Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Mart '12

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
296
 

Kadınlar yeterince gayret gösteriyor mu?...

Ortaokul yıllarım…1974 veya 1975 yılı…Türkçe dersimizde öğretmenimiz bir münazara konusu verdi. “İş hayatında kadınlar mı daha başarılıdır, erkekler mi?”…Sınıfımızdan dört kız öğrenci ( birisi ben oluyorum) ve dört erkek öğrenci seçerek bu konuda hazırlığınızı yapın, haftaya bu konuyu sınıfta münazara yapacağız dedi.

Ben kız arkadaşlarımı alıp konuyu araştırmak için neler yapacağımızı, nerelere gidebileceğimizi konuştum. O zamanlar imkanlar kısıtlı. Dört koldan okul sonrası araştırma yapıyoruz. Ben bulduğum dökümanları ve görüştüğüm, o gün için bulunduğum ilçede üst düzeyde görev alan hanımefendilerle olan görüşmelerimi en vurucu şekilde kağıda döktüm. Kendimce iyi hazırlanmıştım. Diğer arkadaşlarda hazırlandıklarını ifade ettiler…

Nihayet münazara saati gelmişti. Hadi kızlar dedim, şu erkekleri mağlup edelim de görsünler günlerini. Erkek arkadaşlar da bize bakıp diş gıcırdatıyorlar. Siz görürsünüz diyorlar. Ben kızlara sordum sizde ne var diye… Kızlardan ikisi sıkı hazırlanmış. Üçüncüsüne sordum, sen de ne var?...Çıt yok… Kızım, hani hazırlamıştın, ne oldu?... Verdiği cevap; “Ya ben hazırlanamadım, vakit bulamadım… E canım arkadaşım neden önce söylemedin?... Belki yaparım diye düşündüm… Belki… Çok kızmıştım, ama yapacak bir şey yoktu bu saatten sonra…

Öğretmenimiz geldi ve başlayın dedi. Dört kişiye karşı üç kişi çok güzel tezlerimizi öne sürdük, bayağı da etkili oluyorduk. Erkek arkadaşlarımız da iyi hazırlanmıştı haklarını yemeyelim…Veee sonuç açıklandı…”Bayanları savunan gruptan bir arkadaş sorumluluğunu yerine getirmediğinden, mağlup ilan edilmelerine…”

Bu nereden mi aklıma geldi? Bugün Dünya Kadınlar Günü de ondan… Bugün hala ezilen kadınlar ise, bunda biraz da bizim sorumluluğumuz yok mu? Şartlarımız eşit değil biliyorum ama yine de yapabileceklerimiz şeyleri yapmaktan imtina etmemek gerekir. Hakkımız olanı, tabir yerinde ise, söke söke almalıyız… Büyük Atatürk bize bir çok şeyi altın tepside sundu, biz onları korumak için ne yaptık?

Araştırmacı Adil Gür’ün Milliyet Gazetesi için yapmış olduğu kadına şiddet anketinde her iki kadından birinin şiddete maruz kaldığı tespit edilmiş. Yani her iki erkekten birinin dayakçı olduğunun da tespiti yapılmış oluyor bu durumda.

İşte o anket sonuçları;

- Kadınların yüzde 20,5’i çocukken-genç kızken babasından, yüzde 29,7’si annesinden, yüzde 15,6’sı ise erkek kardeşinden dayak yediğini söylüyor. Kadınların yüzde 27,9’u annesinin babasından şiddet gördüğünü ifade ediyor.

-  Kadınların yüzde 67,4’ü eşi tarafından sözlü şiddete maruz kaldığını söylüyor. Evli-boşanmış/dul her 100 kadından; 74’ünün eşi kıskanç, 67’sinin eşi kendisine bağırmış, 28’i eşi tarafından başkalarının yanında azarlanmış, 21’i eşi tarafından cinsel şiddete maruz kalmış, 18’inin eşi arkadaşlarını görmesini engellemiş, 17’sinin eşi sinirlendiğinde evdeki eşyaları kırıp dökmüş, 14’ü eşi tarafından dayakla tehdit edilmiş, 13’ünün eşi ailesini görmesini engellemiş, 11’i eşi tarafından evden kovulmuş.

-  Üniversite mezunu aile reislerinin yüzde 41,2’si sözlü şiddet uygulamazken, bu oran lise mezunlarında yüzde 37,8; ortaokul mezunlarında yüzde 34,8; ilkokul mezunlarında yüzde 27,1 ve diplomasızlarda yüzde 22,5.

-  Eğitimin yükselmesiyle eşinin kendisine cinsel şiddet uyguladığını söyleyen kadınların oranı azalıyor. Üniversite mezunu kadınların yüzde 97,4’ü cinsel şiddete maruz kalmadığını belirtirken, bu oran lise mezunlarında yüzde 83,9’a; ortaokul mezunlarında yüzde 80,6’ya; ilkokul mezunlarında yüzde 76,3’e; diplomasızlarda ise yüzde 76’ya geriliyor.08 Mart 2012

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhaba Ayşegül hanım, her ne kadar 8 Mart geride kalsa da tüm günler "8 Mart Dünya Kadınlar Günü" olmalı. İzninizle yazınızı facebook'ta paylaşıyorum. Selamlar, saygılar.

İlyas Bayram 
 20.03.2012 10:36
Cevap :
Merhaba İlyas Bey, teşekkür ediyorum. Her günümüzün yaşam aşkıyla dolacağı o günleri özlemle bekliyorum...Selamlar, mutlu kalın...  20.03.2012 11:11
 

Merhabalar...Sevgili AYŞEGÜL hanımcığım..:-) Elbetde önce geçmiş KADINLAR GÜNÜNÜZ kutlu olsun :-) Sizin bu mutlu gününüzde bir sevgili arkadaşımın eşi ile arasında geçen komik bir anektotu özet olarak anlatmaya çalışayım müsaadelerinizele:-) Arkadaşımın eşi sitem eder, bugün kadınalar günü beni neden kutlamadın bakayım? deyince, arkadaşımın cevabı ise " Evet bugün KADINLAR günü, ancak bu gün EZİLEN KADINLAR için, EZEN KADINLAR için değil..! "der ve kıyamet kopar..! :-)) Sonsuz sevgiler,selamlar ve saygılar sunarım..! :-)) ÇUKUROVA - ADANA'dan------>> EGE'nin İNCİSİ İZMİR'imize :-)) NECİP KÖNİ - ADANA / TR

Necip Köni - Adana / TR 
 13.03.2012 20:54
Cevap :
...:))))) Necip Bey, çok hoş gerçekten. Beyefendi doğru söylemiş ezilen kadınlar günü diye. Biz, ezmenin her türüne karşıyız. Sırf bu yüzden acılı ezme ve zeytin ezmesi dahi yemiyorum...:))) Kutlamanız için ayrıca çok teşekkür ediyorum...:) Selamlar İzmir'den Adana'mıza, mutlu kalın...:)  14.03.2012 0:02
 

Sağolun, münazaraları hatırlattınız, o heyecanı, o büyük bir iş başarıyormuş duygusunu yaşadığımız anları, gençliği, coşkuyu, mutluluğu, güzel günleri...Ayrıca verdiğiniz güzel ve yararlı bilgiler için de teşekkürler. Sevgiyle...

DİNOZOR 
 12.03.2012 11:06
Cevap :
Ben teşekkür ediyorum size bu değerli yorumunuz için. Gerçekten güzel günlerdi...Selamlar, mutlu kalın...  12.03.2012 14:12
 

Gösteremiyor sevgili Ayşegül hanım. Ben kendi adıma diyebiliyorum bunu, çocukların düzeni, ailenin devamı için gereken sorumluluklar ön sıraya yerleşince diğerleri mecburen sırasını bekliyor eğer verilebilecek enerji kalırsa; Önce anneyiz çünkü biz, babaya gelince istediği kadar baba böyle olunca da sosyal ortamda daha fazla erkek görebiliyoruz. Geç okuyabildim güzel yazınızı "kadınlar gününü değil ben fedakar kadınları" kutluyorum sevgiyle...

Cemile Torun 
 11.03.2012 21:02
Cevap :
Teşekkür ediyorum Cemile Hanım. Aslında her kadın isterse, öncelikle kendi küçük dünyasında, haklarına sahip olma bilinciyle hareket eder.Bu da göle atılan bir taşın çevresine yaydığı dalgalar gibi çoğalır, uzaklara yayılır. Sorunu daha yakınımızdayken çözebilme gücümüzü kullanırsak, katmerlenip bir dağa dönüşmez. Elbette üstesinden gelemeyeceğimiz durumlar da olabilir. O zaman da devletin etkin yasalarının uygulanmasını bekleyeceğiz...Selamlar, mutlu kalın...  12.03.2012 10:49
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 278
Toplam yorum
: 3989
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1421
Kayıt tarihi
: 20.11.10
 
 

Bir Kamu Kurumundan emekliyim. Bloğumda; yaşadıklarımı, çevremde gözlemlediğim olaylar ile kendi ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster