Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Ağustos '07

 
Kategori
Doğal Hayat / Çevre
Okunma Sayısı
502
 

Kafesteki rüya

Kafesteki rüya
 

Onlar her ne kadar kafesin içinde geçirselerde yaşamlarının çoğunu, rüyalarında doğal yaşamın içinde kanat çırparlar özgürce. Tanrının onlara bahşettiği özgürce uçabilme ve doğaya ötüşleriyle ruh katabilme özelliklerini kısıtlayan durumlar bile özgürlük özleminin rüyaya dönüşmesini engelleyemez. Ne kadar evcilleşseler ve bizlerle yaşamaya alışsalarda, rüyalarında özgürce kanat çırparlar yaşama.

Benim muhabbet kuşumda yedi yıldır evimizin fertlerinden biri gibiydi. Bizlerle konuşur, bizimle yemek yer ve müziğin ritmine göre dans ederdi. Hatta o kadar başarılıydı ki bu dans konusunda kızım onun videosunu Youtube de yayınlatıyordu. Hepimiz çok eğleniyorduk. O da kendini, bizim yaşamımızın bir parçası zannederek ve kafesin içindeki monoton hayatına aldırmadan, odaların içinde uçarak özgürlüğünün tadını çıkarıyordu. Zaman zaman değiştirdiğimiz üç yem çeşidine ilave olarak bizim yediklerimizinde ortağı olmanın şımarıklığını yaşıyordu. Daha ne iseyebilirdiki bir kuş. Her ne kadar akşama kadar kafesin içinde bizi beklemek zorunda kalsa bile, bizler yatana kadar, oturduğumuz salonda özgürce uçma şansına sahipti.

Zaman zaman gecenin ilerleyen saatlerinde kafesin içinden gelen tıkırtıları ve ani ötüşlerini onun rüyasında kabus gördüğüne yorumlardık. Geçen gece yattıktan üç saat sonra, kafesin içinden gelen gürültüden sonra uzun bir cik sesi yüreğimizi parçalarcasına uyandırdı bizleri. Benim yattığım odaya yakın olduğu için kafesi, saniyesinde kafesin yanına fırladım. Korktuğum başıma gelmişti. Kuşumuz kafesin dibinde hareketsiz yatıyordu. Her zamanki gibi rüyasında korkmuş ve doğal ortamda olduğunu sanarak uçmaya çalışarak kafesin sağına soluna çarparak düşmüştü yere. Şimdi sessizlik hakim evimizde. Yapacak bir şey yok kendi kendine öldü tesellisinin arkasındaki acı gerçeği gördüğümde, onu bu kadere iten nedenlerin başında yine insan olgusunu gördüm büyük üzüntüyle.

Kafeslerin içinde görülen rüyalar ve boşa çırpınan kanatlar ölümü getirsede, hiç kimse engelleyemez doğanın kanunu olan özgürlük gerçeğini. Su kaynaklarının azaldığı ve her geçen gün dahada yaklaşan küresel tehlikenin bizleri biraz daha kafesin içine kapattığını çaresizlik içinde seyrediyoruz. Doğal yaşamın ölümüne sessiz kalışımız, bizleri yavaş yavaş farkında olmadan rüyalarımızda çırpacağımız kanatlarımızın sonundaki ölümlere yaklaştırıyor sanki. Keşke rüyalarımızdaki korkularımızın etkisiyle uçabilsek bir yerlere çarpmadan, özgür muhabbet kuşları gibi .

METİN ÖZKAYA

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

ben eve alınıp,yetiştirilen her hayvana üzülürüm.Hayatları neys eonu yaşamalı,Bu kainatın kuralları.Evet Hayvan sevgisi güzel bir şey,benimde köpeğim var ama köyde,özgür.Hanib ri söz vardır klişe; PĞapağanı altın kafese koymuşlar illa vatanım demiş.Ya biz olsaydık bu kafesler ardında diye bir empati kursak...Sevimliler tamam kabul.İnsanı cezbediyorlar tamam kabul..ama onlar oldukları yerde güzeller.

yekruseha 
 07.08.2007 10:35
Cevap :
Katılıyorum tamamen. Doğal ortamlardaki yaşamları sağlayamadığımız zaman üzülüyoruz. Yorumunuza çok teşekkür ederim. Sevgilerimle  08.08.2007 0:56
 

Benim de birinci Alişim 14 yıl sonra bizi bırakmıştı tıpkı insnalar gibi hastalandı doktorlar ilaçlar ve bir hafta içinde öldü aklımıza gelince hala üzülürüz.Yerine yeni sevinç kaynağı alın bence sevgiler

Meral Yağcıoğlu 
 07.08.2007 9:33
Cevap :
Evet Meral Hanım; evin içinde inanılmaz bir boşluk oldu. Ama kesinlikle bir daha kafeste beslenen bir canlı olmayacak hayatımda. Üzüntümü paylaşma inceliğinize çok teşekkür ederim. Sevgilerimle.  07.08.2007 9:50
 

Benim güzel kızım Limon da aynı resimdeki arkadaşına benziyor.Anlattığınız gibi aniden heyecanlanıp, ürküp uçarken duvara çarptı.5 dakika yerden kalkamadı.Ödümüz patladı öldü diye.Ölmedi ama bir kanadı şimdi biraz düşük.O haliyle de çok sevimli oyunlar yapıyor bize.Başınız sağolsun.Gerçekten üzücü bir durum.

tijence 
 06.08.2007 22:52
Cevap :
Bloğumda görmüş olduğunuz fotoğraf Babacık'ın son fotoğrafı. Babacık diye diye öyle kaldı ismi. Limon'a dikkat edin ne olur. Odada uçan büyük sinek varsa yatmadan çıkarın odadan. Uyurken ani hareketlerden kaçınmak lazım. Ani korkular, uykuda onların uçmalarına sebep oluyor. Geçmiş olsun, yinede aranızda olması çok güzel. Yorumunuza çok teşekkür ederim.Sevgilerimle  07.08.2007 10:01
 

Keşke bizim gidişlerimizde bu kadar temiz olabilse...Üzüntünüzün yeni sevinçlere kanat çırpması dileği ile...Sevgiler.

Gülistan 
 06.08.2007 22:09
Cevap :
Teşekkür ederim bu güzel dileklere. Sevgiler  06.08.2007 22:53
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 116
Toplam yorum
: 641
Toplam mesaj
: 33
Ort. okunma sayısı
: 3085
Kayıt tarihi
: 15.01.07
 
 

İstanbul' da doğdum. Antikacı, saray restoratörü ve eksperim. Antika konusunda 50’ye yakın belgesel ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster