Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Kasım '11

 
Kategori
Beslenme / Diyet
Okunma Sayısı
3485
 

Kahvaltı yapmak tabii ki çok önemli, ama, kahvaltı hazırlarken de çok yoruluyor, perişan oluyorum.

Kahvaltı yapmak tabii ki çok önemli, ama, kahvaltı hazırlarken de çok yoruluyor, perişan oluyorum.
 

Güne kahvaltıyla başlamak, sahaya 3 - 0 önde çıkmak gibi avantaj sağlar insana.


Sadece doktorlar ve diyetisyenler gibi insan sağlığının profesyonel yardımcıları değil, aklı başındaki herkes güne kahvaltı ederek başlamanın önemine işaret eder.

Doğrusu ben de, kahvaltının önemi bilen ve sabah öğününde bir şeyler yemeden günün diğer işlerine kalkışmayanlardanım. Ancak, kahvaltı hazırlamanın beni çok yorduğunu da itiraf etmeliyim.

‘Kahvaltı hazırlamak insanı yorar mı?’ demeyin, bal gibi yorar. Kahvaltı hazırlarken izlediğim yolu, sabah öğünü için yaptıklarımı paylaştığımda, bana hak vereceğinizden eminim.

İşte, istisnasız he Allahın günü, kahvaltı hazırlarken yaptığım işlerin sıralı listesi:

1 – Öncelikle, yulaf ezmesi, kuru ceviz, kuru kayısı, bal ve diyet sütten oluşan ‘sağlıklı menü’yü mü, yoksa; siyah zeytin, diyet kaşar, diyet beyaz peynir, çavdarlı ya da kepekli ekmek, bal ve az diyet sütlü sallama earl grey çaydan oluşan ‘mükellef menüyü’ mü tüketeceğime karar veririm.

2 – ‘Sağlıklı menü’ye karar vermişsem diyet sütü buzdolabından, ceviz, kayısı, yulaf ezmesi ve balı mutfakta oldukları dolaplardan çıkarıp tezgâh üzerine dizerim.

3 – 5 kuru ceviz içini ve büyüklüklerine göre 3 ya da 5 (tercihan gün kurusu)  kayısıyı bulundukları paket ya da kavanozlardan çıkarıp, sudan geçirdikten sonra kıyma tahtasına koyarım.

4 – Kuru kayısı ve cevizin poşet ya da kavanozlarını saklandıkları dolaba geri koyarım.

5 – Sudan geçirdiğim kuru ceviz içi ve kayısıyı, kıyma tahtasında keskin bıçakla kıyarım.

6 – ‘Sağlıklı menü’ için kullandığım camdan derin kabı tezgâha koyar, içine göz kararıyla doldurulmuş 5 çorba kaşığı yulaf ezmesini eklerim.

7 – Kıyılmış kuru ceviz içi ve gün kurusu kayısıları yulaf ezmesinin üzerine ekler, bunları kabaca şööle bir karıştırırım.

8 – Eli yüzü düzgün bir markadan olan baldan, dolu olmamak kaydıyla, 1 çorba ya da 2 tatlı kaşığı kadar alır ve üzerinde gezdirerek hazırladığım malzemeye eklerim.

9 – Kaynatılmamış, ancak az ısıtılmış diyet sütü malzemeye eklerim. Sütün, ne çok ve ne de az, ancak yulaf bazlı malzemeyi ıslatacak kadar olmasına özen gösteririm.

10 – Sütü ısıtacak düzeneği kurmak zorsa, az soğuk sütün üstüne, çok az kaynar su eklerim.

11 – Sütü, balı ve yulafı muhafaza edildikleri yerlere kaldırırım.

12 – Yakın zamanda kullanılmayacaksa, su ısıtıcısının fişini çekerim. Şayet kullanılacaksa, ısıtıcıya su ekleyip onu fişte bırakırım.

13 - Tezgâhı silerek onu aldığım gibi bırakmaya çalışırım.

14 – Su ısıtma aletini fişten çeker; kullandığım kıyma tahtasını ve bıçağı yıkayıp yerlerine kaldırırım.

15 – Mutfağa en son bir göz atarak beni her fırsatta eleştirmeyi  alışkanlık haline getiren eşimin ve kayınvalidemin ‘kulp takabilecekleri’ bir ‘kusurlu hareketimin’, ya da buna işaret eden bir ‘suç delili’nin ortada kalıp kalmadığını kontrol ederim.

16 – Eşim ve kayınvalidem tarafından eleştirilmemi gerektirecek bir husus olmadığına kanaat getirdiğimde, hazırladığım kahvaltıyı, evdeki çalışma ofisim olan (yazılarımı yazdığım, okumalarımı yaptığım) salondaki yemek masasının ucundaki 0.5 (yarım) metrekarelik alana koyarım.

17 – internet bağlantısını sağlar, nootbook’umu açarım.

18 – Teledünya’yı açar, haber kanalları arasında zap yaparak kahvaltı sırasında izleyeceğim kanalı saptarım.

19 – Bir taraftan tv’yi izlerken, bir taraftan da internete dalar ve bu arada da hazırladığım yulaf ezmesini yemeye başlarım.

20 – Kahvaltım bittiğinde, mutfağa gider ve kahvaltı kabını, çatalı, kaşığı ve çay magını yıkayıp yerine kaldırırım.

21 – Mutfağa son bir göz atarak ‘asayişin berkemal’ olduğuna; evin sultanlarının, yani, eşim ve kayınvalidemin ‘mutfağı dağıtmışsın, tezgâhı kirletmişsin, malzemeleri açıkta bırakmışsın’ mealindeki olası eleştirilerine zemin oluşturacak ‘kabahatleri’ işlemediğime kanî olurum.

22 – ‘Sağlıklı menü’ seçenekli kahvaltı operasyonum bu suretle tamamlanmış olur.

Şayet sağlıklı menü’mü değil de, mükellef menü’mü seçmişsem o takdirde de şu adımları atar, şu işleri arka arkaya yaparım:

1 –Siyah zeytin, diyet kaşar, diyet beyaz peynir, çavdarlı ya da kepekli ekmek, bal ve az diyet sütlü earl grey çaydan oluşan ‘mükellef menüyü’ tüketeceğime karar verdiğimde, gerekli malzemeleri buzdolabından ve bulundukları dolaplardan alır ve mutfak tezgâhına yerleştiririm.

2 – Su ısıtacağına su koyup kaynatırım.

3 – Bulundukları yerlerden kahvaltı tabağı, bıçak, çatal, kaşık ve çay magımı alıp tezgâha koyarım.

4 – 2 orta boy kepekli ya da çavdarlı ekmeği ekmek kızartma aletine koyarım.

5 – Çay magıma sallama bir earl grey poşet koyar, üstüne de çok az diyet süt eklerim.

6 - Su ısıtacağındaki kaynamış suyu çay fincanıma eklerim. Sallama poşeti 5-6 kere fincana batırıp çıkarır, ardından da onu, tercihen kahvaltıda kullanacağım çatal ya da kaşık marifetiyle sıkarak tezgâhtaki küçük çöp kutusuna atarım.

7 - Zeytin kavanozundan 5 adet (4 ya da 6 değil!) zeytin tanesini kahvaltı tabağıma koyarım.

8 – Diyet kaşar ve diyet beyaz peynir kutu ya da kaplarından makul miktarda (kabaca her ikisinden de bir buçuk kibrit kutusu büyüklüğünde) keserek tabağıma eklerim.

9 – Bal kavanozundan aldığım (tam manasıyla dolu olmamak kaydıyla) 1 çorba kaşığı, ya da 2 tatlı kaşığı balı tabağıma eklerim.

10 – Yukarıdaki işleri yaparken, zaman zaman ekmek kızartma aletini kontrol ederek, ekmeklerin yanmasını önlerim.

11 – Kararında kızaran ekmekleri tabağıma koyar, kızartma aletinin fişini çekerim.

12 – Peynirleri, zeytini , ekmeği ve sütü buzdolabına, balı ve çayı mutfak dolaplarındaki yerlerine geri koyarım.

13 – Mükellef menü dediğim kahvaltı tabağımdaki malzemenin şu sırayla ve tertiple tabağa (sahaya) yayılmasına azami özen gösteririm: tabağın bir kenarın 5 adet siyah zeytin, yanında diyet kaşar, onun yanında diyet beyaz peynir, onun yanında bal. Balın beyaz peynirin sahasına girmesini problem yapmam, ancak, onun kaşar peynire bulaşmasını doğrusu çok da tercih etmem.

14 - Yakın zamanda kullanılmayacaksa, su ısıtıcısının fişini çekerim. Şayet kullanılacaksa, ısıtıcıya su ekleyip onu fişte bırakırım.

15 - Mutfağa en son bir göz atarak beni her fırsatta eleştirmeyi  alışkanlık haline getiren eşimin ve kayınvalidemin ‘kulp takabilecekleri’ bir ‘kusurlu hareketimin’, ya da buna işaret eden bir ‘suç delili’nin ortada kalıp kalmadığını kontrol ederim.

16 – Eşim ve kayınvalidem tarafından eleştirilmemi gerektirecek bir husus olmadığına kanaat getirdiğimde, hazırladım kahvaltıyı, evdeki çalışma ofisim olan (yazılarımı yazdığım, okumalarımı yaptığım) salondaki yemek masasının ucundaki 0.5 (yarım) metrekarelik alana koyarım.

17 – internet bağlantısını sağlar, nootbook’umu açarım.

18 – Teledünya’yı açar, haber kanalları arasında zap yaparak kahvaltı sırasında izleyeceğim kanalı saptarım.

19 – Bir taraftan tv’yi izlerken, bir taraftan da internete dalar ve bu arada da hazırladığım mükellef menümü yemeye başlarım.

20 – Kahvaltım bittiğinde, mutfağa gider ve kahvaltı kabını, çatalı, kaşığı ve çay magını yıkayıp yerine kaldırırım.

21 – Mutfağa son bir göz atarak ‘asayişin berkemal’ olduğuna; evin sultanlarının, yani, eşim ve kayınvalidemin ‘mutfağı dağıtmışsın, tezgâhı kirletmişsin, malzemeleri açıkta bırakmışsın’ mealindeki olası eleştirilerine zemin oluşturacak ‘kabahatleri’ işlemediğime kanî olurum.

22 – ‘Mükellef menü’ seçenekli kahvaltı operasyonum bu suretle tamamlanmış olur.

Görüldüğü üzere, sabahları tercih ettiğim sağlıklı menü, ya da mükellef menü diye isimlendirdiğim kahvaltılarımın hazırlanması süreci 22’şer adımdan oluşmaktadır.

Ne dersiniz, sizce de oldukça zahmetli değil miymiş benim kahvaltı sürecim?

Bir kahvaltı uğruna, her sabah katlandığım onca eziyeti öğrendikten sonra, niçin ‘kahvaltı hazırlamak beni çok yoruyor!’  dediğim anlaşılmıştır sanırım :-)

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Asla planlı programlı bir iş yapamam. Bana göre değil. Selamlar

Ayrıntıda gezinmek 
 16.11.2011 0:13
Cevap :
aslında yaptıklarımı çok da plânlı, programlı yapmıyorum. aynen bisiklet sürmek, ya da araba kullanmak gibi, neredeyse 'otomatik pilottaymışçasına' yaptığım işler onlar. ama, bir sıra dahilinde yazmaya kalkınca, sanki bir algoritma, bir yöneylem şeması ya da step step bir iş plânı gibi oldu, bu bakımdan da edindiğiniz intiba çok da yersiz değil. katkınız için sağolun.  18.11.2011 13:14
 

:)) Kahvaltı hazırlamak cidden uzun iş. Bir de bütün suç delillerini ortadan kadırmak zorunda olmak (!) işte o en yorucusu. Şimdi anam olsaydı senin hanımla annen fena halde fırçayı yemişti. Kadın oturup erkek kahvaltı mı hazırlayacak filan. Neyse ki damatları bir hayli alıştırdı onu. Şimdi eskisi gibi değil ve evet, kahvaltı en uzun ve meşakkatli mesele. Yapma daha iyi... :)) Selamlar

Ayrıntıda gezinmek 
 12.11.2011 0:44
Cevap :
bir problemin çözümü, 1 işin gerçekleştirilmesi bazen birkaç dakikaya sığarken, onun hal yolunun adım adım yazıya geçirilmesi, yani algoritmasının kayda alınması daha uzun zaman alabiliyor. buradan hareketle akla şu soru gelebilir: acaba sorunlarımızı çözerken öncesinde çok düşünüp, yapacaklarımızı adım adım plânlamak ve bunları da kayda geçirmek o sorunun çözümünü hızlandırır mı, yoksa karşılaştığımız problem karşısında gözümüzün korkarak 'tırsmamıza' yol açıp, problemi çözmek için kolları sıvayarak işe koyulmamıza mani mi olur? belki de, sorunu çözmek için çok da düşünüp taşınmadan, plân program yapmadan yola çıkmalı, 'kervan yolda düzülür' mantığıyla derhal işi halletmeye girişmeliyiz, kimbilir? işe kalkışmadan önce ayrıntılı plân yol haritası yapmak abd'li ve avrupalıların tutumudur. arasında bizim de olduğumuz orta doğulu ve doğulu toplumlarda ise, plân ve yol haritası yapmadan çözüm için harekete geçmek anlayışı hakimdir. itiraf: kahvaltı yapmam, onu yazmamdan daha kolay oluyor-)  13.11.2011 18:08
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 295
Toplam yorum
: 148
Toplam mesaj
: 11
Ort. okunma sayısı
: 1519
Kayıt tarihi
: 29.08.11
 
 

1958 Fatih / İstanbul doğumlu. Etiler Lisesi ve İTÜ Maden Fakültesi Petrol Mühendisliği Bölümü me..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster