Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Aralık '06

 
Kategori
Edebiyat
Okunma Sayısı
1602
 

Kahveli köyün masalcısı: Balzac

Kahveli köyün masalcısı: Balzac
 

Hayat gece yarısından sonra başlarmış Balzac için. Herkes uykudayken kalkar; uzun, keten elbisesini giyer, üzerine makas ve kağıt kırma bıçağını iliştirdiği atkısını takar, aşağı yukarı yürüyerek dolaşmaya başlarmış. Perdeleri sımsıkı kapatılmış bir odada, altı mumlu bir şamdanın aydınlığı içinde yazmaya hazırlanırmış. 

Küçük, gösterişsiz bir masası varmış. Çok önemliymiş bu masa O'nun için. Yaşamının sessiz tanığı. 

"Tüm sefaletimi gördü, tüm planlarımdan haberdar, düşüncelerime kulak misafiri oldu bu masa. Yazarken üzerine yaslandığımda kolum onu neredeyse zorbaca kullandı." demiş. 

Kimsenin O'na dair, çok fazla bilgisi yok. Ateşli gecelerini, fırtınalı birlikteliklerini, çaresiz yalvarmalarını, acı haykırışlarını odasında yaşamış. 

Karga tüyünden yapılmış kalemleri, mürekkep kalıpları, yedek şişeler, aynı ölçüdeki üst üste konulmuş beyaz kağıtlar, masanın üzerinde büyük bir özenle durur. Aklına gelen düşüncelerini yazdığı küçük bir not defterinden başka hiçbir şey bulunmazmış. 

Bütün gece hiç durmadan yazar, yazar; nefes almadan, eline kramp girinceye, bakışları yazdıklarını seçemeyinceye kadar yazarmış. Aralıksız dört yada altı saatlik bir yazma sürecinden sonra, çalışamayacağını hissettiği anda cezvesinin altını yakarmış. 

Kahve;vücudunu harekete geçiren tek enerjidir Balzac için. Hayatında yemek yemekten ve diğer tüm tatlardan daha fazla önem verdiği olmazsa olmazı. Kahvesi olmadan çalışamaz veya istediği gibi aralıksız çalışma gerçekleştiremez. Cezvesi herdaim yanındaymış. Pişirme işini kendisinden başka kimsenin yapmasına izin vermezmiş. 

Günde kırk fincan kahve içtiği rivayet edilir. Ölümününde kahve zehirlenmesinden olduğu. Kahve tanelerinin çiğnenilmesi gerektiği: iyi bir kahvenin; sert ve koyu bir şekilde içilmesi lazım geldiği de. Belki de yazdığı romanlarının, sayfa sayısının bu kadar çok olmasını, bu siyah içeceğe borçludur edebiyat alemi. 

Akılda kalan cümleleri de var Balzac'ın: 

"İyi dostluklar hesapsız kurulur."
"Hiçkimse bir alışkanlığa veda etme cesareti gösteremez."
"Felaketin bir iyiliği varsa hakiki dostlarımızı tanıtmasıdır."
"Ayakkabılarım olmadığı için üzülürdüm, ta ki sokakta ayakları olmayan adamı görene kadar." "Bürokrasi, cücelerce işletilen dev bir mekanizmadır." 

Vadideki Zambak, Goriot Baba en bilinenleri olmak üzere otuzun üzerinde kitap yazmıştır. Ayrıntılı tasvirleri, uzun cümleleri, olağanüstü kahramanları, kendi dünyasının karmaşası içinde sunmuştur. Klasiklerle aranız iyi ise, iyi okumalar... 

Canip DOĞUTÜRK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

kutlarım sizi..vadideki zambak ,adlı romanını yirmili yaşlarda okumuştum..

Gülden Işık 
 09.12.2006 2:36
 

hiçbir kitapta aşk vadideki zambaktaki kadar güzel anlatılmadı

Adam akıllı 
 03.12.2006 23:20
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 432
Toplam yorum
: 2300
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 6050
Kayıt tarihi
: 08.10.06
 
 

Med cezir içinde kafasına estiği gibi yaşayan bir havva kızı birazcık kağıt kalem aşinalığı olmas..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster