Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Eylül '11

 
Kategori
Aile
Okunma Sayısı
459
 

Kadınlar neden ölüyor...

Kadınlar neden ölüyor...
 

Bu konuda yazdığım belki de üçüncü yazı. Türkiye’de kadınlar durmadan öldürülüyorlar… Daha doğrusu Türkiye’de öldürülen insanların haddi hesabı yok ama; bu günlerde kadın ölümleri daha çok dikkati çekiyor  

Gün geçmiyor ki bir, iki, üç kadın kocası ya da sevgilisi tarafından öldürülmesin. Cinayetler birbirini kovalıyor. Kadınlar daha çok bıçakla öldürülüyorlar. Öldürülen kadınlar, ya ayrılmış bulunuyor veya ayrılma arifesinde kocasından ayrı yaşıyor. Kadın öldürülmeden önce mutlaka defalarca şiddet görüyor. Öldüren ve öldürülenlerin sosyal durumlarına bakılacak olursa:  

1. Katil ve maktulun her ikisi de alt gelir grubundan. Yani çoğunlukla yoksul sayılabilir.
2. Eğitim durumları ortanın altında.
3. Adamın daha önce karakolluk olma durumu fazla.
4. Kadının gelir durumu ve eğitimi adamınkinden az…
5. Olaylar genellikle fakir semtlerde; veya gecekondu semtlerinde işleniyor..
6. Cinayet olayı olmadan önce kadın belki de birden fazla kere savcılığa korunması için başvurmuş oluyor.
7. Kadınlar, koca evinden kaçak durumda. Çoğu kez çevresine “Bu adam beni öldürecek” diyorlar. Ölümün geleceğini tahmin ediyorlar.
8. kadın daha önce bir çok kez kocasından şiddet görmüş oluyor.
9. Adamın daha önce suç işleme vukuatı görülüyor.
10. .Çoğu kez polis yapılan başvuruları nasihatla geçiştiriyor.  

Niye böyle oluyor? Niye kadınlar sürekli ölüme gidiyorlar. Erkekler hapishaneye gitmeye gönüllü. Türk toplumunda neler değişti ki, insanlar birbirinden nefret eder hale geldi?  

Belli ki Türk toplumu bazı yönlerden hızla değişiyor ki, insanlar bu değişen koşullardan müthiş etkileniyorlar ve toplumsal birliği, yani aileyi yürütemiyorlar. Üzülecek çok şeyler var. Fakat bu değişen koşulları yansız olarak, toplumsal olarak incelemek gerekir. Burada sadece, yüzeysel gözlemlere dayanarak bazi tahmini söylemlerde bulunabiliriz. Toplum nasıl değişiyor ki bu toplumun bireylerini ve aileyi son derece ciddi bir şekilde etkiliyor? Bunları görmeye çalışalım. Söylediklerimin tümü de kuşkusuz tartışmaya açıktır; ve ciddi olarak araştırmaya değerdir.  

Adalet Bakanlığı 2009 yılında TBMM Genel Kurulu'nda, kadın cinayetleri ile ilgili olarak bir soru sorulması üzerine şu açıklamayı yapmıştı:
'Türkiye'de kadınlara yönelik cinayet oranı son istatistiklere göre 2002 ile 2009 yılları arasında yüzde 1400 artış gösterdi. 2002 yılında 66 kadın öldürülürken 2009 yılının ilk yedi ayında bu sayı 953'e çıktı.'  

Yukarda görülen cinayetlerin bir görünür nedenleri vardır. Bir de bu görünür nedenlerin ötesinde sosyo-kültürel nedenler ortaya konulabilir. Bu görünen nedenlerin bir bölümünü kaynakların yardımıyla şöyle ortaya koyabiliriz. Cinayetler neden işileniyor?  

1. Namus cinayetleri.
2. Aşırı kıskançlık
3. Öfke.
4. Kırılan gurur.
5. Alkol
6. Mutlak egemenliğin ihlali (itaatsizlik)
7. Aşırı cinsel istekler,
8. Erkeklerin başarısızlığında kadını suçlamaları.
9. Erkeğin (veya bazen kadının) aşırı borçlanması, kredi sorunları. Gelir yetersizliği.
10. Erkeğin akıl, ruh sağlığı sorunları; bozuklukları.
11. Alkol, uyuşturucu tutkunu olmak.
12. Erkeğin üzerindeki çevre stresi.
13. Çeşitli nedenlerle sağlıklı iletişim kuramama..
14. Erkeğin yetişme koşulları yönünden şiddet kültürünü benimsemesi.
15. Aldatma kuşkusu veya gerçek aldatma.
16. Erkeğin işini kaybetmesi.
17. Erkeğin yasa dışı işler yapması.
18. Çok çocukluluk; veya çocuklara sahip olamama.
19. Yakın akrabaların getirdiği sorunlar , stres.; aile işlerine karışmalar.
20. Tarafların yalnızlığı. Toplumsal yalıtılmışlık. Vb…(1)  

Bunlar özel olarak gösterilen, spesifik nedenlerden bir bölümü. Bütün bunları sarıp sarmalayan, fakat kişinin farkında olmadığı öyle sosyo-kültürel nedenler var ki, onların farkına ancak, ciddi olarak araştırma yapan kişiler vakıf olabilirler… Bana göre kişileri bu durumlara götüren; aileyi yıkan nedenler aşağıdaki gibi sıralanabilir:  

1. Toplum katmanları arasındaki ekonomik ve kültürel eşitsizlik. Bu eşitsizlik çoğu kez ailedeki bireyler arasındaki fark da görülmektedir. Kadının ekonomik ve kültürel statüsünün düşük olması, erkeğin onu ezmesine yol açmaktadır.  

2. Silahlanan toplumun sonuçları. Evde, dolapta daima kullanılmaya hazır bir silah varsa, onun bir gün kullanılacağı bellidir. Bu kullanma çoğu kez aile bireyleri üzerinde olmaktadır.  

3. Televizyon ve bilgisayar, kişileri uyandırmakta, onun ötesinde adeta çıldırtmaktadır. Olağanüstü hayatlar ve bu hayatlara duyulan özlemler. Aile içi isyanlara yol açmaktadır. “Onların var, benim niye yok?”düşüncesi çiftleri, önce borçlandırmaya yol açmakta; sonra da birbirlerine kafa tutmaya yöneltmektedir.  

4. Batı tipi yaşayış tarzı, giderek ahlakın ve değerlerin aşınmasına yol açmaktadır. Bunu dini vaazlarla önlemenin veya toplumu daha tutucu hale getirmenin faydası olmaz. Toplum başka baştan çıkarıcı standartları gördükçe bir gün mutlaka isyan edecektir.  

5. Tutucu bir toplum yaratılırken, kadını ve erkeği birbirinden ayırmanın; her iki cinsi izole etmenin acısı, her iki cinsin birbirine yabancılaşması sonucunu doğururur. Dost, arkadaş olamayan iki cins giderek birbirine kuşkuyla bakarlar ve düşman kardeşleri oynamaya başlarlar. Bunun çaresi “co-education” dır.  

Evlenmeden önce bir “Evlilik Eğitimi” kurumunun olmayışı gençleri, evliliğin sorumluluklarından uzaklaştırmakta; onlar bilinçsizce kendilerini bu kurumun içinde bulmaktadırlar. Ondan sonra stresler, depresyonlar ve kavgalar gelmekte ve sonra silahlar çekilmektedir. Dolayısıyla okkanın altına çoğu kez de daha zayıf olan kadınlar gitmektedir.  

Daha derin, daha ciddi araştırmalar yapmaktan başka çare yoktur.  

Hele bir de şu “Evlilik Eğitimi” kurumu üzerinde düşünelim. Onun üzerinde programlar geliştirelim. Yararlı olacağına inanıyorum.
……  

1.TuncerGünay..http://www.siviltoplumakademisi.org.tr/index.php?option=com_rel content&view=article&id=843:kadnlar-neden-doevuelueyor-ve-oeldueruelueyorlar&catid=44:son-haberler&Itemid=118
2.Gülşah Şimşek. http://www.demokrathaber.net/kadin/kadinlar-neden-olduruluyor-h2195.html

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bu hayati konuları detaylı yazıyorsunuz bi an SUSUYORUM (!) SONRA KANIYORUMMM Atardamarımdan fışkıran kapil damarlarımdan incecikten durmaksızın akan kan … Şiddet zinciri bitmiyor ..." Ya benimsin ya benimsin ama öleceksin, başka yolun yok. ineceksin son durak. " ...Asıl üzüldüğüm nokta bu öldürülen kişilerin çoğu "beni öldürecek-ler" diye avaz avaz bağırmış, ilgili ilgisiz mercilere başvuru yapmış ama her yer kapı duvar... Acile darp edilerek gelen kadınların ifadeleri alınır, evde terör estiren o erkek(!) KEDİ olmuştur ve kanunların eksikliğini bilinçli bilenler, bilmeyenler “hadi barışın, evinize gidin, kol kırılır yen içinde kalır, kalmalı “ derler bi de… Yoksa bi sürü kırtasiye… Hem atomların asırlık sızısı… Aile çok önemli, çevre çok önemli yasaların yaptırım gücü olmalı, maddi manevi şiddet görenleri görmemezliğe gelenler suçlu… Yırtık yaralarımız… Aydın-lık çok az ışığı arıyoruz ….Yüreğinize sağlık ….

Nil ALAZ 
 07.09.2011 6:38
Cevap :
Bu konu durmadan önde tutulmalı. Bir şiddet ülkesi olduk. Durmadan birbirimizi öldürüyoruz. Cahillikten mi, parasızlıktan mı; yoksa arsızlıktan mı... Bir kavga, döğüş gidiyor... Birilerinin sakin olun, düşünün demesi gerekiyor,,,Bunu Polis beceremiyor...  07.09.2011 12:21
 

Çok önemli, düşündüren, can acıtıcı, gerçekten birey ve kitle psikolojisi, sosyoloji, antropoloji, ekonomik gelişmeler açısından çok yönlü bilimsel inceleme, araştırma gereken bir konuya el atmışsınız. Ancak ya ben ulaşamıyorum ya da bu konuda ciddi araştırma yapılmıyor, dişe dokunur veri elde etme olanağı olmadı. İlk bakışta, sınıflar arası uçurumun derinleşmesi, kente göç, topluma sinsice enjekte edilen geri kültürün etkisi görülüyorsa da kuşkusuz sorunu açıklamaya yetmiyor. Evlilik eğitimi önerinize katılamıyorum. Çünkü eğitimli eğitimsiz demeden bu kurumun da hızla çöküşünü, riyaya kandırmacaya bulanışını açıkça izlemek olası. Dostlukla...

Vildan Sevil 
 06.09.2011 22:18
Cevap :
Bilmiyorum bu acabakendini modern sayan bir toplumun çöküşü mü? Aslında modern filan değiliz de... Televizyon falan, yalancı hayaller yaratıyor... Hamam aynı hamam... "Evlilik eğitimi" şekli , süreci tartışılabilir ama uzun dönemde bir çare olabilir...  07.09.2011 12:31
 

Derin analizler tabi ki değerlidir ama bana göre cinayetlerin katlanarak artmasının sebebi idam cezasının kaldırılmasıdır. Ceza 2001'de kaldırıldı. Sonraki artışa bir bakın. Bu işi yapacak biri artık kendisinin ölmeyeceğini biliyor. Ağır tahrikten hafifletici sebep, aftan yaralanma, nasıl olsa birkaç yılda çıkarım diyor. İdam cezası yüzeysel bir çözüm olarak görünebilir ama demokratik anlayışın oturmadığı bir ülkede günahsız insanlar ölmekten kurtulacaklarsa bana göre gereklidir. Saygılar.

Mehmet Sinan Gür 
 06.09.2011 22:14
Cevap :
İdam cezası çare mi? ABD'lerinde ,Teksas eyalatinde ,her yıl aşağı yukarı 250 kişi idam ediliyor. Suç bitiyor mu? Bitmiyor.. Hadi ertesi yıl 250 kişi daha idam... Bilmem çare olabilir mi? Ben bedeni cezalara şahsen karşıyım...Çünkü idam 'dan sonra "Recm" gelecektir; parmak koparma, el kesme gelecektir... Bu uygarlığa doğru gidiş değil...Teşekkürler.  07.09.2011 12:26
 

Değerli eğitimcim, bu konuyu defalarca düşünmüşümdür neden diye. Yazdıklarınızına bir ilave. (İhtimal, aşırı ben egomuzdan olsa gerek.) Her şeyi kendi malımız gibi görmek ve o mal veya meta üzerinde her türlü yaptırım gücünün kendimizde olduğunu sanmamız. Örneğin: Bakın etrafınıza, benim arabam benim evim, ister yakarım ister yıkarım felsefesi hakim, oysa bütün bu mal meta her neyse hepimizin veya devletin de hakkı ve sorumluluğu vardır yönünden bakabilsek daha munis olabiliriz herhalde.

Şahin ÖZŞAHİN 
 06.09.2011 22:09
Cevap :
Aslında Sayın Şahin , kendimizin saydığımız her şeyi bu dünyada bırakıp gidiyoruz. Ama herşeyi. Bunu düşünemiyoruz... Oysa bir eş,her şeyden önce iyi bir arkadaş, iyi bir dost demektir.. Ne yazık ki o dostu , çok çabuk düşman yapıp çıkıyoruz; sonra da ortadan kaldırmayı düşünüyoruz...Ne garip... dünya...  07.09.2011 12:36
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 2579
Toplam yorum
: 10204
Toplam mesaj
: 237
Ort. okunma sayısı
: 811
Kayıt tarihi
: 24.10.10
 
 

Mesleğim eğitimcilik… Şimdi artık emekli bir vatandaşım… biraz şairlik, biraz hayalcilik, biraz s..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster