Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Eylül '16

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
237
 

Kadınsal&Erkeksel dedikodular…

Kadınsal&Erkeksel dedikodular…
 

Şimdi herkes aşkta özgürlük, anı yaşa, anı yakala diyor ya; tamam kabul. El birliği ile uygulama yapıyoruz. Anı yaşıyoruz. Hayatı ıskalamadan kaçırmadan, duyguların hatta bazen hormonların çektiği yere doğru yokuş aşağı hızla yuvarlanıyoruz.

Gözler ve bilinen tüm g ile başlayan bedensel tanımları inceleyen bir erkek, bir kadın bedenine olur veriyor. Giyimi, uyumu, makyajı, saçı değil, dikkate alınan, kendine has al benisi olmalı kadının. Çekici, seksi, naturel, bakımlı diye tanımlar erkeklerin kadınlar için kullandığı cümlelerin arasında bir kaç kelimedir. Beden onayından sonra gülümseme, ses, vücut dili üçlemesi kontrol ediliyor. Ardından mesleki kariyer, eğitim, aile, arkadaşlar, ikamet adresleri, yaşayış tarzı ve en son duygu reaksiyonları.

Bu aşamaya geldiysen sorular şöyle geliyor. Bazen erkek kendi içinde sorup, kendi içinde cevaplıyor, bazıları da sözlü mülakatı tercih ediyor. Kıskanç mısın? Çok duygusal mısın? Gece çıkabiliyor musun? Ailenle mi yaşıyorsun? Şimdi bu soruların alt metinlerine geçelim.

Kıskanç mısın? : Seni beğendim ama tırsıyorum. Şimdi sen varken benim kaşım gözüm ayrı oynayabilir. Sonuçta ben erkeğim ve benim atalardan kalma böyle bir ayrıcalığım var. Kısaca beni flörtlerimden, mesajlaştıklarımdan ara da bir hatırlayıp selam verdiklerimden acaba kıskanıp bunaltır mısın? Sana hesap vermem ama sen hesapsı sorular sorar mısın? Kendine ne kadar güvenirsin? Kıskanılmak ister misin?

Çok duygusal mısın? : Aslında ben çok duygusal değilim. Bağlanmak istemem. Sorumluluk almak istemem, Sıkıntıya gelemem. Ayrılmak istediğimde başıma bela olur musun? Sık sık alınganlık ve trip gibi eylemlerle beni bunaltacak mısın? Hayaller kuran bir tip misin? Özel gün saçmalıklarından pek hoşlanmam ben önemsenmeyi severim de olur da eğer ben bu özelmiş günlerini unutursam sen nasıl reaksiyon verirsin acaba? ( Bu iki soru şekli için, türlü türlü eski sevgili ve arkadaş sevgilileri deneyimlerinden örneklemeler yapılıp üstü kapalı sorguya çekilebilirsiniz.)

Gece çıkabiliyor musun?: Benimle gece geçirecek misin? Ne kadar özgürsün. Ben de kalacak mısın ya da bir yerde kalacak mıyız? Sevişecek miyizin hafifletilmiş hali sorusudur.

Ailenle mi yaşıyorsun?: Ne kadar özgürsün?  Ailen kim? Neler yapar? Sen yalnızsan, sana da gidilebilir?

Aslında basit mantık. Artık bütün kadınlar akıl sağlığı yerindeyse bu soruların alt metinlerini biliyor. kckkkkkk_13

Gelelim hemcins kriterlerine ve alt metinli sorularına; Karizma, yakışıklı, kaslı, atletik ilk etap değil. Şöyle bir bakarlar. Yanına yakıştırır ya da yakıştırmaz ama biraz yakından bakmak isterler. Medeni halini, İşini, kariyerini, memleketini ,yedi ceddini, burcunu, evini, barkını, yaşadığı yeri, takıldığı mekanları, arkadaşlarını, espri yeteneğini, pratik zekasını, adam akıllı ailelerini, cömertlik cimrilik kavramlarından hangisine yakın olduğunu, kısaca erkeklerin pek ilgilenmediği ama kadının, kendini ikna etmesi için gerekli tüm detayları öğrenmek isterler. Bütün bu soruların cevabı olumluysa, e bir de yakışıklıysanız hiç şansınız yok. Sorgu sual aşamasına geçiş yapılır.

Neler yaparsın boş zamanlarında? : Benimleyken vaktini nasıl geçireceksin bir görelim bakalım. Kültürlü müsün, nesin?

Kıskanç mısın? : Ben istediğim gibi yaşarım. Sen bana karışamazsın. Arızalı bir tipsen yol yakınken kopuşalım. Zamanım yok benim.

Yalnız mı yaşıyorsun? : Cevap evetse  sınavı geçersiniz. Yalnız erkekler hayatlarını tek başına idame ettirebilen, kariyeri fena olmayan, iyi kazanan, özgür, etlisine sütlüsüne ailesini pek karıştırmayan bir profil çizerler. Bu kadının hem işine gelir, hem de ürkütücüdür. Özgürlüğünüz kadına alternatif olduğunu hissettirebilir. O eve geldiğinde, önceki gelenlerin yaşanmışlıklarından bile rahatsızlık duyabilir hatta ilişki sırasında eve gelip giderken siz hissetmeden ilginç kontroller ile kendini rahatlatmak isteyebilir.

Bunlar şimdilik aklıma gelen alt  metinli bakış açıları, sorgu sual halleri. İlişkide neler oluyor da haksızlıklar hissediliyor ona bir bakalım.

Erkek, doğası olduğunu iddia ettiği, hormonal baskı sonucu beğenip hayatına aldığı bir kadınla hazır tüm heyecan dorukta ve arzular tavan yapmışken bedensel birliktelik yaşamak istiyor. Tutku ile birleşmeyi, arzuluyor. Aynı hisleri hissedebileceği bilinen ancak tabulardan dolayı önemsenmeyen kadın profili erkekle aynı anda hissettiği arzu sonucu belki de ilk buluşma da birleşme yaşarsa, erkek artı, kadın neden bir eksi kazanıyor? Gerçi şimdi çok da bu konuları dert eden yoktur ama kadınsal dedikoduların arasında mevzu şöyle dener sayın erkekler; ” Aptallık etmişsin. Kızım nasıl ilk günden yaparsın bunu, aramaz tabi seni aldı alacağını?” Alacak? Burada ki alacak, duygusuz bir alış veriş olduğunu gösterir. Yani kadın sanki mekanizmaymış erkek modeli ile yanlışlık ya da hata diye adlandırılan bir kısa devre sonucu monte olmuş ve erkek gerekli akımı almış işlevini tamamlamış fişi çekmiş gibi tasvir edilmekte.

kanka_dan_sevgili_olur_mu-0Kadının kendince belirlediği sex yapabilme süresi diye bir olgusu oluşur zamanla. Onun bir süreci vardır. İlk seferden olmaz. Bir kaç yemek, eğlence ve bütçe ayırıldıktan sonra, yalandan güven kazanıldığında bedensel birleşmesi gerçekleşecek bir varlık gibi düşünülür. E hani anı yaşıyorduk sayın erkekler ve sayın kadınlar? Kadın mındar oldu iki dakika da üstelik alıcı verici durumu bittiği için iletişim koparıldı. Ne oldu şimdi?

Duygusuz bir alışveriş için konunun profesyonellerinden yardım alınsa bir kaç buluşmalık bütçeye de gerek kalmayacak oysa  ve kimse incinmeyecek. İlk gün arzusu ile ya da 8. gün arzusu ile birleşme olmasının ne gibi farklılığı olabilir ki? Mesele güvense 40 yıllık evlilikler bitiyor yahu.

Sexi geç yaşadı diye ne adam, ne de kadının kutsal olması beklenemez öyle değil mi? Görür görmez birleşin, boş verin onu bunu da demiyorum. Arkadaş hissedin, hissettirin. Yukarıdaki sorulardan sonra işin doğasına geçiş için biraz ruh kapağını kaldırın ve duygulara büyüteçle bakın istiyorum.

Kadın ya da erkek, ne olursa olsun sex dürüstlük ister diyorum. Arkasından atıp tutması kolaydır kadınların ya da adamların. Mertlik cinsiyet istemez. Yiyorsa şunu söylesene; ” Ben seninle bir ilişki düşünmüyorum, seni beğeniyorum, birlikte olmak istiyorum. Uyuyorsa hadi. Uymuyorsa sen bilirsin? ” Off çok zor değil mi? Değil. Aslında bu en kolay güven yolu. İki tarafta aynı fikirdeyse an yaşanır işte ve kimse incinmez. Bir taraf farklı düşünüyorsa bu olmaz ve kimse kimsenin zamanını da çalmamış olur.

Oldukça bakımlı şık güzel seksi hemcinslerim, bütün bunları sadece kadınlar arasında iyi olmak için yaptığımızı biliyoruz. Bu hallerimiz erkeklerin hoşuna gidiyor mu? Evet. Peki akılda kalıcı olmak için dış giyim ve tene mi ihtiyaç var sadece? Alışveriş malzemesi mi olmalıyız? İnsan muamelesi mi görmeliyiz? Ey kadın. Aynaya bak. Sen bir değersin ve inan bana artılarınla fark yaratıyorsun. Duygularınla istediğin bir hayatın olsun. Ne istiyorsan yaşa ama kendini kıymetsizleştirme.

Oldukça yakışıklı, karizmatik, atletik havalı erkekler; performans skorun ve spor salonu delillerinle mi akılda kalmak istiyorsun? Karakterinin kıvrımlarıyla kendine hayran bıraktığın bir ruhun içinde temiz bir hayat mı? Seksin sonu var ve o son geldiğinde; şişirdiğin göğüs kasların, pazuların, baklavaların seni terk ettiğinde, geçen yılların içinde kaç mililitre aşk biriktirdin, kaç insanı mutlu ettin göreceksin.

Hayatınızın son gününde olduğunuzu düşünmeniz için size 2 dakika bonus hediye ediyorum. Sizi size anlatan en mükemmel anılarınızı, kırdığınız kalp sayısını, aldığınız gönülleri, kazandığınız ruhları bir hesaplayın bakalım. Karda mısınız? Zararda mısınız?

İlle de AŞK…

edakuzeynarin bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bu yazınızın, eğer silmediyseniz, hiç yorum almamış olmasına aslında şaşırmadım. Sizin cesur ve sorumlu yaklaşımınızı gösterebilecek ekseriyette okur yazarımız veya insanımız olmuş olsaydı belki bu yazıya gerek bile kalmazdı. Ama var! Kadına "mal" erkeğe kar güdülü "tüccar" yaftası yapıştırmaktan kolay bir şey yok. Çağlarboyu süregelen sistemlerin bireyin kendine yabancılaşması karşısında meselenin eril ya da dişil bazda ele alınıp çözülemeyeceğini anlamak için elde yeterince done var. "Her şey değişip akmada, bu hal beni hayran bırakmada" demişti antik çağın filozofu. Hayat her yanıyla böyle değil mi? Maddedeki değişim boyutunda gelişen süreçlerin duygusal metamorfizmalara neden olamayacağını söylemek olası mı? Okuldan, kitaptan, kültürden uzak tuttuğumuz kadın veya erkeğimizin aşk ve cinsellik anlayışı, ilk okul çağından başlayarak cinsel eğitim dahil yetişen veya yetiştirilen bir bireyin aşk ve cinsellik anlayışıyla kıyaslanabilir mi? Yarınları ipotekli kız veya erkeğin aşkı da ..

Birkan Can 
 21.05.2017 11:39
Cevap :
Merhaba, Yine isabetli yorumlarınız var. Haklısınız. Benim yüzleştiren yazılarımdan genelde kaçıyor insanlar. Fazla çarpıyorum insanların yüzüne kendilerini. Yara almadan sıvışıyorlar. yok sayıyorlar. Yapacak bir şey yok.Ben vazgeçmem. Aynam daima elimde. Elbet bir yerlerde kıstıracağım her birini. Sevgiler  22.05.2017 14:58
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 154
Toplam yorum
: 85
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 225
Kayıt tarihi
: 22.08.15
 
 

Karşı kıyıdan kendi topraklarına geri dönmüş bir ailenin İstanbul'daki bolca edebiyat kokan evinde ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster