Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Eylül '08

 
Kategori
Dünya
Okunma Sayısı
2069
 

Kafkaslar'daki kayıkçı kavgası

Kafkaslar'daki kayıkçı kavgası
 

“Tutmayın beni lan” sözü, sokak kavgalarının en baba lafıdır.

Kavgayı seyreden bazıları da derler ki;''Bırakın ya ne halleri varsa görsünler, bunlarınki kayıkçı kavgası''

''Kayıkçı kavgası'' tabiri, eskilerde Eminönü’nde kayıkçıların müşteri kapmak için yaptığı kavgalardan türemiş. Kayıkçılar bağırırlarmış, hangisinin sesi en gür çıkarsa müşteriyi o kaparmış. Ama birbirleri ile asla yumruk yumruğa ciddi dalaşa girmezlermiş.

ABD ve Rusya’nın Kafkasya dalaşı da bu kayıkçı kavgası gibi;

Bush ve Putin, 6 Nisan'da Sochi’de biraraya gelmişlerdi. O güne kadar Gürcistan’da Osetya problemi gündemde değildi. Problem yok mu idi? Olmaz mı? Yıllardır süregelen Kafkasya problemi vardı ancak hem ABD, hem Rusya sessiz sedasız pusuda bekliyorlardı. Türkiye ise Gürcistan konusunda hiç hazır değildi.

Sochi’deki görüşme, görüntüde Doğu Avrupa’ya füze yerleştirilmesi planlarının ele alındığı, Bush’un füze savunma sisteminin Rusya’yı hedef almadığı konusunda Putin’i ikna etme çabası idi. Zira Amerika üçüncü bir ülkeden gelebilecek füze saldırılarına karşı Polonya’ya füzesavar sistemi, Çek Cumhuriyeti’ne de bir radar kurmayı amaçlıyordu.

Daha sonra birdenbire ABD’nin gazı ile Saakaşvili Güney Osetya’ya girdi. Rusya’da sanki bunu bekliyormuş gibi anında Osetya’nın imdadına yetişti.

Sonuç; Gürcistan bölündü, Osetya’da Rusya güdümünde bağımsızlık ilan edildi.

Peki, ABD Sochi’de Rusya ile görüşme yaptıktan sonra, aniden Saakaşvili’ye niye gaz verdi?

İlginçtir ki; uzun süredir direnen Polonya’nın NATO için imza atması da Rus tanklarının Osetya’da göründüğü günlerde gerçekleşti. Belli ki Polonya’nın komünizm fobisi aniden depreşti.

Sochi’deki görüşme “paylaşım" amaçlı mı yapıldı?

6 Nisan 2008 de Bush ve Putin arasında yapılan Sochi görüşmesi önemlidir.

Kafkaslar'daki hareketlilik takvimi bu görüşme ile başlamıştır ve Gürcistan piyon olarak kullanılmıştır.

Tek kutuplu düzenden tekrar iki hatta üç kutuplu düzene geçerken, birbirlerine golleri rahatça atabilmeleri, dünyadaki emeryalist paylaşımlarını rahatça yapabilmeleri ve özelliklede nükleer duvarların sınırlarının belirlenmesi açısından Gürcistan piyon olarak gerekli idi.

ABD ve Rusya için bu paylaşımlarda “Türkiye ve Ermenistan da gereklidir!”.

ABD ve Rusya’nın Kafkasya senaryosu "paylaşım" amaçlı bir “kayıkçı kavgasıdır”.

Kafkasya'daki ‘istikrarsızlaştırma’ politikası her ikisinin de işine yarar.

Türkiye ise bu konuda şuursuz ve bilinçsizdir. Türkiye, Gürcistan gibi piyon olmamalıdır.

Kayıkçı kavgası’na müdahil olmanın anlamı yoktur.

Eğer adım atılacaksa ne ABD ne de Rusya yanında adım atılmalı, Kafkasya politikamız ve stratejik çıkarlarımız bir an önce ciddi olarak belirlenmelidir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Tarafların fillerine özeliklere hamle sırasında atlarına dikkat ediniz. :) Güzeldi hocam ya.. Sevgiler

Ucurtmalar 
 04.09.2008 10:25
Cevap :
Ah bir de şu satrançtan anlasa idim:) ...ben de şu lafı biliyorum "doruğa hızlı çıkan hızla inermiş"...sağol hocam..sağlık ve sevgi ile  04.09.2008 10:58
 

ABD, bu stratejik ücgendekki Türkiye'ye bagdas kurmayi Irak macerasinda denedi, olmadi (3 Mart tezkeresi). Enerji yollarinin (Bakü-Tiflis-Ceyhan petrol boru hatti, Bakü-Tiflis-Erzurum dogalgaz boru hatti, Nabuko...) üzerinde oturup olan biteni seyretmekle hicbirsey elde edemez Türkiye. Sorarlar adama cünkü: O boru hatlarinin vanalari kesilirse ne yapacaksin arkadas? Daha yazabilirim, ama bu kadari yetsin, blog icinde blog gibi birsey cikmasin ortaya. Sevgiler. Tesekkürler.

pirmete 
 02.09.2008 22:06
Cevap :
Dediğiniz gibi yeni dünya paylaşımı, Uğur Mumucunun 3B formülü doğrultusunda Balkanlar, Bağdat ve Baku hattında devam etmekte. Gürcistan konusunda tüm hamleler bilinçli yapılmıştır. ABD Doğu Avrupa'da güç kazandı. Rusya, İran petrolünün Moskova borsasında tırmanışı ile güç kazandı. Putin artık ABD'nin yayılmacılığı karşısında denge sağlama zamanının geldiğini düşünüyordu. Çarlık dönemindeki "sıcak denizlere" kavuşma hayali halen geçerlidir. ABD Polonya ile füze kalkanı anlaşması yaparken, Rusya karşı hamle olarak Suriye ile askeri anlaşmalar yapıyor.Petrol fiyatlarının artmasıyla zenginleşen Rusya enerji kartını da akıllıca kullanıyor.Bundan sonra karşılıklı hamleler devam edecektir. Iran gündemi sırada. Bir de benim aklıma yatmayan şu vardı: ABD ve İngiltere, Irak petrolünü kulllanıyor ve New York borsasında değerlendiriyor, Rusya ise İran petrolünü kullanıyor ve Moskova borsasında değerlendiriyor. Düşman olmaları gerekmiyor, kar ortaklıği bile yapıyorlar. Petrol, evet paylaşımda çok  02.09.2008 22:34
 

Rahmetli Ugur Mumcu'nun topragi bol olsun. Daha Demirperde yikilmadan ortaya sürdügü bir "3 B" formülü vardi (Bakü - Bagdat - Balkanlar). Bu formül bugün hala tikir tikir isliyor. Ana kavram tabii ki "pasta paylasimi". Hidrokarbon kaynaklarin paylasimi. Tepisen beygirlerin (ABD-RF) yaninda pastadan pay uman figüran sipalar da var (Saakashvili, Kürdistan heveslileri vs.). Türkiye? Stratejik 3 B ücgeninin göbeginde yer almasina ragmen sadece seyirci ve idare-i maslahatci. Iddia ediyorum: Kazara... Büyük savas patlak verirse, ilk nükleeri yiyecek olan baskent Ankara olacaktir. Cünkü bu mesum ücgende Türkiye'yi felc etmeyi, Türkiye'de mevzilenmeyi kim önce basarirsa o kazancli cikacaktir. Türkiye'yi (politika esnafi ve silahli kuvvetlerin beyniyle) felc etmenin yolu ise Ankara'ya nükleer dokunmaktir. (Izninizle birkac satirla devam etmek istiyorum).

pirmete 
 02.09.2008 22:01
Cevap :
Petrol, evet paylaşımda çok etkin ancak bir de nükleer duvar işi var. Rusya-İran nükleer duvarına karşın, ABD de Ermenistan-Gürcistan-Türkiye çemberinden nükleer duvar oluşturmaya çalışacaktır. Bunun için de en uygun konum Karadeniz. Nükleer santral yapımı nidaları ile nükleer lafı yavaş yavaş Karadenizde devreye sokuluyor olabilir mi? Çok mu komplo teorisi?:)) Türkiye kesinlikle "kimlikli"bir dış politika izlemek durumunda. Paylaşımcılara ödün vermeden çıkarlar ciddi anlamda korunabilmelidir.Ama nerede Dışİşleri bakanı...İşi Abdullah Gül'e havale ettiler gibi...Teşekkürler zengin katkınız için ve sevgiler...  02.09.2008 22:40
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 485
Toplam yorum
: 2871
Toplam mesaj
: 123
Ort. okunma sayısı
: 2266
Kayıt tarihi
: 10.07.08
 
 

Çok eskidendi ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster