Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Nisan '12

 
Kategori
Ayakkabı / Çanta
Okunma Sayısı
5731
 

Kadınlar neden topuklu ayakkabı giyer?

Kadınlar neden topuklu ayakkabı giyer?
 

Bir kadın neden topuklu ayakkabı ve mini etek giyer? Althusser ideolojik inşa sürecini anlatırken, ideolojinin çok tehlikeli bir inşa sürecinden geçtiğinden söz ediyor. Tehlikeli olmasının sebebi bize çekici gelmesidir. Althusser bu çekiciliğe “çağırma” veya “seslenme” diyor. Hakim ideoloji bize dikte ettiği şeyleri, bize hissettirmeden çekici kılıyor.

 
Günümüz hakim ideolojisi kapitalist ve ataerkildir ve sanırım buna kimse itiraz edemez. Kapitalist ideoloji bize tüket der, tüketmek için gerekirse kadının dişiliğini kullanır. Hatta kadınları birbirlerinin rakibi olarak lanse eder. Bir kadın çoğu zaman bir erkek için değil, hemcinsleri için süslenir. Falanca kadının marka çantasının daha pahalısını almalısın der içten içe. Ataerkil ideolojiye göre ise kadın seks objesi, beceriksiz ve acizdir. Bunun topuklu ayakkabı ve mini etekle alakasına gelelim. Topuklu ayakkabı giyen bir kadın güzel görünür, kalça hatları dikleşir, dik durur ve seksi bir yürüyüş biçimi vardır, en azından çoğu insan böyle düşünür. Ama aynı zamanda topuklu ayakkabı kadını güçsüz ve aciz kılar. Hızlı adım atamayan, kırılgan bir nesneye dönüştürür. Mini etek de seksilikle eşdeğerdir. Mini giyen bir kadın tıpkı topuklu ayakkabı örneğinde olduğu gibi hızlı hareket edemez. Bacakların güzel görünmesini sağlamak ayrı bir zanaat… Haftada bir ağda, dolayısıyla aciz kadının acı çektiği bir süreç, bir takım bacak kremleri, dolayısıyla tüketen kadının daha da tüketmesi, kıyafete uygun topuklu ayakkabı seçimi ve dolayısıyla aciz ve tüketen kadın garanti altında. Senelerce topuklu ayakkabı giyen kadının varis olması ve acizliğine acizlik katması da cabası… İşin en komik yanı ise bu aciz ve seksi kadının, topuklu ayakkabı ve mini etek giymek için kocasından, sevgilisinden veya babasından izin alma gereği duymasıdır. Yani kadın istemeyerek, anlamayarak ataerkil ideolojinin hem öznesi (kurucusu/oluşturucusu), hem de nesnesi (mağduru) konumundadır.
 
Yazıyı fazla uzatırsam okumayacaksınız biliyorum. Topuklu ayakkabı ve mini eteğe eminim ki kadın o gözle bakmamıştır şimdiye dek. Hatta yakın zamana kadar ben de işin bu tarafını hissetmemiştim. Bunu fark eden Althusser’dir “topuklu ayakkabı kadını çağırır” der, bunu bana fark ettiren de iletişim sosyolojisi hocamdır. Benzer örnekleri reklamları izleyerek sizler de çoğaltabilirsiniz. Araç reklamındaki “ihtiyacım yok ama istiyorum” sloganıyla gereksiz tüketime zorlanabilir, “kadın kıyafeti giymiyorsan, kadın şampuanı kullanma” sloganıyla kadını ötekileştirme sürecini fark edebilirsiniz. Erkek sporu kabul edilen basketbol salonlarında, molalarda seksi kızların dans ettiğini görebilirsiniz. Ya da uyuyup, tüketmeye devam edin!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 6
Toplam yorum
: 5
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2284
Kayıt tarihi
: 12.04.12
 
 

Müstakbel sosyolog, çeyrek şair, yarım yazar... Dünya'yı kurtaramam ama en azından birileri gibi ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster