Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Kasım '18

 
Kategori
Gelenekler
Okunma Sayısı
999
 

Kahve, Su ve Lokum İkramı

Kahve, Su ve Lokum İkramı
 

Demlendi hasretin yeşili,

Işıdı mavisi umudun.

Masada kahve, su ve biz,

Buyurunuz, siz de geliniz!

 

Suyu yanında kahve,

Yudumlanma bekliyor besbelli

Bakışlar dünden bugüne,

Her çekişte anılar, senli benli.

                    MD

 

Atalarımız: “Bir acı kahvenin kırk yıl hatırı var.” Sözünü deneyimleri sonucu ortaya koymuşlardır.

EBG: Kahve, bizim insanımız için sadece bir içecek değil, aslında başlı başına bir kültürdür. Kırk yıl hatırı olan, kendine has bir içme kuralına sahip Türk kahvesi; kız isteme adetlerimizin onur konuğu, tuzlu olsa bile kendini aşkla içirten, koyu sohbetlerin görünmez dostu, kokusuyla mest edip gelecekten haber vermesiyle el üstünde tutulan büyülü bir lezzettir!

Telvesiyle ikram edilen dünyadaki tek kahve türü olan Türk kahvesi, başlı başına bir kültür olunca kendine ait gelenekleri de oluyor. Bu geleneklerden biriyse Türk kahvesinin yanında ikram edilen bir bardak su… Peki, hiç merak ettiniz mi, Türk kahvesinin yanında neden hep su veriliyor? Bu bir bardak suyun içinde sakladığı gizli anlamlar nelerdir?

Türklerin sohbetleri tatlandıracak kahvesi ve lokumu meşhurdur. O nedenle kahvenin yanına naneli lokum çokiyi gider. Kahvenin hafif idrar söktürücü özelliği olması nedeniyle küçük bir bardak su ve lokum ile ikram edilir.  Böylece kahvenin zararlı etkisi önlenmiş olur.

Kahve içerdiği kafeinden dolayı kandaki şekerin beyine taşınmasını sağlayan madde ile yarışarak beyin dokusunda şeker gereksinimini artırır. Uyanıklık ve verdiği keyif de göz ardı edilemez.

Osmanlı'ya gidiyoruz: Suyun anlamı kahveden önce mi, sonra mı içildiğine bağlı olarak değişmektedir.

Söylentiler, Osmanlı zamanına dayanıyor. Osmanlı Devleti döneminde topraklarımıza gelen kahve önce kahvehanelerde, sonra evlerde sıklıkla tüketilmeye başlanıyor.

O dönemlerde eve bir konuk geldiği zaman ev sahibi ona bir fincan Türk kahvesiyle birlikte bir bardak su sunarmış. Eğer konuk suyu kahveden önce içerse; karnının aç olduğuna işaretmiş, ev sahibi bunun üzerine hemen sofra hazırlamaya başlarmış. Ama eğer suyu kahve bittikten sonra içerse; tok olduğuna, sadece tatlı muhabbet için geldiğine işaretmiş. Kısacası "açım" demez, kahve içişiyle niyeti belli olurmuş…

Bir diğer söylenti; Osmanlı sarayından geliyor. Padişahın yiyeceği yemeklerin zehirli olup olmadığını anlamak için önceden tadan görevliler, Türk kahvesini de tatmak zorundalarmış. Ancak Türk kahvesi tek kişilik cezvede yapılıp sunulunca padişahın ağzına layık bir lezzette olduğu için tadamıyorlarmış. Bu yüzden sarayda yeni bir yöntem geliştirilmiş. Padişah kahveyi içmeden önce parmağını önce kahveye sonra suya bandırırmış. Kahvenin suda dağılımından, kahvenin zehirlenip zehirlenmediği anlaşılırmış! Ancak bundan sonra padişah köpüklü kahvesini gönül rahatlığıyla içebilirmiş.

Kahvenin bilimsel boyutu da var. Zira kahvenin içinde yüksek yoğunlukta oksalat bulunuyor. Oksalat ise böbrek taşı oluşumuna neden oluyor. Öyle ki, böbrek taşlarının %75’inin oksalattan oluştuğu biliniyor. Kahvenin yanında içilen su ise oksalatın böbreklerden atılmasına yardımcı oluyor. Bu yüzden Türk kahvesiyle birlikte su içmek sağlığımız için de oldukça önemli, denilmektedir.

Bir başka neden, tamamen tad alma duyumuzla ilgili... Kahveden önce içilen birkaç yudum su ağzın içini temizliyor, diğer tatlardan arınmasını sağlıyor ve böylelikle kahvenin tadı daha saf bir şekilde alınabiliyor. Kahvenin üzerine su içmek ise acı kahvenin tadını hafifletmek ve ağzı telvelerden arındırmak içindir.

Kahve, acı ama içeriğinde sevgi saklıdır. Onda var olan acı tatlanır. Çünkü tadında sevgi ve muhabbet karışımı vardır.

Kahve, unutulmaz anıların kapısını açar. Her yudumunda sevgi var, tutku var. Her yudumu yüreğimizi titretir! Hafızalardaki sohbetin detayları sorgulanır. Her detayda kulaklarımızda keşkeler yankılanır! Kahve aşk gibidir, içiminde ne kadar sabır ve özen gösterilirse tadı o kadar leziz olur.

Bol köpüklü Türk kahvenizi yudumlarken suyunuzu da ihmal etmeyiniz.  Mutluluğa dönüş, ‘afiyet olsun!’ demeyi gerektirir. Dünden bugünü sorgulayan anlamlı bir mani ile yazımızı sonlandıralım mı?

Kahvelerim pişti gel / Köpükleri taştı gel / İyi günümün dostu / Kötü günüm geçti gel.”

*

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 622
Toplam yorum
: 464
Toplam mesaj
: 45
Ort. okunma sayısı
: 1385
Kayıt tarihi
: 18.08.08
 
 

Kırşehir Erkek İlköğretmen Okulu'nu, İzmir Buca Eğitim Enstitüsü Türkçe Bölümünü, İstanbul Çapa M..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster