Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Ekim '12

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
1194
 

Kadınların başını kapatması Müslümanlığın ölçütü olabilir mi, şart mıdır?

Kadınların başını kapatması Müslümanlığın ölçütü olabilir mi, şart mıdır?
 

Kaynak: aktifhaber.com


Günümüzde "Türban","Baş örtüsü","Eşarp","Yazma"... ıvır zıvır şeylerle uğraşan çok insan var. Bir de ben bunlara takılmak istemiyorum. Benim için, pek de farklı değiller.

Küçüklüğümden bahsetmek istiyorum aslında. Kayseri'de, ilkokuldayken yazları gittiğim dini kurslarda, bize kapalı olmayı tariflemişlerdi. Tarife göre, başını kapatmanın tam bir ölçütü yoktu. İstediğin şeyle kapatabilirdin. Sadece; yüzünün ön kısmı, ellerin bileğe kadar olan kısmı ve ayak bileğinin alt kısmı gözükebilirdi... Etek ya da pantolon giymek zorunluluğu yoktu, sadece giyilecek kıyafetlerin transparan olmaması ve vücut hatlarını belli etmemesi gerekiyordu. Müslümanlık kavramının "Kapalı Olmak" deyimi buydu...

Benim annemden hatırladığım kadarıyla, misafirliğe gitmeyeceksen, evde yazma denilen daha mat renkte, genelde çiçekli desenli kare şeklinde bir örtüyle başlarını kapatırlardı. Dışarı çıkıp, gezeceksen de, eşarp denen daha parlak ve daha kaliteli olduğuna inandığım daha düz desenli bir fabrikasyon kumaşını kullanırlardı.

Türban tartışmasının siyasi ve dini boyutlarda ilerleyişini pek takip edemediğimizden, gözlemsel olarak birtakım çıkarımlar yapmak durumundayız. Klişe bir deyim olacak ama "Başı kapalı, mini etekli" gördüğümüz kişilere ne Müslüman diyebiliriz ne de Gayrimüslim... Evet, bir niyet var ama başaramamış. Ya da başörtüsünü aksesuar olarak kullanmış. Belki de o arkadaşların Müslümanlık anlayışı bu şekilde, bilemem. Bizim bilmemiz gereken şey, doğruyu öğrenmek isteyen insana bilgi verilir; örnekler gösterilir ve yapabiliyorsa yapar. Zorlama ile bir yere gidilmeyeceğini Tayyip amca defalarca söyledi.

Din, inanca bağlı olduğu için; kimse duygularını açıklamak zorunda değildir. Belki, benim düşüncelerime güleceksiniz, neden söyleyeyim ki?! Ya da gülebilirsiniz, ben bu tip şeylere aldırmam ama ben yardım talebinde bulunmadıkça, benim dini inancımı eleştirmek kimsenin hakkı değildir...

Tayyip amca, insanları birleştirmek yerine sürekli kutuplaştırdığı için olsa gerek, bu tip tartışmalar da büyüdü. İnsana dinini küçük yaşlarda öğretebilirsin. Ondan sonrası, o kişiye kalmış. Yapar, ya da yapmaz.

Halbuki, din insanları birleştirici bir faktör olmalıdır. Zaten bu sebeple, bu kadar çok mezhepin olmasını da tuhaf karşılıyorum. Yahudilik, Hristiyanlık ve Müslümanlık diye üç ayrı ilahi dinin olmasını da tuhaf buluyorum. Madem hepsini kabul ediyoruz da, neden diğer dindeki insanları beğenmiyoruz anlamıyorum. Saygı göstermemiz gerekmez mi?

"Dini sorgulamayın" derler ama günümüz şartları sorgusuz kalmamıza izin vermiyor. Tıbbi açıdan baktığımızda da, güneş almayan kapalı insanlardaki osteoporoz oranının çok yüksek olduğunu biliyor musunuz? Kaç tanesi tedavi oluyor? Kalsiyum ve D vitamini preparatları olmadan önce, bu insanlar sadece kemik kırığından dolayı ölüyorlar mıydı? Neden? Yeterince güneş alamadıkları için... Cilt kanseri mi dedi birileri, muhalefet olmak için?.. Hangisi daha çok görülüyormuş?

Başı açık bir kadın mı daha Müslümandır, yoksa sigara içen bir başörtülü mü? Bırakın bu tür saçma sapan tartışmaları da, sağlığınıza dikkat etseniz; yani Yaratan'ın size verdiği canı korusanız; daha fazla Dindar olursunuz...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İslamiyette aslında imanın gücü önemli. İmanını güçlendiren kişi zaten gereğini yapar, şekillere takılmaz.İmanı güçlü olan nasıl alkol kullanmazsa zaten sigarada içmez, çünkübilirkibedeni Allah(c.c) ın emanetidir ve emanete ihanetetmez

hssensoz 
 28.10.2012 23:52
Cevap :
Evet, keşke herkes bunu bildiği gibi sözde bırakmayıp; uygulamaya da geçse çok güzel bir dünya olur. Sevgiler, Saygılar ;)  29.10.2012 14:27
 

Değerli yazarım merhaba. Aslında bu konuda o kadar konuşulduki artık gündeme getirmenin anlamı yok. Herkes istediği gibi yaşamakta özürse ki elbette özgürdür, bırakalım insanlar nasıl giyinmek istiyorlarsa öyle giyinsinler. herkesin buna hakkı vardır. Saygı duymak durumundayız. Önemli olan herkesin ne inanç taşırsa taşısın birbirine olan saygısıdır bence. Emin olun bu tartışmalarla bir yol alamayız ülke olarak. Omu daha müslüman yoksa bumu diye tartışmaktan yerimizde sayar olduk. Bunu ancak Yüce Allah bilir o yüzden bunu ilahi yaratıcıya bırakıp biz ülkemize,insanımıza, çevremize nasıl faydalı oluruz onun tartışmasını yapmalıyız. Böylesi daha değerli bence. Başarılarınızın devamını diliyorum. Bayramınız mübarek olsun

Muzaffer Direk 
 27.10.2012 23:21
Cevap :
Haklısınız üstadım. Ben de zaten bunu yaymamız gerektiğini düşünüyorum. Bu tip tartışmaların boşuna olduğunu göstermek amacıyla örnekler vermeyi denedim, umarım başarılı olmuştur. Sevgiler, saygılar.  29.10.2012 8:00
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 131
Toplam yorum
: 123
Toplam mesaj
: 9
Ort. okunma sayısı
: 3095
Kayıt tarihi
: 10.04.09
 
 

Marmara Üniversitesi, Tıp Fakültesi'nden mezun... Tıp Fakültesi'nden her şey çıkar, arada doktor ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster