Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Ekim '07

 
Kategori
Gelenekler
Okunma Sayısı
1338
 

Kadınların özgürlüğü mü, esareti mi?

Kadınların özgürlüğü mü, esareti mi?
 

Çocuk da yaparım kariyer de? Bu cümleyle yola çıkan biz kadınlar aslında yine ataerkil düzen tarafından fena halde kandırılıyor olabilir miyiz? Biz gün ağarmadan yola çıkıp işe giderken, bir yandan ev işleri, bir yandan yemek, diğer yandan alışveriş, diğer yandan çocuk, öteki taraftan sosyalleşme kaygılarımız arasında can- hıraş çabalarken erkekler arkamızdan sinsi sinsi gülüyor olabilirler mi? Hayır, dikkat ettiyseniz bıyık altından gülüyorlar demiyorum, ne de olsa çok modern erkekler oldukları için artık bıyık bırakmıyorlar.

Ataerkil aile dönemi sona erdi mi? Bence erkekler yüzyılın en önemli hareketinin tadını çıkarıyorlar, keyifleri yerinde valla. Kadın çalışsın, evi idare etsin, çocuk baksın, sonra da kocasının koluna girip en zarif haliyle boy göstersin. Ama kadının da tüm bu çabaları sonuçsuz kalıyor zannetmeyelim. Bir kere kendi parasıyla o en pahalı kozmetiklerden alıp, istediği kuaföre gidebiliyor, yeni ev, araba alınacağı zaman o da bir iki çift söz söyleme hakkına sahip, hem öyle erkeğe gebe değil eskisi gibi, kendi maaşı var ne de olsa istediği zaman çekip gidebilir.

Son zamanlarda gördüğüm tablo pek iç açıcı gelmiyor bana. Mesai arkadaşlarım, evli ve çocuklu kadınların ev ve iş arasında yaşadıkları çelişkileri, çocuklarıyla yeterince ilgilenememelerinin verdiği acı ve neden bu koşuşturma, evimde çocuğumu büyütmek istiyorum feryatları, bana toplumda birşeylerin ters gittiğini düşündürüyor.

İster eski ister çağdaş olsun, bir toplumun özelliklerini belirtirken birinci derecede önem taşıyan ve birbirine sıkısıkıya bağlı olan iki unsurla karşılaşılır: Ekonomik yapı ve aile yapısı. Bazıları birini diğerinden üstün görme eğilimindedir. Mesela Marks ekonomiyi herşeyin temeline koyarken, Freud aileyi temel alıyor. İkisinin ortak noktada buluşması ise, aslında ailedeki işbölümüne bağlı olarak gerçekleşebiliyor. Türk ataerkil sisteminde yetişmiş erkeklerin, bu eşitliğin sağlanması yönünde biraz daha çaba göstermeleri gerekiyor galiba. Yoksa yaşlılık dönemlerinde her biri ya erken bunama sorunu yaşayan eşleriyle ya da sorunlu çocuklarıyla uğraşmak zorunda kalacaklar. Yoksa çocuk da olsun, kariyer de olsun ama önce şu hep sözü edilen eşitlik olsun.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Çiğdemcim bu ülke 50 yıl öncesine göre belki bir çok konuda ilerleme gösterdi ama erkeklerin evlilikde kadına bakışı ve evlilikdeki tipik beklentilerinde 1 nebze bile farklılık yok yazıkki.Bloga hoş geldin bu arada. ne oldu bizim cadde yemeği? öptüm..not. benim son bloga baktınmı? erkekler aptal kadın sever :))))

Sibel Ulusoy 
 11.10.2007 20:16
Cevap :
Hoşbulduk. Bayram sonrası toplanırız artık. Bu arada başlığı çok takdir ettim. Erkekler aptal kadın sever; hemen okuyorum.  12.10.2007 12:30
 

Konuya şu açıdan bakarsak; kadının temel görevi doga gereği çocuk doğurmak, erkeğin ise evi geçindirmek. Kadın ilk görevini yerine getirip üstelik birde para kazanıyor, peki erkek artı olarak ne yapıyor? O da kadının yükünü paylaşsın canım di mi ama çocuk doğuramayacağına göre ev işlerini üstlensin mesela:) Erkeklerden olur mu öle şey yahu seslerini duyar gibiyim :)

Anita 
 07.10.2007 0:22
Cevap :
Erkeklere ters o işler Anita. Erkek adam öyle şeyler yapmaz. Ha bu arada söyleyim çok nadir de olsa eşine yardım eden çok değerli erkekler var onları tenzih ediyorum.  07.10.2007 11:10
 

Birey; özgürce düşünerek kendi kararı verebilir, özgürce üretebilir, kimseye muhtaç olmadan sağlıklı olarak yaşama imkanına sahip olabilirse "insan" olarak anlamını bulabilecektir. Kadın ve erkek birbirlerinin tamamlayıcısıdır. Olaya bu açıdan bakılırsa bir rekabet söz konusu olmayacaktır. Bir ortaklıkta, hak ve paylaşım vardır. Kadın; hem birey olarak üretime katılması hem de insan neslinin devamını sağlaması ile ilgili görevide değerlendirildiğinde ortaya kadının aleyhine bir haksızlık doğmaktadır. kadınlarımız zeki varlıklardır. Üreten, doğuran ve yetiştiren konumlarından hangisi veya hangilerinde karar kılacaklarına kendileri karar vereceklerdir. Ne var ki;Kadınsız bir dünya mümkün değildir. Sağlıcakla kalınız.

Canmehmet 
 06.10.2007 21:14
Cevap :
yorumunuz için teşekkürler. Elbette karar verme hakkımız vardır. Ama sadece ev kadını olmayı seçtiğimizde daha sonrası için pek karar verme hakkımız kalmıyor. Ki bu da ayrı bir tartışma konusu. Gerçekten, yorumu zor bir konu.  07.10.2007 11:22
 

zira "hem çocuk yap hem kariyer" diye koşuştururken "her konuda başarılı ol" hiç bi şeyden geri kalmasınlar -zira çocuk yapmak da kadının asli görevlerindendir ya- hatta kariyer derdine düşmüş çocuk yapmamayı tercih eden kadınlar da bu arada dolduruşa getirilmekte. niyeyse? en iyisi ikisini de yapmamak:) demiştim bi yazımda. selamlar.

Başak ALTIN 
 06.10.2007 14:39
Cevap :
Superman olmaktan bile zor işimiz. Bir de anlasalar. Yorumunuz için teşekkürler.  06.10.2007 17:31
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 9
Toplam yorum
: 19
Toplam mesaj
: 14
Ort. okunma sayısı
: 1141
Kayıt tarihi
: 07.08.07
 
 

1978 doğumluyum. Arkeoloji alanında yüksek lisans yaptıktan sonra Sinema - TV eğitimi aldım. Çeşitli..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster