Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Ekim '20

 
Kategori
Dünya
Okunma Sayısı
82
 

Kahrolan Maraş!

Türk yurdunda iki Maraş vardır, biliyorsunuz...Bunlardan biri Anavatandaki Kahraman Maraş; ikincisi ise, Yavruvatan Kıbrıs'taki "Kahrolan" Maraş...

Kahraman Maraş'ımızın nasıl kahraman olduğunu kısaca hatırlayalım: Yurdumuzun dört bir yandan emperyalistlerce işgal edildiği yıllarda, Maraş da Fransızların payına düşüyor...Maraş kalesine Fransız bayrağı dikiliyor.

İşgal altndaki Maraş'da Cuma namazı kılmak için ahali Sütçü İmam'a müracaat ediyor...Hoca'nın Cuma kılmak isteyen Müslüman ahaliye cevabı, tüm zamanların asla değişmeyecek bağımsızlık formülü olarak tarihe geçiyor:

Kalesinde düşman bayrağı dalgalanan memlekette Cuma namazı kılınmaz!!

Bu düstur, sadece iki rekat namaz kılmak meselesi değil, esasen namaz nezdinde Müslümanın bağımsızlık ve özgürlük aşkının ifadesidir.

Bu ifadenin Maraşı nasıl özgürleştirdiğini, Sütçü İmamı işiten ahalinin nasıl kazma kürek alıp tam donanımlı Fransız askerlerini sille tokat kovduğunu hepimiz iyi biliriz!

İşte Maraş'ı "Kahraman" yapan bu iman ve İslam mücadelesi olmuştur!

İkinci Maraş'ımız Yavru Vatan Kıbrıs'taki Maraş'tır, dedim...

Emperyalist Batı'nın şımarık zağarı Yunan /Rum güçleri,1974'te de her daim yaptıkları gibi uluslararası anlaşmaları çiğneyerek, verdikleri "şeref sözlerini" yok sayarak Kıbrıs Türk/lüğ/ünü yok etmek için cuntalaşımış ve katliamlara girişmişti...

Hiç bir uzlaşmaya yanaşmayın bu azgın Rum palikaryaları çoluk çocuk demeden Kıbrıslı Türkleri katletmiş, hayali Helen rüyaları içinde masum insanlara kabuslar yaşatmıştı.

Tüm dünyanın seyrettiği, ama emperyalist Hristiyan(!) devletlerinin büyük bir zevkle seyrettiğ, bu cinayetlere son vermek için Türkiye, garantörlük hakkını kullanarak Kıbrıs'a askeri müdahelede bulundu.

O günün Türkiyesi için hiç beklenmeyen bu atak, şımarık zağarları ve onlara destek veren koca köpekleri çok şaşırttı...Daha önce de yazdığım gibi, Rum palikaryalarının Türk köylerini basıp aileleri katletmesini görmeyen İngiliz basını, bizim uluslararası hukuktan doğan hakkımızı kullanmamızı "Barbarlık" olarak lanse etmişti.

Merhum Bülenet Ecevit ve tabii Rahmetli Necmettin Erbakan Hoca'nın iradesi ile Türkiye, "Türkler artık bir şey yapamaz" dendiği zamanda böyle bir harekatı yapmış ve alçakların gözlerini belertmişti.

Nihayet Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin kuruluşuna kadar giden süreçin hikayesini anlatacak değilim...Ama, o zor zamanlarda sahada başardığımızı masada başaramadığımız kesin...

KKTC'nin uluslararası alanda tanınması için ciddi çabalar gösterilmedi örneğin...O zamanlar Pakistan Devlet Başkanı olan Merhum Ziya'ül-Hak'ın Kuzey Kıbrıs'ı tanıma girişimine karşı Türkiyedeki Kenan Evren Hükumetinin taraf olmağını hatırlıyorum.

Tıpkı, Ege adaları bize teklif edildiğin de, "oraların nüfusu Rumdur, alırsak sıkıntı olur" diye kabul etmeyen o zamanın devlet adamları(!) gibi...

Kıbrıs çözümlenemeyen emperyalist alanlarından biri olarak kaldı...Türkiyeden başka kimsenin tanımadığı KKTC ve kendi yasalaranı rağmen Avrupa Birliğine kabul edilen Rum kesimi ve arada kaynayan Maraş bölgesi...

O zamanlar, Kıbrıs'ın turizm merkezi olan Maraş bölgesi Birleşmiş Milletlerce kapalı alan haline getirilerek, Ruma yaramıyorsa Türk'e de yaramasın, mantığıyla çörümeye terkedilmişti.

Emperyalist zincirlerini bir bir kıran Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Kıbrıs'ın "Kahrolan Maraşı" na el attı ve KKTC Başbakanı Ersin Tatar, yarın (8 Ekim Perşembe) günü Kapalı Maraş'ın kamuya ait sahillerinin halkın kullanımana açılacağını ilan etti!

Bu durum hem Rum'a, hem Yunan'a, hem de şu günlerde Yunan tasması tutan Fransızlara bir büyük mesajdır.

Kahraman Maraş'ı Fransız işgalinden kurtaran Müslüman Türk halkı, Kapalı Maraş'ı da kurtarmaya azmetmiştir.

Bundan sonraki adım, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin tüm dünya tarafından bağımsız bir devlet olarak tanınması için yapılacak girişimlerdir.

O da olacak inşallah!

 

Büşran Betül Kaya bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yazınızı ilgiyle okudum, elinize sağlık Ali bey.

Kerim Korkut 
 10.10.2020 9:41
 

Aynen, memleketin tarihi keşke yunan kazansaydı diyen raporlu fesliler yeniden yazıyor hem de eski alfabeyle değil yeni alfabeyle nobran arıyorsanız işte bu zihniyete bakın derim,

Meltem Şahin 
 08.10.2020 19:17
Cevap :
Yunan kazanacağını kazanmış...Şimdi burnumuzun dibindeki "adaları" yüzünden iki paralık yunanla uğraşıyoruz...O fesli diye iftira attığın adam,"Yunan Mezalimi" diye kitap yazdı..Sizinkiler o vakitler Yunanla karşılıklı sirtaki oynuyordu! Bu kadar cahil olmak için bu ülkede "aydın" olmak gerekiyor!!  08.10.2020 20:24
 

.sen kalk padişahın anadoluyu peşkeş çektiği servi yıırt sen kalk padişahın imzaladığı mondros ant la silahları toplanmış dağıtılmış orduyu toparla kurtuluş svş yap söke söke bu vatanun evlatlarıyla kurtar anadoluyu ve trakyayı sıra adalara gelince burada rum çok de ve verdikleri halde yok istemem de .. bu tarihsel konuyu cehaletinizden değil sırf hazmedemediğinizden çarpıtıyorsunuz yenemediniz şu içinizdeki başta mustafa kemal olmak üzere ismet inönü düşmanlığınızı.. şu geçtiğimiz günlere bakıp onun büyük bir devlet adamı olduğunu her gün dahada anladıkça düşmanlığınız kat be kat artıyor belli ki...

Meltem Şahin 
 07.10.2020 23:35
Cevap :
Memleketin tarihi yeniden yazıliyor..Eskiyi alfabe değiştirildiği için okuyamadınız;yeniyi de siyasî nobranliginiz okutmuyor!.. Sonuçta herkesin gözü kendine!!!  08.10.2020 12:19
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1641
Toplam yorum
: 4248
Toplam mesaj
: 224
Ort. okunma sayısı
: 793
Kayıt tarihi
: 19.01.08
 
 

Edebiyat, kamu yönetimi ve gazetecilik tahsili... 27 yıllık eğitimcilik hayatından sonra emeklili..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster