Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Şubat '08

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
1032
 

Kağıttan kayıkta bir rüya denemesi...

Kağıttan kayıkta bir rüya denemesi...
 

Bir sabah fırtınası yatağımda, yastığımın kenarı uçurum hasretten, aşk çarşafa dolanmış öksüz zavallı, pencerede üşümüş serçe üşütmüş sesisye kuşluk vakti habercisi...Yan sokaktan sabah şarkısı kutu kutu pense çocuk korosundan... Kasap Feritin sabah selasında bugüne kadar verdiği etlerin karşılığını istiyor kendi cansız etini mahalleliden ikindi vakti cami avlusundan kaldırmaları için, bu sefer sevenlerine ücretsiz sunuyor ruhunun terk ettiği etini... Yorganın altında bir tren sesidir yankılanan, rüyadan kalma bir düş expresi geçiyor içimden..Vagon penceresine yaslanmış uyuyan bir adam, gözünde bir damla gözyaşı, nefesi camda buhulu bir sevda türküsü...

Bu camdada uğurlanmaların parmak izleri kabaran gönlünün yastığı...Bir tarlanın ortasında uçurtma uçuran çiftçinin çocuğu düş serpiyor insanlık toprağına, o da öğrenmek istiyor çapadan nasır tutmuş ellerinin mor bir sevdanın elinden tutmasını...Bir kasaba istasyonunda duruyor tren istasyon görevlisi Ahmetin karısı kocasının küçük krallığına bakarken loJmanın penceresinden bir yerdende karnındaki kıpır kıpır şişliği okşuyor aşkla...Uyanıyor yolcu gözündeki yaşla, kafasını yasladığı camın anadolu sıcaklığıyla bakıyor pencerenin arkasına sakladığı manzaraya, sarı saçlı, mavi gözlü bir çocuğun yokluğundan istifade eden kargaların memleketimin bereketli topraklarını nasıl yağmaladığını görüyor...

Önünde bir türlü bitiremediği yazıya bakıyor, bakıyor biticek gibi değil, düşleri yorgunluktan sızmışlar ruhunda, alıyor mürekkep lekesi bulaşmış sayfayı bir kağıttan kayık yapıyor, ilk istasyonda bir su birikintisine bırakmak için, belki bir köy çocuğu merak edip öğrenmek ister kağıttan kayık nasıl yapılır diye sonra bütün köyün dereleri kağıttan kayık filosu...Bir korna sesi izin almadan odanın içine dalıyor rüyadaki düş expresi bir otel odasında acil bilinçlenme frenini çekiyor rüya bitiyor...Umutlu başlanan bir sabahın kapısını açıyor yolcu, güne merhaba diyor...

Umutsuzluğu içinden kovalayan bütün okuyuculara...

Bugün bir kağıttan kayık yapıp tayfalarını düşten seçenlere...

MERHABA!...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

yazıların öyle güzel oyle içine işliyoki insanın...hergün okuyorum ve ''hayat hiçten ibaret'' demene ragmen ben o hayata senın yazılarınla anlam yüklüyorum.

ayse uzunay 
 11.02.2008 20:46
 

Ah bizler, insancıklar içimizden geçen o düş ekspresleri, bir yandan da insanlık toprağına tohumlar serpen o yumuk eller, babalarının kağıttan kayıklarını hatırlayan kocamış çocuklar... Denemelerinizin ayrı bir rüzgarı var. Alıp nerelere nerelere taşıyor bi bilseniz şaşardınız. ellerinize yüreğinize sağlık...

Ezgi Umut 
 05.02.2008 19:00
 

Elinize gönlünüze sağlık çok keyifliydi... nedense bende de Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak filmi çağrışım yaptı, sanırım ya yazının başlığından ya da içeriğindeki çocuksu umutlardan...

Hülya ALKAN 
 05.02.2008 12:15
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 75
Toplam yorum
: 71
Toplam mesaj
: 17
Ort. okunma sayısı
: 437
Kayıt tarihi
: 12.11.07
 
 

"Her umut bir olasılıktır" Her sabah evin eşiğinin kenarında duran çiçeğin her sabah orda olma ol..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster