Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Haziran '16

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
134
 

Kahraman babam

Kahraman babam
 

Bir kitapta okumuştum ama bu aralar isimleri birbirine karışıyor. Hangisiydi bilmiyorum...
Çocuk babadan özgüveni alırmış. Nasıl ve neden anlatmamış ama.. Kişisel gelişim kitabı değildi zaten.
Bende kişisel gelişime inanmayanlardanım... Okuyamıyorum o kitapları. Onlardan biri olsa sanırım beş yaşındaki çocuğa anlatır gibi anlatırdı, biraz nasıl ve biraz neden..
Kısa yaşanan hikayemizde bana aşıladığı özgüven için babama minnettarım. Burnumun sürttüğü, kazık yediğim çok zaman oldu ama içgüdüsel bir tavırla hep güldüm. Öyle öğretti... İyi yemeyi, iyi içmeyi, iyi gezmeyi, iyi yaşamayı severdi. Küçük yaşta annesiz kalmış, köyde dedesinin yanında büyümüş, kendini ileriye taşımış bir adamdı. Yenilikçiydi ve öğrenmeyi severdi. Öğrenmekten, araştırmaktan hiç vazgeçmedi. On yaşında Almanya'dan döndüğümüz halde, Almancayı hala anadilim gibi konuşuyor olmam onun sayesindedir. İnsan hep çalışmalı, hep ilerlemeliydi.
O da çok yıpranırdı kendi içinde, acı çekerdi, isyan ederdi anladığım kadarıyla ama gülümserdi. Yüzüne her ikiside oturmuştu, o yüzden çizgileri güzeldi. Karizmatikti. Hafızamda öyle yer etmiş.
Bir gün dedemin mahallesinde eski bir evin eşiğine oturmuştuk. Anlatmıştı...
"Kan tükür ama kızılcık şerbeti içtim neşesinde ve halinde ol" hikayesini o gün dinlemiştim ondan. Güçlü olmak, olunmadığı zamanlarda öyle görünmek gerekiyordu. İnsanlar zayıf olanları ezer, daha çok zarar verirdi..Doğallıkla anlatmıştı, hep yapan insanların doğallığında.. Onun sahip olduğu Kızılcık şerbeti neşesinin kaynağını görmüştüm. Neşe iki tarafı keskin kılıçtır benim için o zamandan beri. Kanla şerbet karışır sıklıkla, zeki olan kanı saklar. Zeki olan kanla şerbeti ayırır.
Hataları vardı, insandı.. Mayamızda var. Hatalarını ve doğrularının sonuçlarını birlikte yaşadık ama bedelini bize ödetmedi. Acısını ailesinden çıkmarmadı. Hiç olmamışlar gibi kendi içinde yaşamaya çabalarken, yemek masasında gülerek sohbet ettik ailecek. Üretmeye verdi kendini en mutsuz anlarında. Sazlıklardan malzeme toplayıp ev dekore etti. Kabağın süslendiğini, lambaya dönüşebildiğini onda gördüm. Demek ki üretmek insana iyi geliyordu, not aldım karakterime.
En sevdikleri tarafından sağlam aldatılan bir adam için bence iyi bir amatördü hayata karşı. Onu üzen kardeşlerini affeti mi bilmiyorum ama ben onları hiç affetmedim.
Amatörlüğe bayılırım babam sayesinde. Yenilmek mi?. Bana ne?. Profesyonel bir mutsuz olmaktansa heyecanlı bir amatörlüğü tercih ederim her zaman . Yenilen pehlivan oyuna doymaz hesabı.. Onu öldüren de amatörlüğü olmadı zaten. Yenilmek öldürmez insanı. Denemek gerekir, hep denemek. Son an'a kadar, fişimiz çekilene kadar..
Genişti bazen, tasasız gibi. Daha ziyade galesiz.. Öyle derlerdi eskiden, galesiz. Güzel kelimedir.
Olmak gerekir. Hayat kısa... Kısa hayatlı babamın gitmek suretiyle öğrettiği en temel ilke. Göğe bakmak lazım hep. Mavi umut...Kuşların uçuşu hayat. Ve parlayan güneş koskocaman bir neşe.. Hep gülebilmek için. Yere bakıp yürüyenlerin yolu daha engebeli.. İnsanın aklı hep bir karış havada olmalı özetle. Deli olmak lazım az biraz. Bir damarı olmalı insanın, basıldığı zaman tepki vermekten çekinmeyeceği. İlkeli olmalısın. Ölsen yine de dönmemelisin özünden, inandıklarından.  :)
İşte iyi bir baba olmak için çabalamak gerekmiyor zannımca.. Çünkü baba zaten, çabalayan, yapan, bazen yapamayandır. Yaşayandır.. Yaşar ve öğrenirken öğretir.. Yaşadıkları ile yaşadıklarına verdiği tepkiler ile... Ürettikleri ile, üretme çabası ile.
Hayat gibi..

Babalar günü iyi bişey. Babası olanlara sarılmak için iyi bir fırsat. Koklaya koklaya sarılın. Dinleyin. Koku kalıyormuş ama bende 28 yılda koku da gitti sesi de. Ne çok isterdim sesini duyabilmeyi..

Bizim gibiler için bugün, o günlere dönmek ve onlarla yeniden olmak için güzel bir anılar yolu... Bugün ruhum ruhunun elinden tuttu bence yeniden. O bana bildiklerini tekrar anlattı, bende "haklıymışsın babacım" dedim. Senden iki yıl daha fazla yaşadım, ancak senin kadar öğrenebildim dedim. Ömrüm ömrüne yetişti, zaman hızlı akıyor ama sen hep bendesin dedim. Seni yakalayamadı daha zaman..

Her baba çocukları için ilk kahramandır. Bu konuda anlaştıysak konuyu kapatıyorum ;)
Tüm beylerin babalar gününü kutluyorum. Baba hikayelere imza attığınıza eminim.. Yaşıyor olmanız yeterli zaten, yeter ki kuzuları uzak tutmayın kendinizden. Benim anlattığım gibi, sizin çoçuklarınız da sizi anlatacak.
Dikkat edin bazı çocuklar tarafından izleniyorsunuz!. / Bir Dost.
Blogdaki fotoğraf babamın en sevdiğim fotoğraflarından.. Bitli turist ruhum onundur. Güzel annemin ilk ve son aşkı, değerli babam. Son nefesime kadar kahramanımsın.. Nefesim nefesindir, ölüm bizi ayıramadı.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 34
Toplam yorum
: 31
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 920
Kayıt tarihi
: 18.03.12
 
 

Edebiyatı, okumayı ve yazmayı çok seviyorum... Günlük hayata ve kavramlara dair söyleyecek sözüm ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster