Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Nisan '19

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
65
 

Kahve Falı Sihri

Kahve Fincanının Telvesindeki Sihirler

Fal baktırmak özellikle kadınların tutkusu halinde. Kahve içmek bahane fala bakmak şahane misali… Haydi içelim bir Türk kahvesi denildiğinde bilin ki ardından ‘fala bakmasını bilen var mı’ soruları gelecektir.

İstanbul’da özellikle Beyoğlu’nda kahve falına bakan cafeler, kahveler ve sizi fal bakmaya davet eden gençler o kadar çok ki. Şaşırmamak mümkün değil.

Geleceği merak etmek ve fincana bakıp geleceğini söyleyenler. Bu o kadar basit mi? Veya o kadar kolay mı?

Hele de bir iki söylediği tutmuşsa o kişi bilen falcı olmuştur. Oysa insanların ortak istekleri çoktur ve falcılar biraz dikkat ettiklerinde bunu bilirler zaten. Fal baktıranı incelediğinizde neleri duymak isteyeceğini tahmin edersiniz.

Bir zamanlar ben de fala bakardım.

İnkâr yok.

Sonra bunun çok yanlış olduğunu idrak ettim. Bu ne böyle dedim. Yalanları sıralıyorsun, umutlandırıyorsun. Yok yapmayacağım dediğim gün bu işi de bitirdim. Üzülenlerim çok oldu. Bayağı bilen falcılardanmışım meğerse.

Aslında fal bakmak çok eski çağlardan beri süregelen bir alışkanlıkmış.

İnsan kısmı meraklıdır hele de kendi ve yakınları için daha bir merak içinde olduğundan fala niyet etmeleri de bu yüzden…

Tabi eskilerde kahve falı değildi bakılan. O zamanlar büyücüler varmış, kahinler varmış. Onlar bilirlermiş bazı olacakları. Düşünün kralların medyumları varmış, kahinleri varmış. Tarih ünlü kahinlerle dolu…

Kur’an-ı Kerim’de;

Ey inananlar! Putlar, kumar, şarap, fal, şans okları şeytan işidir. Bunlardan uzak durun ki felaha erişiniz. diye ayet var.

Peygamber Efendimize, fal hakkında soru sorulduğunda,

“Bir kuşun ötmesini yahut uçmasını uğursuz kabul etmek, küçük taşlarla fal açmak, kum üzerine şekiller çizerek bunlardan gelecek üzerine hükümler çıkarmak sihir ve kehanettir.ve Kahinler bir şey değildirler. buyurmuşlar.

Burada söylenen;

“Fal bakmak-baktırmak haramdır çünkü geleceği sadece Allah bilir.”

Bizler en çok kahve falına bakıyoruz. Peki, kahve hayatımıza nereden girdi?

Kahve Yemen’de 8. Yüzyılda keşfedilmiş. Bir çobanmış bulan kişi de. Uyuşuk keçileri bir bitkinin meyvelerini yedikten sonra canlandıklarını görünce kendi de denemiş hem canlandığını hem de rahatladığını fark etmiş. Ardından; Yemenliler kahvenin çekirdeklerini fırınlamışlar.

13. Yüzyılda olmuş bu kahve fırınlama ve içme olayı ondan sonra Yemen’den Mekke ve Medine’ye yayılan bu içecek İslam gezginler sayesinde 15. yy. İran, Mısır  ve Türkiye yayılmak üzere bütün İslam dünyasına yayılmış…

Kahvenin Arapçada anlamı; “Keyif veren içecek”

Yavuz Sultan Selim, zamanında Osmanlı’ya gelmiş kahve… Çok sevilmiş. Sarayda kahveci başı bile varmış.1615’te Osmanlılar Venedikli tacirleri Avrupa’ya kahveyi götürmüşler.

Avrupa kahveyi çok sevmiş, öyle ki onların tek içeceği haline gelmiş. Onlar kahvaltıda da kahve içiyorlar, öğle ve akşam yemeklerinde de hatta geceleri bile. Buldukları her fırsatta kahve tüketiyorlar.

Kahve falı sarayda cariyeler arasında başlamış. Aslında rahat dedikodu yapmanın bir başka yoluymuş kahve falına bakmak.

Şimdilerde o kadar abarttık ki, fal bakan siteler var, kahve iç, çevir resmini çek, siteye gönder, Hooop fala bakıldı ve cevaplar geldi. Üstelik güzel şeyler de söylenmişse değmeyin baktıran keyfine. Yani sanal fallar da bayağı tutulur halde bu günlerde…

Ben derim ki, mis gibi kahvenizi için, fal baktırmak derdine düşerek kahvenin tadından vazgeçmeyin.

Afiyet, şeker olsun…

 

Nazan Şara Şatana

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1555
Toplam yorum
: 112
Toplam mesaj
: 11
Ort. okunma sayısı
: 4630
Kayıt tarihi
: 09.12.10
 
 

Turizmci; Genel müdür Yazar ; Romanlar, senaryolar müzikkaller... Sinema filmleri, TV filmleri.....

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster