Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Ocak '08

 
Kategori
Kitap
Okunma Sayısı
1345
 

Kahramandım Ben...

Kahramandım Ben...
 

Okuma serüvenim okumayı öğrendiğim yıllarda başlar benim... İlk kitabı kim aldı, kimden gördüm, kim yönlendirdi bilmiyorum... Kitap okunmayan bir evdi büyüdüğüm ev... Yoksulluk diz boyunu aşmış boğaz boyu... Kimse ekmeğe verilecek parayı kitaplara verme taraftarı değil... Bense bana verilen okul harçlıklarını biriktirip kitap alıyorum... Harçlık alamadığım ve para biriktiremediğim çoğu zaman kitapları olan arkadaşlarımdan ödünç alıyorum... Sonra bigün kütüphaneyi keşfettim ve kayıt oldum ordan kitap alıyorum... Ve sürekli okuyorum... Ananem okuma yazması olmayan bir kadındı... Anlam veremiyordu ve sürekli komşulara "nerden öğrendi bu kız bilmiyorum hafız olacak bu kadar okunmaz ki..." derdi... Bense her kitapla birlikte başka bir dünyada, başka bir macerada o kitabın kahramanı idim... Kitabın kapağını açıp içine daldığımda; olduğum zamandan, olduğum mekandan, olduğum yaşamdan, bulunduğum evden hatta oturduğum koltuktan çok uzaklarda o kitabın içindeki öyküde yaşardım... Her öyküde her kahramanla bişeyler öğrendim... Taaa o zamandan başladı aramızdaki özel ilişki... Kitaplarım ve ben... O günden beride hiç ihanet etmedik birbirimize... Ara sıra ihmal ettiğim olmuştur ama bilirim hep ne zaman dönsem ona beni öyküsüne kahraman yapmaya hazırdır...

Yıllardır kiracıyım... Ve her taşınmamda en çok koliyi kitaplarım oluşturmuştur... Ve her taşınmada istisnasız söylenirim "Yıllardır sırtında taşıyorsun bu kolileri yeter artık ver bu kitapları ver... Çoğunu okudun zaten bıkmadın taşımaya"... Sonra çocukluğumdan beri kurduğum bir cümle gelir yerleşir aklıma "Herşeyimi alabilirler... Herşeyimi... Beni kitaplarım ve kasetlerimle bir odaya koysunlar yeter... Başka bişey istemem..." Kıyamam... Gene taşırım...

Bigün okumayı çok istediğim yeni çıkmış bir kitabı almıştım... Akşamüzeri saatleriydi tekli koltuğuma kuruldum ve açtım kapağını kitap bittiğinde ne nerde olduğumun, ne günün, nede saatin farkında değildim... Kapağı kapattım sokağa çıktım ilk rastladığım insana "Garip gelecek biliyorum ama bugün günlerden ne ve saat kaç söyleyebilirmisiniz" dedim... Akşam geceye, gece sabaha dönmüş ve ertesi gün öğleye yakın saatlerdi...

Kitabı faydalı olduğunu düşündüğüm için, bişeyler öğrenmek için (ders kitapları hariç) okumadım... Boş zamanlarımda da okumadım... Keyif aldığım için okudum hep... Kitap okumaya zaman ayırdım... Özeldi bizim ilişkimiz ve özel zamanları hakediyordu....

Büyüdükten sonra anladım neler öğrendiğimi ve ne kadar faydalı olduğunu... Hayatım boyunca girdiğim binlerce (!) sınavda, sözel bölümlerinde hiç sıkıntı çekmedim, sayısal bilgi işiydi ama sözel öncelikle anlama işi... Okuduğumu algılamamın hızlı olduğunu ve herkeslerden önce sınavı terketmemin hatta çıkılamaz süresini elim yanağımda beklemenin okuduğum bu kitaplardan kaynaklandığını anladım... Herhangi bir yerde herhangi bir sohbette geçen bir kavramın, bir kelimenin, bir isminin hakkında en azından iki üç cümle kurabilecek kadar bilgim olduğunu ve bunun kitaplardan kaynaklı olduğunu anladım... Farklı yaşamlara ve farklı bakışaçılarına neden önyargısız yaklaşabildiğimi, empati duygumun bu kadar güçlü ve doğru çalışıyor olmasının farklı binlerce öyküde kahraman olmama borçlu olduğumu anladım... Kendi duruşumu, kendi bakışımı, fikirlerimi, düşüncelerimi, ahlak anlayışımı kısacası varlığımı oluşturan temel değerleri oralardan seçerek oluşturduğumu anladım... Kendimi bu kadar iyi ifade edebilmemin bu kadar doğru cümleler kurabilmemin kitaplardan kaynaklı olduğunu anladım...

Şimdi olduğum noktada ilkokulda kurduğum cümleyi tekrar ediyorum... "Herşeyimi alabilirler... Herşeyimi... Beni kitaplarım ve kasetlerimle bir odaya koysunlar yeter... Başka bişey istemem"...

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ben de bir kitap aşığıyım. Ama nedense yazınıza iki satır yorum yazamıyorum. Aynı düzeyde düşünebildiğimizden olsa gerek... Sevgiler...

Davut BİLGİÇ 
 25.07.2008 1:54
Cevap :
Çok teşekkür ederim... Bundan güzel bir yorum olamazdı... :)) Sevgiyle...  25.07.2008 10:52
 

beni çocukluğuma taşıdınız. ne çok insan aynı kaderi paylaşıyor bu ülkede. birde okulda kitap okuduğumdan dolayı öğretmenden dayak yemek var sen bari onu yaşamamışsın şanslısın hadi:) sevgiler.

Ali BAKMAZ 
 12.02.2008 13:41
Cevap :
Yaşadığımız ülkenin, dönemin, dünya gerçeklerinin, siyasetinin tüm süreçlerinin o dönemde yaşayan herkese bi şekilde olan etkisini hepimiz yaşadık, yaşıycaz, yaşayacaklar.... Herkes koşulları ve ortamına göre etki alıyor o yüzden paylaşıyoruz... Yaşamadıklarımızı bilmek için... Öğretmenimden dayak yemedim... Ama yiyen varmış öğrendim... :)) Teşekkür ederim...  12.02.2008 16:43
 

bu konuyu cilt halinde yazsaymışsınız bende yarın sokakta aynı soruyu sorardım insanlara saat, gün ?? :) çok güzeldi, keyifle okudum... kızım iki yaşında en az 30-35 kitabı var, evimizde lavobada, mutfakta, y. odasında her yerde kitap, 2 sayfa dahi okumak kar olarak düşündüğümden.. Okudukça da yalnızlaşıyor insan, çevreyle paylaşımında kısa devreler yaşanıyor, caazzırr cozurtt. siz ilerledikçe herşey herkes geriliyor sanki.. Bahsettiğimiz şey kişisel gelişim, prof. bile olan ama sadece aldığı egitim çerçevesinde yaşayan mesleki bilginlerle , sürekli okuyan, irdeleyen düşünen insanları aynı kefeye koymak ne mümkün? zaten hep söylenen de okumuş ama adam olmamış laf, esasında eksik ifade ediliyor, okumuş ama sadece ders kitapları,, ders kitapları da hayatı ve insanları sunmuyor ki bize. Dolayısıyla kişisel eğitim almamış, psikolojiden bi haber insanların öğretmen, psikolog, doktor olması beraberinde de sorunlar getiriyor. dayakçı eğitimciler, empati yapamayan doktorlar, vs. teşekürler :

Kundelas- Sevdakılıçaslan 
 08.02.2008 12:06
Cevap :
:)) Çok teşekkür ederim... Katkılarınız ve düşünceleriniz içinde ayrıca teşekkür ederim tabi.. İki yaşındaki güzelliği ise benim için koklayın lütfen... Dilerim kitap sevgisi hep böyle devam eder... Sizin gibi bir anneye sahip olduğu için sürecektir zaten diye düşünüyorum... Sevgiyle...  08.02.2008 18:16
 

Kitap geçmişimiz bayağı örtüşüyor. Ben de sizin gibi " Herşeyimi alabilirler, ama kitaplarımı asla" derdim. Evden eve taşıdığım odalar dolusu kitaplar bana hiç de ağır gelmezdi. Fakat şimdi yaşlandım. Artık onları yavaş yavaş dağıtıyor, kitaplıklara bağışlıyorum. Ama okumaktan hala vazgeçmedim 31.01.2008

veysi örek 
 31.01.2008 18:03
Cevap :
Arada mola versemde bende vazgeçmiyorum hiç... Çünkü bu bir yaşam biçimi... Vazgeçmek yaşamaktan vazgeçmek demek gibi... Kitaplarınızı dağıtsanızda bağışlasanızda onların sizdeki varlığı sizinle sürmeye devam edecek... Yorumunuza teşekkür ederim...  01.02.2008 9:33
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 6
Toplam yorum
: 264
Toplam mesaj
: 49
Ort. okunma sayısı
: 826
Kayıt tarihi
: 14.11.07
 
 

43 yaşındayım.. Kamuda memur olarak çalışıyorum. Aynı zamanda amatör bir tiyatro ekibiyle 18 yıld..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster