Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Eylül '10

 
Kategori
Ayakkabı / Çanta
Okunma Sayısı
17448
 

Kadınlar neden topuklu ayakkabı giyerler ?

Kadınlar neden topuklu ayakkabı giyerler ?
 

Topuklu ayakkabılar biz bayanların olmazsa olmazları. Hepimizin mutlaka bir kaç çift topuklu ayakkabısı vardır. Peki hiç merak ettiniz mi ? Kadınlar neden topuklu ayakkabı giyerler ?

Tesadüfen karşıma çıktı. Bakın nedenmiş......

Topuklu ayakkabının tek görevi kadını uzun göstermek değildir. Ayakları daha derli toplu, daha küçük, daha düz ve zarif gösterir.

Bacaklar daha sık ve sağlıklı dururlar. Vücudun duruş şekli de etkilenir. Göğüs ve basen en az yüzde oranında ileri çıkarlar. Daha dikkat çekici bir görüntü kazanırlar. Topuklu ayakkabılar, kendine güvenli ve otoriter bir imajla birlikte yürüyüş şekli olarak da daha kırılgan bir görüntü verirler.

Yüksek topuklu ayakkabılar bir gecede ortaya çıkmadılar. Yüzyıllar boyu santimetre santimetre yükseldiler.

Ne var ki 16. Yüzyıl da başlayan bu gelişimin öncüleri erkeklerdi. O yıllarda kadınların ayakkabıları da, topuklarının yüksekliği de kimsenin umurunda değildi. Onlar bol ve uzun eteklerin altında kalıyorlardı.

Erkeklerin yüksek topuklu ayakkabı giymelerinin sebebi başlangıçta ata daha rahat binmekti. Yüksek topukla ata binerken, ayak geçirildiği yere iyi oturuyor, kaymıyordu. Genellikle atla dolaşılan o yıllarda yüksek topuk iyice yayılmışken bir süre sonra Avrupa'da insanların yaşamaya başladıkları yoksulluk yılları yüksek topuğa olan gereksinimi daha da arttırdı.

Büyük şehirlerin bile caddeleri çöpten, insan ve hayvan pisliklerinden geçilmiyordu. Yerden 5-6 cm. yükseltilmiş ayakkabılar hem kişileri pisliklerden uzak tutuyor hem de asiler kendilerini halkın bastığı yerden biraz daha uzaklaşmış hissediyorlardı.

Kuzey Avrupa kökenli yüksek tabanlı tahta ayakkabıların tüm Avrupa'ya yayılması da bu tarihlere rastlar.

Yine bu yıllarda yüksek topuk Fransız Kraliyet ailesinin törenlerinde asiliğin bir simgesi haline geldi. Saraya yakın görünmeyi arzulayanlar arasında tabanlarını yükseltme yarışı başladı. Zamanla saraya olan sadakat anlayışı değişti. Erkekler günlük yaşam ve iş koşullarına en uygun şekilde giyinmeye çalışırlarken ayakkabılarının yükseklikleri de normale döndü ama kadınlarınki o seviyede kaldı.

O gün bu gündür, ayakkabının topuk yüksekliği cinsiyetler arası bir gösterge olarak kaldı.

18. Yüzyılda Fransız kadınları yükseklikleri neredeyse 8-9 cm.ye varan işlemeli, kabartmalı ayakkabılar giyerlerken modayı Fransa'dan takip eden Amerika'lı kadınlar da bu tip ayakkabıları giymekte gecikmediler. Aslında bu yıllara kadar Avrupa'da kadın ve erkek ayakkabıları şekil olarak farklı değildi. Gittikçe abartılarak yükseklikleri 15 cm'yi bulan topuklu ayakkabıları o yıllarda sadece üst sınıfa mensup kadınlar giyebiliyorlardı. İlginçtir ki 19. yüzyıla gelene kadar tüm dünyada ayakkabılarda sağ, sol farkı yoktu.

Zaman geçtikçe, kadınların ayakkabıları daralıp, incelip, topukları yükseldikçe, erkeklerin ayakkabıları da o derecede kabalaştı, topukları iyice alçaldı. 1900'lü yılların başlarına gelindiğinde, zarif ve yüksek topuklu ayakkabı sadece kadını simgeliyordu.

Kadınların yüksek topuklu ayakkabılarla yürümekten mutlu olup, olmadıkları bilinemez. Yüksek topuklu ayakkabı topuğu yükseltir ama vücut ağırlığının parmaklara binmesine sebep olur. Ağırlık merkezinin yerinin değişmesi dengeyi etkiler, yürürken kısa kısa, manken yürüyüşü denilen birbirlerinin önüne doğru adımlar atılmasına neden olur. Bu tarz yürüyüşte omuzlar geriye atılır, göğüs ileri çıkar, baş havaya kaldırılır, karın ve baldırlarda kaslar gerginleşir, kalça sağa-sola sallanarak vücut ağırlığı dengelenmeye çalışılır. Ama en ufak bir dikkatsizlikte denge bozulur, sendelenir, bacaklarda bükülme, ayak bileklerinde incinme olabilir.

Burada yanlış olan insan vücudunun anatomik yapısının fiziksel dengelerini zorlamaktır. Bazı kadınlar bu gayri tabii dengesiz durumda gün boyu durmak zorunda kalabilirler. Ama bazıları eve gittiklerinde de yine isteyerek yüksek topuklu terliklerle dolaşmaya devam ederler: Bunca pediatrik sorun getirmesine, hayatı zehir etmesine rağmen kadınların 5 santimden yüksek topuklu ayakkabıları giymekte niçin bu kadar ısrarcı olduklarının izahını doktorlar bile yapamamaktadır.

Yüksek topuklu ayakkabılar sadece ayaklarda ve dizlerde problem yaratmıyor, değişen ağırlık merkezinin yerinden dolayı omurlar da etkileniyorlar, bel ağrıları başlıyor. Uzmanlar ayrıca tabana binen yük nedeniyle ayak tabanının da genişlediğini belirterek, akşamüstü satın alınacak ayakkabının ertesi sabah ayağa bol gelebileceği, insanların her iki ayakları da tamamen eşit olmadığından, satın alırken ayakkabıların her iki ayakta da denenmesi gerektiği konularında uyarılar yapıyorlar.

Yüksek topukların giyenlere olduğu kadar çevreye verdikleri zarar da önemlidir. 60 kg. ağırlığında bir kadının, ağırlığının yarısının 1 santimetre kare alanındaki topuğuna uyguladığı basınç 30 kg/cm2 dir. Bu durağan bir yüktür. Topuklarına basa basa yürüyen bir kadın yere kat be kat daha fazla basınç uygular. Yani zarif bir kadının topuklu ayakkabılarıyla yere yaptığı basınç dünyadaki en büyük filin basıncından bile çok yüksektir. Bu nedenle topuklu ayakkabılar halı ve ahşap kaplamalara zarar verirler, asfaltta tırların bile yapamayacağı izler bırakırlar.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yazınızın en çok kadınları filler ve tırlarla karşılaştıran bölümünü! sevdim Nilgün Hanımcığım. Zira bazen kadınlar da filler ve tırlar gibi üzerimize üzerimize gelmekteler!... Üstelik biz erkeklerin "Cürümün kadar yer yakarsın!" tehdidine zerre aldırmadan... Ayakkabının topuğuna gelince... Ben doğal ve topuksuz kadın sevdiğimden, topuğun derdine topuklu kadın sevenler düşsün. Cemce sevgiler Not: Şahsınızı önerdiğim blog yazarları bölümüne aldım. Umarım bir sakıncası yoktur.

Cem Beraat Çamsarı 
 11.04.2011 12:55
Cevap :
Önerdiğiniz için teşekkür ederim Cem Bey. Saygılar, sevgiler sunarım.  11.04.2011 15:38
 

Bu yazınının en çok kadınları filler ve tırlarla karşılaştıran bölümünü sevdim. Nilgün hanımcığım. Zira kadınlar da zaman zaman filler ve tırlar gibi üzerimize gelmekteler!... Üstelik biz erkeklerin" Cürümün kadar yer yakarsın." tehdidine aldırmadan. Ben kadının doğal ve topuksuz halini sevdiğimden, topuğu kim seviyorsa o düşsün derdine. Cemce sevgilerimle...

Cem Beraat Çamsarı 
 11.04.2011 12:23
Cevap :
Kadınların üzerinize filler ve tırlar gibi geldiğini hissediyorsanız bilinçaltınıza bir bakın Cem Bey. Acaba neden böyle korku hissediyorsunuz? Geçmişte olumsuz bir negatif kayıt oluşturtmuş olabilir misiniz ? Çözmek gerek, zira ne erkekler kadınsız, ne de kadınlar da erkeksiz yapabilirler. En derin sevgi ve saygılarımı sunuyorum. Teşekkürler yorumunuz için.  11.04.2011 13:33
 

Topuklu ayakkabı giymeyi beceremeyen bayanlar için bir şeyler dememişler mi? İki de bir yamulup bütün karizmayı sıfırlıyorum da :)))

Nazmiye Tan 
 27.09.2010 18:01
Cevap :
:)))) Evet hatırlarsan bi kerede konuşmuştuk bu konuyu seninle :)) Tamam onu da araştırırım vardır mutlaka öyle bir bilgi. Öpüyorum.  28.09.2010 8:37
 

KAYNAK : Tamer Korugan Lüzumsuz Bilgiler Ansiklopedisi, 6. Cilt

A.Nilgün Aktaş 
 27.09.2010 18:00
Cevap :
 28.09.2010 8:39
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 547
Toplam yorum
: 1936
Toplam mesaj
: 118
Ort. okunma sayısı
: 7853
Kayıt tarihi
: 30.03.10
 
 

Kişisel gelişim uzmanıyım. Yaşam Koçu, İlişki Koçu, NLP Uzmanı ve Eğitmeni, Kuantum Yaşam Koç..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster