Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Haziran '08

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
507
 

Kahvaltı ve lokomotif

Kahvaltı ve lokomotif
 

Kahvaltı ve lokomotif konusu takıldı aklıma, tam da kahvaltıyı hazırlarken bu hafta sonunda…

Gündelik yaşam, sabahın ilk ışıklarıyla başlayıp merhaba der hayata… Uyku mahmurluğunu aşıp da, yatağın davetkar konforundan sıyrılıp, o günün ilk işi olan kahvaltının hazırlanması, güne dair en önemli gayrettir bana göre… Hayata karışmak adına en çok enerjiyi isteyen, o günü yönlendiren, uyku eylemini bitirip güne hareket kazandıran ve günü başlatandır.

Hafta sonunda, birisi kalkıp kahvaltıyı hazırlayıp, hayatın akıp gittiğine aldırmadan günün yarısını gaflet uykusunda geçirenleri hayatın içine çekmese, o gün belki de öylesine boşa geçecektir, yaşanamamış günler hanesine işlenecek kadar. Demek ki, uykuya son verip, bir gayret kahvaltı hazırlayan insanın, yaşamı hakkıyla yaşamak gibi bir derdi var, ya da günü kendiliğinden akıp gitmesine izin vermeyecek kadar değerli görmek gibi…

İçinde durulan ve yaşanan hayatı trene benzetecek olursak, kahvaltıyı hazırlayıp, günü başlatanı da o hayatın lokomotifi saymalıyız o zaman. O yaşamı harekete geçiren, enerji veren, yön veren, hızını ayarlayan olarak…

Bu güne kadar hiç böyle düşünmemiştim kahvaltı konusunu. Güne enerjiyle uyanan birisi olarak, son derece sıradan ve hiç de özel bir gayret göstermeden gayet normal bir eylemdi bana göre, kahvaltı hazırlamak için mutfağa geçmek. Taaa ki bu hafta sonunda, bu kadar zor bir haftanın ardından, yoğun bir hafta sonuna uyandığımda, kahvaltı hazırlayıp, günü başlatan olmak için özel bir çaba sarf etmek zorunda hissedene kadar kendimi…

Meğer ne çok enerji istiyormuş bir kahvaltıyı hazırlamak… Meğer ne çok önemli işlevi varmış hayatın içinde… Meğer, hayatın lokomotifiymiş kahvaltıyı hazırlayan da, benim haberim yokmuş bunca zamandır… Son derece basit ve sıradan olan kahvaltı hazırlamak, yaşanılan hayatın içinde sanılandan çok daha önemli bir işlevmiş, bunu anlıyorum artık… Hayatın içinde, kahvaltıyı hazırlayanın yerini de…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yazını tam da kahvaltıya oturmak üzereyken okudum. Gerçi sofra hazırlamasını bilmem ama hazırlayana teşekkür etmeği hiç ihmal etmemişimdir. Elinine, yüreğine sağlık...

Kuşkayası (Turgut Erbek) 
 23.06.2008 20:18
Cevap :
Sevgili Kuşkayası, bence ara sıra da olsa, günü başlatmanın keyfini yaşayan olmalısın:) Kahvaltının anlamı çok farklı çünkü... Sevgi ve saygılarımla...  24.06.2008 8:46
 

Yıllardır çalışmaktan kahvaltı sofralarını unutmuştuk artık,tüm çalışanlar bunu söyler zaten,ema ben emekli olduktan sonra o sabah kahvaltı soframı öğle güzel ve öğle bir zevkle hazırlıyorum ki,bundan büyük keyif alıyorum,çünkü yıllardır yaşayamadığım bir olayı henüz yeni yeni yaşıyorum,yazınızdan ne kadar etkilendim anlatamam,çok güzel bir konu,ALLAH tüm çalışanlara bir gün olsun güzel kahvaltılar ihsan etsin efendim,,,,,,,,,sevgiler,,,,,,,

Alyoşa-Sevmek Güzeldir. 
 23.06.2008 14:00
Cevap :
Aslında büyütüldüğü kadar zor bir iş değil sabah kahvaltısı yapmak, önemli olan ona zaman ayırıp, o keyfi yaşamak, günün en güzel zamanı olmasını sağlamak... Yoksa, nerelere ne zamanlar ayrılıyor değil mi? Tamamen yaşama bakışla ilgili diye düşünüyorum, bir de hayatın paylaşıldığı insanlarla:) Nice uzun ve doyulmaz kahvaltılar diliyorum... Sevgilerimle.  24.06.2008 8:42
 

Çok eskiden Orpheu Negro isimli bir film seyretmiştim. Orada yakışıklı kahraman bir tepeye çıkıp güneş doğuncaya kadar gitar çalıyordu. Müzik de bir harikaydı. O sahne hiç gözümden gitmez ve her sabah güneşin doğuşunu seyretmek isterim ama bu her zaman mümkün olmuyor. Onun yerine kahvaltı etmeden günü başlatmıyorum. Kahvaltı bence günün en anlamlı, en güzel ve en besleyici öğünüdür. Eğer kahvaltı masasında beyaz peynir, domates, bolca yeşillik, limonlu bir çay ve de güzel bir sohbet varsa o gün muhakkak ki güzel geçecek demektir. Çok hoş bir blog elinize sağlık. Saygılar ve sevgiler

Matilla 
 23.06.2008 12:37
Cevap :
Çok sıradan yapılan bir şeyin, aslında ne kadar çok enerji istediğini fark etmek şaşırttı beni ve bunu yazmak istedim:) Kahvaltı çok önemli bir öğün özellikle hafta sonlarında. Benim şaşırdığım, hiç emek yokmuş gibi gelen kahvaltı hazırlama işinin, aslında günün en önemli emeği olduğunu fark etmekti. Geceye son verip, günü başlatmak ve yaşanmasını sağlamak herkes adına, kahvaltıyı hazırlayanın becerisi ve enerjisi:) Bunu, bu şekliyle düşünmemiştim daha önce. Sohbetle tatlandırılan uzun kahvaltılarsa, tadını bilenlerin asla bir daha vaz geçmek istemeyeceği bir paylaşımdır. Sevgi ve saygılarımla.  23.06.2008 14:01
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 75
Toplam yorum
: 351
Toplam mesaj
: 95
Ort. okunma sayısı
: 1317
Kayıt tarihi
: 27.12.06
 
 

Her daim doğa ile yaşayan biriyim.. Çünkü işim doğa ile iç içe olduğu gibi evimizde de doğa ile bera..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster