Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Temmuz '11

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
4377
 

Kadınlar ne ister? Erkekler ne anlamaz?

Kadınlar ne ister? Erkekler ne anlamaz?
 

Erkeklerin dilinden düşmeyen bir kelime vardır " Kadınları anlamak imkansız". Aslında biraz dikkat edip gözlemleseler onları anlayabilirler. Tabii işlerine geliyorsa. Bir kadın bir erkekten öncelikler sevgi ister, sonra ilgi ve korunmak. Kadınları kazanmak aslında çok kolaydır. Çünkü onlar sevgiye delicesine ihtiyaç duyarlar. Özel günlerde hatırlanmak, arkadaşlarının arasında sevgi dolu sözler duymak, hergün mutlaka bir-iki defa telefonla aranmak, beklemediği bir anda süpriz yapılması, "bugün ne yapmak istersin canım" diye bir soru duymak kadınların bir ilişkide istedikleri şeylerdir. Ne kadar basit geliyor düşünüldüğünde bunları yapmak değil mi? Ama erkeklerin biz kadınlardan daha farklı bir yapıları var ki... Bunları yapmak bir erkeğe çoğu zaman basit geldiği için yapmamaktadırlar. Unutmadan söyleyeyim, kadınlar bir de kıskanılmak isterler. Kıskanmayı sevgi göstergesi olarak görürler. Aslında bu düşünceye yakındır kıskanmak, sevdiğini kaybetme korkusudur. Kıskanılmayınca sevgiyi kaybettiklerini düşünürler ve erkekleride bu düşünce ile kıskanırlar. 

Sevgi gösteriyoruz diye onları kıskançlıkları ile boğarlar. Unutmayalım ki erkekler kadınlar gibi değil, onlar kıskanılmaktan pek hoşlanmaz. Kadının kıskançlığı erkeği daha da uzaklaştırır. Onun için elinizdeki sevgiyi yani erkeği ne çok sıkacaksınız, ne de çok serbest bırakacaksınız. Erkekler bir kuş gibidir, çok sıkarsanız ölebilirler, çok serbest bırakırsanız uçup kaçarlar. Bu durum son zamanlarda kadınlar içinde geçerli olmaya başladı. İlişkilerde her zaman bir denge oluşturulmalıdır. Öncelikle bencilliği hayatmızdan biraz da olsa çıkarmalıyız. Erkekler biz duygusal varlıklardan çok daha farklı düşünürler. Onlar genelde (% 90) gezmek, iyi vakit geçirmek, istediği ile ilişki kurmak, sıkılınca başını alıp gitmek, sinirlenince sinirini en yakınındakinden çıkarmak, eğer evliyse eve geldiğinde mutlaka hazır yemek masası görmek, istediği TV programını izlemek, istediği zaman arkadaşları ile dışarı çıkmak, çocuk bakma konusunda beceriksizmiş gibi davranmak, gördüğü her bayanın kendisinin olmasını (bu daha çok 40. yaştan sonra oluşan bir şey) isterler. Bu liste daha çok uzayıp gidebilir. Ama kadınlar bunların çoğuna izin vermez. İlişkilerde çatırdamalar başlar. Her gün büyüyen tartışmalar, yalanlar, hakaretler, çocukların öne sürülmesi, ağlamalar, sinir krizleri yani bir insanı yıpratan davranışlar. O saatten sonra ilişkiyi sürdürmek aptallık olur. Ama bayanlar gerçekten seviyorsa yada takıntı oluşmuşsa çoğunu kabul ederek devam ederler. Tabii erkeğin ve kendinin hayatını cehenneme çevirmeye devam ederek. Erkekler bencillikten vazgeçip biraz partnerlerini anlamaya çalışarak, bayanlarda sevgiyi abartmadan gösterip ona göre karşılık beklerseler herşey belki daha kolay olur. Her kadın yada her erkek bu şekilde davranıyor diye bir genelleme yapamayız. 

Bu yazdıklarım sadece benim gözlemlerim ve düşüncelerimden ibarettir. Mutluluğu elde etmek çok zor, kaybetmekse çok kolaydır. Empati kurarak hayatımızı daha güzel hale getirebiliriz. Elinizdeki mutluluğun kıymetini bilin... 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

insanoğlunu anlamak çok zor.Neyi isteyip neyi istemediğimizi bilmeyiz,eskilerin bir lafı :insanoğlu çiğ süt içmişdir derler.doğrumu yanlışmı bilemem. Ancak öncelikle sizin yazınızda bahsettiğiniz konu erkek ve kadınlar beklentiler yıllardır tartısılan konular. Bunun özünde öncelikle karşılıklı saygı önemlidir. Karşılıklı değer verme. doğru değilmi acaba? Ne sevip de ayrılanlar gördük, neler duyuyoruz. Yaşanılan hayat şartlarınıda göz ardı etmemeliyiz. saygılarımla

the blueworld 
 05.07.2011 11:56
Cevap :
İnsanlar arasındaki saygı ve değerler zamanla kaybolup gidiyor. Haklısınız insanlar delicesine sevip birlikte yaşamaya karar veriyorlar, ama zamanla bu sevgi yada sevgi zannettikleri şey kayboluyor. İnsanoğlunu anlamak zor demişsiniz bu konuda da haklısınız. İnsan öncelikle kendisini anlamalı ki karşısındakine kendini doğru anlatabilmeli. Fakat çoğumuz kendimizi doğru anlatmıyoruz. Gerçek bizi saklıyoruz. Geçerli nedenlerimiz kendimizce önem arzedebilir ama bence yanlış yapıyoruz. Hayat şartları bizi biraz bencilleştiriyor sanırım.  05.07.2011 15:20
 

Yazınız için ellerinize, beyninize sağlık diyorum , yazınızı okuduktan sonra üç konuda düşüncelerimi paylaşmak istedim : Birincisi : Bana göre eşlerini aldatan insanlar , beyin olarak eksiklikleri vardır ve yaptıkları aldatma hareketinde de 8/8 kusurlu olmaktadırlar.Aslında eşlerini aldatan erkek veya kadının IQ ' su da düşüktür.Birazcık zekası normalin üzerinde olan insan şunu çok iyi bilir : SOKAKTAKİ KÖFTE , EVDEKİ BİFTEKTEN DAHA TEMİZ VE LEZZETLİ OLAMAZ.Kısaca bir erkek olarak , sokaklarda satılan ve nelerden , nasıl oluştuğu bilinmeyen köfteyi yiyeceğime , evdeki bifteği her zaman tercih ederim.Aldatmak kelimesi kapıdan içeri girmemelidir İkincisi : İyi günde - kötü günde , sağlıkta - hastalıkta birlikte yaşamak sözü , nikah memurunun sözü olarak kalmamalıdır bence.Gerçekten hüzün dolu veya mutlu olduğumuz zamanları birlikte doya doya yaşamalıyız.Hastalıkta en büyük destek ve moral kaynağı eşinden gelmeli insana.Omuz omuza yaşamalı , acısıyla - tatlısıyla birlikte yoğu

mhmt krsl 
 04.07.2011 17:55
Cevap :
Yorumunuz için teşekkür ederim. IQ ile aldatmanın aynı cümlede kullanılmasını ben pek uygun bulmuyorum. Belki EQ olabilir. Sokaktaki köfte ile evdeki biftek konusunda da beni gerçekten sabah saatlerinde gülümsettiniz. Bunun içinde ayrıca teşekkür ederim. Ama şunuda unutmamak gerekir. Belki sokaktaki köfte evdeki biftek ten daha lezzetlidir, ha birde şu var hergün biftek yenir mi? Son olarak da atın ölümü arpadan olsun.Böyle düşünenler mutlaka vardır.  05.07.2011 10:43
 

Sevgili Peri_Han; Zor bir konuyu ele almışsınız, kısa bir yazıyla diğeceğinizi de demişsiniz... Günümüzde hangi konuda kendimizi yormaya kalkarsak kalkalım haketmediğimiz bir hayalkırıklığıyla karşı karşıya kalırız... Değerli, sevgi dolu, başmızın tacı olan kadınlarımızın da yüzünün gülmediği bir süreç yaşamaktayız. İnsanlık yoldan çıktı; hem karada,hem havada, hem de denizde... Yani yürekte, akılda, vefada,erdemde... Hoşgeldiniz... Sizlere sağlıklı,varlıklı ve çok mutlu bir hayat diliyorum... Sevgilerimle...

Cemal Hüseyin Çağlar 
 04.07.2011 16:38
Cevap :
Teşekkürler  05.07.2011 10:34
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 8
Toplam yorum
: 7
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 843
Kayıt tarihi
: 01.07.11
 
 

üniversite ögrencisiyim. İnsan ilişkileri üzerinde çeşitli araştırmalarım olmuştur. Hobi olarak foto..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster