Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Ağustos '06

 
Kategori
Alternatif Tatil
Okunma Sayısı
1549
 

Kahraman Pansiyon, De Lux Resort'a karşı

Kahraman Pansiyon, De Lux Resort'a karşı
 

Türk insanı yıllardır kişi başına düşen milli gelir yükselsin de biz de üçer beşer yıldızlı tatillere çıkalım diye ömür geçirmekte. İyi olan güzel olan çok yıldızlı güzel tatiller gibi görünür hep. Hele "Marco Polo Sendromu" olarak da anılan bu gözü kör olmayasıca HERŞEY DAHİL yalanı iyice kamaştırmıştır gözleri artık. Hoş Marco Polo bu herşey dahil illetini memlekete getirmeseydi ya başkası getirirdi ya da memlekete turist gelmezdi hepsi İspanya'nın katil yosunların yuttuğu tatil kasabalarına gitmeye devam ederdi.

Bu HERŞEY DAHİL ne getirmiştir ne götürmüştür çok tartışıldı. Turizm Bakanlığı'nda özel toplantılar yapıldı, kaldırırsak sinek avlarız; devam edersek batarız gibi görüşler onlarca kez dile getirildi. HERŞEY DAHİL kavramına bazı tesislerde gerçekten herşey dahil edildi. Ancak tüm tesislerde hariç olan bir şey vardı, o da turistin gittiği yerle etkileşimi...

Gittiniz diyelim on yüz bin yıldızlı bir "resort"a, girdiniz klimalı odanıza. Klimalı oda deyip geçmeyin süper lüks (!) ama 3 kişi yan yana durdu mu geçecek yer kalmıyor. Her gün sizin gibi 1500 kişi otele geliyor, bir o kadar insan ayrılıyor. Üretim bandındaki malzeme gibisiniz.

Sözüm meclisten dışarı dünkü pilav yoğurt çorbasında, tavuk salatada, bezelye Rus salatasında geziyor olabilir. Binbir türlü likörden Archers, Malibu, Safari gibi içkiler itinayla otel tarafından üretiliyor olabilir. Özellikle kendini aşmış oteller ULTRA HERŞEY DAHİL'le evinde "export" içki üretebilen, bu konudaki uzmanlıklarını da özgeçmişlerine itinayla yazabilen barmenler yetiştirmişlerdir. Ah maliyet vah maliyet...

Türkiye'de bu sistem böyle işler de dünyanın başka yerinde başka türlü mü işler? HAYIR... Bu sistem doğası gereği maliyetleri düşürmeyi amaçlar. Zira ödenen para azdır. Maliyetler düştükçe ne olur? Otel kara geçer, müşteri kaliteden kaybeder, daha çok sıradanlaşır.

İşte kitle turizmi herşey dahil sistemi de yelkenlerine rüzgar yaparak pupa yelken ilerlemektedir. Oysa pek çok insanın gözden kaçırmadığı ve inatla tattığı bir zevk var. Terzi usulü tatil... Yani gerçek bir acenta bulursunuz. Kardeşim dersiniz, ben şuralara gideceğim, şunları yapacağım. Onlar da size özel bir tatil dikiverirler. Üstünüze pek güzel oturur. Diyelim acenta bulamadınız ki pek nadirdir bu acentalar, o zaman Nişanyanlar'ın Türkiye'nin Küçük Otelleri kitabı'nı açarsınız, mutfağında envayi çeşit reçeli yapılıp kahvaltıya getiren pansiyonlardan tutun geceliği birkaç yüz Euro'yu bulan çok özel butik otellere kadar bir çeşide kavuşursunuz. Buralarda konaklayan binlerce insandan biri olmadığınız için kafanız şişmez ve kendinizi özel hissedersiniz. Etrafı gezer, aslında nereye geldiğinizi keşfedersiniz. Herşey dahilciler için Karayipler'le Bodrum'un ne farkı var, bilmezler!

Ben bunları niye yazdım bilmiyorum. Bence herkes çok yıldızlı otellere gitmeli... Ben de sakin sessiz tatilimi yapmalıyım.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 8
Toplam yorum
: 7
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 604
Kayıt tarihi
: 13.08.06
 
 

"Ne İngiliz kralı kadar mütevaziyim, ne de Celal Bayar'in ahir usagi gibi aristokrat..." Hayatı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster