliğe yol açacağa benziyor.

Erkekler daha güçlü ancak bu kısa süreli bir güç patlaması gibi, kadınlar ise daha az güçlü olmalarına karşın daha dayanıklılar.

Erkeklerin hareket yetenekleri, kadınlarınsa içgüdüleri daha güçlüdür. Bilim adamları bunu erkek atalarımızın avlanmalarına, kadın atalarımızın ise daha yerleşik yaşamaları, meyve ve sebze toplamalarına bağlıyor. Bu farklı etkinlikler değişik yetilerin ortaya çıkmasına neden olmuş.

Erkeklerin ışığa duyarlılıkları ve görme yetenekleri yüksek, kadınlarınsa koku ve işitme duyuları daha gelişmiştir.

Erkekler daha saldırgandırlar, bunun nedeni ise erkeklik hormonu testosterondur deniliyor. Kadınlar ise sözcükleri kullanırlar. İlginçtir, belki de bu nedenler erkekler tartışmayı, hele kadınlarla tartışmayı çok sevmez, belki de beceremez.

Kadınlar yaş dönümü (menopoz) belirtileri çok belirginken erkeklerde bu neredeyse yok gibidir.

Erkekler genellikle kadınlardan %10 oranında daha uzun ve ağır oluyorlar (ya da bu şekilde tasarlanmışlar).

Erkeklerin akciğer sığası kadınlardan daha fazla olmasına karşın, kadınlar daha sık soluduklarından günlük oksijen tüketimi aynı (bu da çok ilginç).

Erkekler kadınlardan daha çabuk yaşlanıyorlar (hüngür!), ancak kadınların cildi daha ince olduğundan yaşlandıklarını daha çok gösteriyorlar.

Fetişizm kadınlarda yok denecek kadar az.

Erkeklerde orgazm kısa ve bölgesel olurken kadınlarda tüm beden yayılan uzun bir orgazm söz konusu. Ve maalesef kesintisiz sürebiliyor (haksızlık mı üretim hatası mı?) :-(

Mevsimler depresyonların çoğu kadınlarda oluyor. Ancak psikiyatri hastalarının çoğu erkek (kadınların iki katı).

Çocukluk döneminde erkekler kızlardan daha acımasız oluyorlar (15 kat daha fazla).

Kadın konuşurken “evet” derken karşısındakini dinlemekte olduğunu gösteriyor. Erkekler ise söyleneni onaylamak amacıyla bu sözcüğü kullanıyorlar.

Çok ilginç başka bir sonuç ise erkeklerin daha çok kırmızı rengi, kadınların ise mavi rengi sevdiği şeklinde. Oysa yetişkinler bebeklere renk seçerken nedense bunun aksi yönünde tercihte bulunuyorlar.

Kadınlar acıya daha duyarlı ama aynı zamanda daha dayanıklı.

Erkeklerin duygularını anlatamamaları ya da bunu istememelerinin en önemli nedeni erkeklerde mantık ve duyguların ayrı beyin yarımküresinde olması. Kadınlarda ise her iki yarımkürede de duygular var.

Kadınlar konuşurken karşısındakinin gözünün içine bakıyor ve gülümsüyor, erkekler ise bakışlarını kaçırıyor.

...

Konu uzun yer dar!

Daha yazılacak o kadar çok ayrıntı var ki sıkıcı olmamak için burada kesmek istedim. Ancak bu ayrıntılara bakarak kafamızda bir resim oluşturabiliriz.

Anlaşılan cinsiyetlerimizin farklı olması fiziksel ve ruhsal farklılıkları beraberinde getiriyor. Ancak bu genel olarak çatışmaya neden olsa da orta bir yol bulmak ve birlikte yaşamayı, hem de mutlu yaşamayı başarabilmek gerek.

Bu da kuşkusuz nitelikli bir eğitim ile sevgi ve saygıya dayalı içten bir çabayla olabilir.

...

Bağlantılar:

  1. blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx

Kaynaklar:

  1. www.frmtr.com
  2. www.ihtiyar.8k.com
  3. candandostluk.wordpress.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sayın Asabi Kedi, bir başlıktan iki ayrı farklı konulara dikkat çeken blog olmuş. Elinize sağlık. Başlığım da ki gibi anlaşılmayı tüm insanlar ister diye bağlayalım. Tatsızlık olmasın...Konu uzun gerçekten... Selam ve saygılar...

sündüs 
 30.08.2011 20:07
Cevap :
Aslına bakarsanız kadın erkek farklılığından yola çıkarak, özellikle kadınların daha duygusal olmaları nedeniyle iletişimi bir noktada çıkmaza soktuklarını, bunu da anlamamakta ısrar ettiklerini vurgulamak istedim. Sizin bloğunuzdan önce öyle konular e-postalarda gezindi ki, gülmek mi kızmak mı arasında kaldım :-) Kuşkusuz herkes anlaşılmak ister ancak ortak bir iletişim dili kullanabilmek koşuluyla. Teşekkür eder, sağlık ve mutluluk dolu nice bayramlar dilerim. Saygıyla.  31.08.2011 10:21
 

Evet, yazı kadınlara hitap ettiği için mi yoksa içerik onlara daha mı cazip geldi ? bunları bilemem ama ilk ben yazıyorum erkek tarafından...kadınlar ağır bastı zate kabul..cevapların zate çok güzel..kırmadan suya sabuna dokunmadan..şu an aklıma ilginç bir cümle geldi: kadınlar daima haklıdır..onay mercii ise erkeklerdir..selamlar toprak

Aydın ADAM 
 15.08.2011 16:18
Cevap :
Değerli Toprak Bey, aslında bu yazı suya da sabuna da fena halde dokunuyor :-) Yani burada bir durum saptaması ve bunun nedenlerinin irdelenmesi söz konusu. Konu hanımlara daha çekici gelmiş olabilir, maalesef blogları kimin okuduğu konusunda verilere ulaşamıyoruz. Gelen sorulara göre yanıt veriyorum ve elbette kırıcı olmamaya özen gösteriyorum. Aynı titizliği erkek yorumculara da yapma çabasındayım. Nezaket konusunda cinsiyet ayrımına son derece karşıyım. Türkçe: katli vacip mi? (http://blog.milliyet.com.tr/Turkce__katli_vacip_mi___1_/Blog/?BlogNo=317219) adlı bloğumda kadın erkek ile ilgili düşüncelerimde bunu satır aralarında yeterince irdelediğimi sanıyorum. Dilerseniz inceleyip görüşlerinizi açıklayabilirsiniz. Cümleniz ise gerçekten ilginç, içinde karşıtlıklar barındırması daha da ilginç yapıyor. Eminim bu bile bir tartışma konusu olabilir. Gelin bunu sizden bir blog olarak okuyalım. Katkınız için teşekkürler, selam ve saygıyla.  15.08.2011 16:44
 

İhtiyaçlar, bordo koltuk takımı, dışarıda yemek vs...Değirmenin suyuna ( bütçeye) rastlayamadım, acaba gözümden mi kaçtı? Selamlarımla...

Yurdagül Alkan 
 12.08.2011 11:02
Cevap :
Örnekler biraz sınırlı kalmış, haklı eleştirinizden bunu anladım. Konu kadın ve erkek iletişimi ve kadınların kullandığı dil olduğu için, bu ince ayrıntı olayın başka bir boyutu olarak sonradan işlenmek üzere kenarda dursun dilerseniz. :-) Katkınız için teşekkür ederim. Saygıyla.  12.08.2011 13:59
 

Aslında bu konuda fazla kafa yormaya gerek yok. Herkes diğerini olduğu gibi kabul etse ortada sorun falan kalmaz:-) Şimdi ben kalkıp da erkeklerle ilgili sayısız olumsuzluk yazabilirim mesela:-) Yazmıyorsam nedeni şudur; erkekleri hemcinslerimden daha çok sever ve daha çok güvenirim. Yaşamım boyunca hep böyle oldu bu. Herhalde ailemde kız evlat kıtlığı olmasından kaynaklanıyor:-) Selamlarımla...

Tülin Aksoy 
 11.08.2011 17:22
Cevap :
Kadını aşağılayan ya da hatalı bulan bir tutum içine girmemeye özen gösterdim. Çünkü biyolojik farklılıkların iletişim biçimine de yansıdığını biliyoruz. Bilimsel gerçeklikler konusunda aksi görüş bildirmek zaten sağlıklı olmaz. Ancak şu da bir gerçek ki erkekleri anlamaya en ufak çaba göstermeden anlayış beklemek adil ve mantıklı değil. Erkekleri aptal kadınları zeki ve duygulu varlıklar olarak gösteren e-postalar çok gözdeydi, hatırlarsınız. Buna kızmak yerine sadece gülüyoruz. :-) Kuşkusuz her iki cinsiyetin kendine özgü olumlu ve olumsuz yanları vardır ve bu da doğaldır. Bir yarışa girilmesi ise çok anlamlı değil. Kadınların ısrarla hedefe yönelik konuşmamalarının nedeni, ilgi ve anlaşılma beklentisini ile duygusal bir tepki göstergesi galiba. Birbirimizi olduğu gibi kabul edeceğiz ancak bunu doğamız olarak kabul edip kendimizi yapıcı eleştiriye de kapamamalıyız. İlginçtir, en iyi arkadaşlar karşı cinsten çıkıyor ama o da başka bir blog konusu :-) Çok teşekkürler, selam ve saygılar  12.08.2011 10:34
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 199
Toplam yorum
: 778
Toplam mesaj
: 99
Ort. okunma sayısı
: 1236
Kayıt tarihi
: 22.07.10
 
 

Sonbaharı seviyorum. Biraz da bu nedenle gururlu, yalnız, sessiz bir mutluluk olan Güz'ü özlüyoru..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster