Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Kasım '17

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
806
 

Kadınlar Ne İster. Erkekler Ne Bekler...

Kadınlar Ne İster. Erkekler Ne Bekler...
 

Mahşerin Dört Öfkelisi; Kemal, Can, Serdar, Caner  

Kadınlar Ne İster? Erkekler Ne Bekler? ” Sorununu Tartışıyor.

Arkadaşlarla bu konuyu tartışırken telefonum (Serdar) çalıyor! 

Arkadaşları çıldırtmak için yanlarında açıyorum.

Serdar: Canım nasılsın?

Telefonumun hoparlörünü açtım, bizimkiler dinliyor.

Elimle de sessiz olun işareti yaptım.

 

Jale (Arayan arkadaşım): Aşkitom beni hiç mi özlemedin mi?

Hiç aramıyorsun, beni ihmal etme ne olur.

Karışmam sonra!

 

Serdar: Tatlım, balım, aşkım seni aramamak ne demek, canımsın.

Jale: Öyle diyorsun da, daha görüşemedik bile.

Bak bu akşam kıvırmak yok. Bendesin.  

Seni evime bekliyorum.

Balkonda mangal partisi!

Yoksa beni istemiyor musun?

Kendine başka sevgili mi yaptın?

 

Serdar: Aşkım, bir tanem, senin gibi kadın bırakılır mı?

Genede biraz hızlı mı gidiyoruz, ne?

Birbirimizi daha hiç görmedik!

Sadece telefonla konuştuk!

Evine davet ediyorsun!

Ya sapık falan çıkarsam?

Hiç korkmuyor musun?

 

Jale: Aşkım niye korkayım?

Hem iyi birisin.

Hem oturduğum sitenin güvenliği var.

Akıllı Öfke' nin 10 Kanunu No.6

Güler Yüz. Güzel Duruş. Güzel Söz.

Güzel Enerji göndermek bedavadır!

 

Serdar: Tamam aşkitom, söz!

Akşam 6 gibi sendeyim.

Bana konum atar mısın?

Jale: Aşkım tamamdır. Atıyorum.

Akşama görüşürüz. Kocaman öptüm.

 

Akşam saat 6’da jale’ nin kapısındayım, zili çaldım.

Az sonra kapı açılacak, sonunda kavuşacağız.

Kısa bir bekleyiş kapı açılıyor.

İnternetten daha 2 gün evvel tanıştığım Jale karşımdaydı.

Siyah uzun saçlarını topuz yapmış.

Üstünde neredeyse vücuduna yapışık daracık bir şort var.

Üstünde incecik bir atlet, 30-35 yaşlarında, 160 boyunda.

Tahminim 50 kg, yusyuvarlak kalçaları var.

Sözün özü; Beğendim.

 

Jale ani bir sevinç gösterisiyle beni kucakladı.

Kemiklerimi kıracakmış gibi sıkkıyordu.

Öpüşüyoruz.

Ayakkabılarımı bile çıkarmadan içeri geçtik.

Kenetlenmişiz, tek ayağımla kapıyı güçlükle kapatabildim.

Fazla gidemedik, yerdeki halının üzerinde seviştik.


Sonunda sevgili olmuştuk.

Akıllı Öfke' nin 10 Kanunu No.3:

Şimdiyi yaşayınız! 

Keşke, Asla, Her Zaman, Mutlaka Demeye son veriniz!

 

Kemal: Sen kimsin, ben kimim vesaire “out” olmuş.

Yeni trend biraz böyle sanırım!

“Önce seviş, sonra tanış” trendi “in” olmaya başladı.

 

Can: Çiftler iyi sevişiyorsa, cinsel uyum, ten uyumu, adına her ne diyorsan devam ediliyor.

Gerisi önemli değil.

Yok değilse, sıradaki gelsin.

Yeni  racon böyleymiş!

Bende yeni öğreniyorum.

 

Caner: Sosyete kadına çatmışsın, şanslı hergele.

Serdar: Hiç de değil, kadın pazarcı!

 

Can: Nasıl yani?

Her neyse. Bu bizim Serdar’ da şeytan tüyü var.

Benim kendi evim var, kadın naz yapıyor, gelmiyor.

Bu adam kadının evine kendini davet ettiriyor.

Hem de daha yeni tanıştığı bir kadın bu!

 

Kemal: Beyler, bunun sırrı belli;

Önce kadınla telefonda konuşmasını biliyor.

Sonrasında kendini evine de davet ettirip, koynuna giriyor.

Anlayacağınız Serdar işi biliyor.

Bir tek o biliyor!

 Akıllı Öfke' nin 10 Kanunu No.9

Birbirimizi Akıllıca Dinleyelim. 

Empati kuralım! 

Amaç kavga değildir. 

Öfkenin kök nedenini yakalayalım!

 

Caner: Bende tanıştığım kadınlara boşuna bir sürü masraf yapıyorum;

Yemek yedir, gezdir, tozdur, hediyeler al!

İlaveten birde doğum günü vesaire söğüşlenir dururum!

 

Kemal: Ben de öyle! Kontür isteyenden ev kirasını isteyenlere kadar ne ararasan var.

Böyle birine çatınca, bırakıyorum.

Kendimi kötü hissediyorum.

 

Can: Serdar hergelesi, kadına bile para harcamaz.

Kadınlarda söylediği yalanlara/palavralara kolayca kanıyor.

Kendini evine davet ettirmediği kadın yok sayılır.

 

Serdar: Beyler dikkat ediyorum da siz kadınların ruhundan hiç anlamıyorsunuz.

Ne konuşulacağını bilseniz, böyle olmaz!

Kadınlarla konuşurken onları geriyorsunuz.

Birde kimsin, nesin gibi sıkıcı konulardan kadınlara daral geliyor!

Haliyle  kadınlar sizden kaçıyor!

Ben  ise kadınların duymak istedikleri şeyleri söylüyorum.

 

Kemal: Duymak istedikleri şeyleri söylediğim kadınlar da oldu!

Her kadın öyle değil

Bazıları size kul, köle oluyor.

Bazılarına siz kul köle oluyorsunuz.

Karşılıklı, palavralar, yalanlar havada  uçuşuyor.

Atış serbest durumu yani!

 

Serdar: Kadınların hoşuna giden birkaç klişem var.

İşin sırrı benzer klişelerde;

"Evlenmek için birbirimizi her yönden tanımalı ve anlaşmalıyız.

Flört istemiyorum, amacım birkaç ayda tanışıp evlenmek!

Sanırım uygun olup olmadığımızı yaşayıp, görmek senin içinde önemli."

Bu klişelere hayır diyen kadın sayısı oldukça nadir!

 

Kemal: Jale/Serdar aşkının sonunu merak ettim?

Can: Ne olacak?

Serdar dalaması hevesini alıp ve kızı bırakmıştır.

Caner: Adamın günahını almayın beyler, belki de kız onu bırakır?

 

Serdar: Bravo size, konuşmalarınızdan dostumu, düşmanımı tanımış oldum.

Kemal: Hadi, hadi, yeme bizi evladım, anlat, anlat, heyecanlı oluyor.

 

Serdar: Arkadaşlar, mavrayı kesin, burada eşek os.rmuyor.

Jale ile olan aşkımın kaldığım yerden devamını anlatıyorum; 

Son buluşmamızdan sonra aradan bir hafta geçmişti.

 

Geçen akşam Jale' nin evindeyim, saatler gece yarısına yakın!

T.V seyrediyoruz, aniden Jale' nin telefonu çalıyor.

Arayan Jale’ nin kız kardeşi Türkan, ya da bana öyle söylüyor?

 

Jale yan odadan duyabileceğim kadar yüksek sesle uzun, uzun konuştu.

Sonra telefonu kapattı. Başladı ağlamaya!

Ardından  detaylar geldi;

 

Jale: Aşkım, sana anlatmadım biliyorum.

Benim babam zamanında filmlerde, dizilerde oynamıştı.

Yıllar geçip emekli oldu.

Hacca, umre ya gitti.

Şimdi  5 vakit namazında!

 

Serdar: Eeeee, bunları bana niye anlatıyorsun?

Jale: Şimdi oraya geliyorum, benim bir kız kardeşim var!

O da 1 ay evvel boşandı.

Babamla beraber mecidiye köy de kalıyorlar.

 

Çatlak kardeşim, boş durur mu?

Hemen kendine bir sevgili yapmış.

Az evvel arayan babamdı.

Gece yarısı olmuş çatlak gene evde yok.

Babam meraktan çıldırmış.

Sinirden küplere binince, o da hıncını benden çıkarıyor.

Ben şimdi ne b.k yiyeceğim?

 

Jale: Babam telefonu kapatırken sözleri halen kulağımdaydı;

O  oro.puyu çabuk bul eve getir.

Bu gece eve gelmeli!

Sevgilisini de seni de parçalara ayırırım.

 

Serdar: Tatlım, git babanı sakinleştir!

Ben şimdi ne diyeyim?

Jale: Aşkım doğru diyorsun.

Kardeşimi bulup eve götürmem lazım.

Yoksa babam kızın ağzını burnunu kıracak!

Gece orada kalmalıyım.

Lütfen gücenme, kalabilirsin de, beraber de çıkabiliriz?

 

Serdar: Canım en iyisi beraber çıkalım.

Sen de fazla oyalanma!

Aman bir an önce git ve bir tatsızlık çıkmasın.

Yardıma ihtiyacın olursa ararsın, aşkım benim.

 

Kemal: Vay be filim gibi.

Can: Bu işte bir bit yeniği var, ama çözemedim.

Caner: Beyler, durun hele, sonunu bekleyelim.

 

Serdar: Arkadaşlar, bu geceden sonra Jale’ yle 20 gün hiç görüşmüyoruz.

Ara sıra telefonla konuştuk sadece!

Jale telefonda o gece olanları şöyle özetlemişti;

Jale o gece babasının evine varıyor!

Kardeşinin ağzı, burnu dayaktan mosmor olmuş!

Üstelik ayak bileğinin biride çatlamış ve alçıda!

Olaydan Jale’de nasibini almış;

Ayırmaya çalışırken serçe parmağı kırılmış, vesaire, vesaire.

 

Kemal: Ne babalar var yahu?

Can: Peki sonra ne oldu?

 

Serdar: Jale birkaç gün sonra,  beni gene aradı.

Benim gibi adamı bile anlattıklarından şok etmeyi başardı.

Neler söyledi, neler?

Aynen aktarıyorum;

 

Jale: Serdar, beni affet, lütfen! 

Sana o gece anlattığım hikâye doğru değildi.

Yalanlarım için o günden beri, vicdan azabı çekiyorum.

 

Can: Bu ne yahu, yeni bir sosyopat vakası mı?

Caner: Nedir bu korkak öfkeli kadınlardan çektiğimiz?

 

Serdar: Bir şey diyemeden, Jale sözlerini sürdürdü;

O gece arayan babam değil sevgilimdi.

Telefonda  o gece yarısı eve geleceğini söylemişti.

Paniğe kapılmıştım.

O an aklıma gelen ilk yalanı uydurdum.

Akıllı Öfke' nin 10 Kanunu No.5

Öfkeye Karşı Sünger Olmayalım.

Teflon Olalım.  Günde 10.000 karar hedefimiz Olsun.

 

Telefondaki babam değildi!

Sevgilimdi!

İkinize de palavra uydurdum.


Kemal:Bu ne şimdi, kadının sevgilisi varsa sen ne oluyorsun?

Babamın yanında olduğumu ve gelmemesini söyledim.

Her ihtimale karşılık eve gelir diye korktum.

Sana da babam arıyor diye palavra sıktım.

Apar topar gece yarısı babamın evine yollanmam bu yüzden.

Serdar: Beyler siz olsanız, ne yaparsınız?

Ölürmüsünüz, öldürür müsünüz?

Can: Valla Cankuş, ucuz kurtulmuşsun.

Verilmiş sadakan varmış.

Az daha Jale’ nin sevgilisi seni yatakta  suçüstü basacakmış.

Gene dört ayak üstüne düştün.

Hadi gene iyisin, iyisin.

H..rgele!

 

Caner: Kadın seni evden postalayarak hayatınını kurtarmış.

Gene de bu Jale yalan/palavra/narsizm sarmalında salınıp duruyor.

Kimbilir sen ağına düşürdüğü kaçıncı kadınsın.

Hem seni hem sevgilisini aynı anda idare ediyor.

Belki de bilmediğimiz kaç sevgilisi var?

Kadın cinayetleri sanırım böyle işleniyor.

 

Can: Bizim Serdar da az narsist değil.

Tencere yuvarlanmış, kapağını bulmuş.

Hem evli, hem çocuklu ve kendini bekar olarak yanıtıp Jale ile tanışıyor.

 

Serdar gibi palavra hastaları  çok zeki oluyor.

Zekâ' larıyla kadın/ erkek kullanırlar.

Jale sana az bile yapmış.

Aslında Jalenin diğer sevgilisininde evli olduğunu tahmin ediyorum.

Alan razı, satan razı durumuna benziyor.

 

Kemal: Jale benzeri bazı kadınlar da farklı amaçlar peşinde olabiliyor.

Bir süre evli kalıp  çocuk yapmayı planlayanlar da olabiliyor.

Böyle durumlarad evlilik anlaşması yapmak iyidir.

Ayrılınca aldıklarıyla hayatlarını garanti altına almayı düşünen kadınlar da çıkıyor.

 

Serdar: Jale gibiler de, kendilerine evli bir sevgili yapar.

Masrafları evli sevgili ödetirler.

Sevgili  evde olmadığı akşamlar da eve benim gibi salakları alır.

O akşam tesadüfen pişti olsaydım, gelsin cinayet!

 

Kemal: Jale  seninle evde âlem yapıyor.

Masrafları Jale’ nin sevgilisi ödüyor.

Sosyopat bir kadını ele veren en basit işaret!

Abartıya kaçmaları!

 

Jale palavra/yalan/narsizm sarmalında ölçüyü kaçırmış!

Mantığı devre dışı!

 

Can: Bizim Serdara vakın hele?

Jale’ nin evinde kalıyor.

Mangal gibi yürek var.

Jale, bizim haydut Serdar'la sevişiyor.

Belki de diğer sevgilileri ile de aynı yatakta sevişmiştir.

 

Caner: Her gece ayrı bir sevgili!

Serdar: Arkadaşlar dedikleriniz doğru.

Daha da ötesi var.

Sevgilisi olan adam la Jale 3 yıldır birlikteymiş.

Adam da evli üstelik!

Jale’nin iddiasına göre de bir de alkolik biri!

İçip, içip kızı dövüyormuş.

 

Her dayak sonrası da sözde ayrılma!

Kızın parası bitince yeniden barışma komedisi yıllardır sürer gidiyor.

Kemal: Evin ve Jale’ nin aşk yuvasının masraflarını sevgilisi ödüyor.

Can: Evli sevgilisinin masraflarını ödediği evde Jale Önüne gelenle yatıp, kalkıyor.

Serdar: Jale gibi sosyopatlar sevme ve âşık olma yeteneğinden yoksun.

Onlar sadece, istediklerini elde etmek için severmiş görünüyor.

Gerçek yaşamlarında kimseyi sevemezler.

 

Caner: Ben Jalenin sevgilisinin yerinde olsam ne yapardım? Emin değilim.

Eve gelince evde yabancı bir adamdan izler bulsaydım?

Nasıl tepki gösterirdim?

 

Kemal: Ya onları kendi yatağımda yakalasaydım?

Kadına aferin ne iyi yapmışsın mı derdim?

Beni ne güzel de boyn..zluyorsun, demezdim herhalde?

 

Serdar: Neyse arkadaşlar!

Telefonda Jale’nin anlattıkları öğrendiniz.

Bir palavra aşkın daha sonu böylece bitti.

Sonunda Jale ile karşılıklı olarak haklarımızı helal ettik.

Telefonlarımızı sildik. 

Yaşandı ve bitti saygısızca durumu oldu.

Yukarıdaki gibi bir olay sizi öfkeye boğsa ne yapardınız?

 

Akıllı Öfke' nin 10 Kanunu No.7

Sağlıklı yaşayalım: Probiyotik Beslenelim. Bol Kahkaha atalım. 10.000 adım yürüyelim. 

Alaturka tuvalet kullanalım. Dijital  detoks uygulayalım. Şükredelim ve Dua edelim!

 

Kemal: Öfkelendiğimde nefes alma teknikleri uyguluyorum.

İşe yarıyor.

Sosyopat biri olmamak, sosyopat tiplerle başa çıkmanın yolu belli!

Akıllı Öfke' nin 10 Kanunlarını uygulamak yeterli!

Böylece palavra/ yalan/ narsizm çukurunda çırpınanlarıda teşhis etmemiz kolaylaşır.

 

Serdar: Jale ile olan maceramda karşılıklı palavralar sıkıp durduk.

Şüphesiz öfkemin yarattığı fiziksel belirtiler oldu:

Doğru nefes alma teknikleri uyguladım.

Fiziksel gerginliklerim azaldı!

Diyafram nefesi işe yaradı.

Gevşememi sağladı.

 

Kemal: Ben Şöyle yapıyorum.

Nefes aldığımda karnımı şişiriyorum, göğsümüz değil!

Üst üste diyafram nefesi alınca stresim azalıyor.

 

Can: Nefes egzersizi yaparken, bende öfkeye neden olan olay yerini değiştiririm.

Fiziksel ve hatta ruhsal gerginliklerim azalır.

Bedenimdeki temel kas grupları rahatladığını hissederim.

Sistematik  relaksasyon (gevşeme) teknikleri bana iyi gelir.

 

Kemal: Serdar bu kadar stres, komplo, palavralar arasında nasıl sağlıklı kalıyorsun!

Öfke kontrolü sırrını merak ediyorum?

 

Serdar: Yaşadığım olaylar karşısında öfkeye sünger olmayı bıraktım?

Artık öfkeye teflon olabiliyorum.

Öfke zihnimden kayıp geçiyor.

Akıllı Öfke' nin 10 Kanunu No.2:

Lütfen Kalp Kırmayalım. 

Öncelikle Kendi Kalbimizi! 

Yalanlara Yer Yok!

Öfke yaratan olayları yorumlayış tarzımı değiştirdim.

Olay hakkındaki düşüncelerimi kontrol edebiliyorum.

Kimsenin kalbini kırmamaya çalışıyorum.

Söylediği yalanı itiraf edene karşı affedici olurum.

Kendim yalan söylediysem itiraf ederim.

 

Can:  Öfkemin sonucu ortaya çıkan kızgınlık, isyan gibi duygulara boyun eğmiyorum.

 Öfkenin beni kontrolüne izin vermeyi bıraktım.

Öfkeyi yaratan olay karşısında sakin kalıyorum.

Akıllı Öfke' nin 10 Kanunu No.8

KAİZEN Uygulayalım!

Korkularımızı Unutalım.

 

Caner: Yaptığım saldırgan yorumları terk ettim.

Düşünce sistemimi ters yüz etmeye çalışırım.

 

Can: Sanırım saldırgan/ öfke/korkak öfke düşünce kalıplarını terk ettim.

 Akıllı öfkeye geçtim.

Caner: Öfkelendiğimde ortaya çıkan otomatik düşünce kalıplarını bıraktım.

Çarpıtılmış düşünce kalıplarını artık kullanam

Çarpıtılmış olanlarla akıllı öfke kanunlarını değiştiririm.

Öfkemi aklımın emrine veririm.

Bu çok işe yarıyor.

 

Serdar: Otomatik düşünce kalıplarımı fark etmek önemli!

Bunları değiştirmek sanıldığından zor oluyor.

Genede sabırla uygulayan her kes bunu yapabilir.

 

Serdar: Öfkemizi çevreye yansıtmamak zor mu?

 

Kemal: Şahsen, öfkemi yaratan durum karşısında verdiğim tepkime odaklanırım!

Kontrolü kaybetmemeye gayret ederim

Çevreyle olan iletişimimde empatiye önem veririm.

 

Can: Öfkemin yarattığı fiziksel belirtileri kontrol altına almaya başladım.

Öfkeyi yaratan düşünce sistemimi fark ediyorum.

Kendimi haz etmediğim durumda bırakmıyorum

 

Caner: Öfkemi çevreme aktarım şeklimi değiştirdim.

Öfke kontrolü artık bende!

 

Serdar: Saldırganlık mı atılganlık mı?

Akıllı Öfke' nin 10 Kanunu  No.10  

Çözüm odaklı iletişim kurulur. 

Ret edilemeyecek bir teklif yapılır. 

Sonuçta kazanan Akıllı öfkemiz olacaktır!

 

Can: Saldırgan öfkeli birine ret edemeyeceği bir teklif yapmayı deniyorum.

Saldırgan davranışlar yerine işbirliği düşüncesi öne çıkıyor.

Sözlü veya sözsüz saldırganlık, gündemimde değil artık!

Akılcı atılganlık ve girişkenlik işe yarıyor.

 

Kemal: Bunun için de önce durup sakinleşmeli!.

Mümkün olduğunca ön yargısız olarak karşımdakini akıllıca dinlerim.

Kendi düşünce kalıplarımı iyi irdelerim.

Yargılama ve taraflı bakma özelliği işe yaramaz!

Öfke mümkün olduğunca kontrol altına alınmalı!

Böylelikle yıkıcı ikili ilişkilere yol açılmaz.

 

Serdar: Sonunda, Jale olan ilişkimi bitirdim ve sorun yaşamadım.

Hayatımdaki günlük stresi artmadı.

Öfkemi kontrol altına alabildim.

Çeşitli uğraşlara yöneldim.

Bunun için spor yaptım.

Hobilerimi devreye soktum.

Olayla ilgili mizahi yönlere odaklandım.

Sonunda başardım.

Ya da ben öyle düşünüyorum.

Devam edecek…

 

(1)www.easyfreeclipart.com/cave-drawing-communication-clipart.html

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 92
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 343
Kayıt tarihi
: 10.10.11
 
 

Şükrü ÖZGÜR İ.T.Ü Metalürji mühendisliğinden mezun oldu. Kamu ve özel sektörde farklı pozisyonlar..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster