Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Ekim '07

 
Kategori
Mizah
Okunma Sayısı
855
 

Kaka meselesi

Kaka meselesi
 

Sevgili psikolog beyefendi, size oğlumuzla ilgili yazıyorum.

Şimdi durum şöyle ki;

Oğlumuz 6 yaşında... Her anne baba gibi biz de oğlumuzu kendine güveni olan bir birey olarak yetiştirmek istiyoruz... Yeteneklerini ortaya çıkarmak ve onları desteklemek için elimizden geleni yapıyoruz... Tabii her anne baba çocuğunun bir alanda gelişmesini isteyebilir... Biz de sanatsal yönünün kuvvetli olmasını istedik en baştan beri... Bunun için onu nasıl yönlendirebiliriz diye araştırdık, çok kitaplar okuduk...

O kadar çok okuduk ki, şimdi konuyla ilgili durumu nerede okuduğumuzu hatırlayamıyorum... Okuduğumuz şey şuydu efendim; “Çocuk büyük tuvaletini yaptıktan sonra; oğlum/ kızım ne de güzel yapmışsın diye desteklenirse, bu çocuğun yaratıcı dolayısı ile sanatsal yönünü geliştirecek bir yaklaşım olur.” Yani aşağı yukarı böyle yazıyordu...

Biz de eşimle birlikte daha kerata bezine doldururken hep bunu uyguladık... Bebeğimiz her altına yapışında karşısına geçip bezinin içindekne bakarak; “aman da oğluşumuz ne de güzel kakasını yaparmış, hem de misler gibi kokarmış” şeklinde onu cesaretlendirdik... Pek de güzel kokmamasına rağmen oğlumuzun sanatsal geleceğini düşünerek buna katlandık... Sonra bize anneanne, babaanne ve dedeler de katıldı... Her yapışında bir koro halinde oğlumuzun kakasına methiyeler yağdırıyorduk...

Bazen 3-4 sefer yaptığı günler oldu ama biz vazgeçmedik efendim... Sanatçı, hem de büyük bir sanatçı yetiştirmek eminim çok zordur... Eşimle birlikte Mozart, Picasso, da Vinci vs.. hepsinin çocukluklarına ait yazıları okuduk... Her ne kadar onların “kaka” durumlarına ilişkin bir şey yoksa da, bunlar bize amacımız doğrultusunda önemli ipuçları veren bilgiler oldu...

Oğlumuz tuvalet alışkanlığını edinip klozete oturmaya başladıktan sonra da bu davranışımızı sürdürdük... Bilirsiniz çocukların yedikleri şeyler değiştikçe çıkarttıklarının özelliği de farklılık kazanıyor... Yani oğlan büyüyüp abur cuburları da yedikçe kakası baya bir kötü kokmaya başladı... Biz yine de sifonu çekmeden önce ailece klozetin içine bakıp oğlumuzun yaptığının ne de güzel olduğunu söylemeye devam ettik...

Oğlumuz biraz daha büyüyüp işin farkına varmaya başlayınca her tuvaletten sonra, “çok güzel bir şey ortaya koyduğu” düşüncesi ile gururlanmaya başladı... Kendisi tuvaletini yaptıktan sonra bize “baba, anne gelin bakın ne güzel yaptım” şeklinde kakasını kendi gösterir hale geldi...

Bu arada “oğlumuzun herhangi bir sanat dalına ilgisi var mı?” diye onu sınamaya da başladık... İşte resim yapması için onu destekledik, oyuncaklarını hep müzik aleti şeklinde olanlardan seçtik, zaten bebekliğinden beri sürekli klasik müzik dinletiyoruz... Şimdilik ortada görünür bir beceri sezemedik ama yine de ümitliyiz...

Efendim şimdi konuya devam edersek; kakasıyla ilgili bizim övgülerimiz devam ettikçe oğlumuzda buna ilişkin çeşitli durumlar ortaya çıkmaya başladı... Tuvaletini yaptıktan sonra evde ne kadar insan varsa davet edip kakasını gösterme durumu biraz abartılı bir hal aldı... Biz anne babası olarak her zaman bakıyoruz da örneğin evde misafir varken onların da gelip bakmasını istedi... Şimdi her insanın yapacağı iş değil bu tabii... Biz oğlumuz olduğu için katlanıyoruz, başka bir çocuğun kakasına "gel bak" deseler ben de bakmak istemem... Misafirlerimizden de böyle düşünenler çıktı tabii arada... Ama biz onları bu konuda önceden uyararak durumu idare ettik... Evde başkaları varken oğlumuz tuvalete gittiyse konuyu onlara anlatıp bizim gibi davranmaları için ricada bulunduk... Böylece oğlumuzun hayran kitlesi de giderek artmış oldu...

Arada şöyle aksaklıklarda yaşandı tabii; beşinci doğum gününde eve oğlumuzun arkadaşlarını davet ettik... Anneleri falan yaklaşık 20 kişi kadarlardı... Genellikle akşamları yapar ama bu kez heyecandan mıdır nedir tam da ev böyle kalabalıkken tuvaletini yaptı... Ve tahmin edersiniz herkesin gelip bakmasını istedi işte... Arada çocuklardan “iğrenç, kusucam” şeklinde konuşanları engelleyemedik tabiî ki... Bu onun için kendine olan inancında bir zedelenme yaratmış mıdır bilemiyorum...

Sonra bir de şöyle bir durum ortaya çıktı; Tuvalete her gidişinden önce “kakam geldiii” diyor... Gelip kulağımıza falan söylese iyi, bas bas bağrıyor kerata... Mesela geçenlerde bir büyük marketteyiz... Yine kakası gelince marketi ayağa kaldırdı... Herkesin duymasını ister gibi marketin içinde deli gibi koşarak sürekli bu şekilde bağırdı... Üstelik marketin tuvaletine götürdüğümde de “geçti” diyerek yapmadı...

Bu durum tekrarlamaya başlayınca biz de anne baba olarak ne yapacağımızı bilemez hale geldik... Önümüzdeki yıl da ilkokula başlayacak... Okulda nasıl olacak bu iş bir türlü çözüm bulamıyoruz... Acaba arada bakıp “bu sefer çok da güzel yapmamışsın” diye bu huyundan yavaş yavaş vazgeçirebilir miyiz? Bir taraftan yaratıcılık yönü de kaybolsun istemeyiz tabii... Hangi aklıevvelden okuduğumu hatırlamadığım bu "kaka beğenme" meselesi hakkında siz ne dersiniz? Psikolojik bir tedavi mi önerirsiniz? Gerçekten zor durumdayız...

Yardımcı olabilirseniz, belki de bir büyük sanatçının yetişmesine katkıda bulunmuş olacaksınız...

Şimdiden yardımlarınız için teşekkür ederim, sevgili psikolog beyefendi...

Not:Tamamiyle kurgudur...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

ben de bir psikolog olarak neden psikolog beyefendi'ye danıştığınıza takıldım şimdi:)) Şaka elbet, güzeldi. Gerçek olan şu ki çocuklarımızın yaşadıkları ortamlarda olumlu uyaranları ne kadar zenginleştirebilirsek onları dünyaya o ölçüde hazırlamış ve sahip oldukları ilgi ve yetenekleri fark edip geliştirebilme şansı bulabiliriz. Sevgilerimle. Nilgün

nilgun 
 30.10.2007 11:25
Cevap :
Ya evet düşündüm sanırım birlikte çalıştığım psikologların hepsi erkek o yüzden çağrışım yaptı.. Bundan sonra size "sevgili psikolog hanfendi" diye başlayan mektuplar yazarsam şaşırmayın ama:) Tam da dediğiniz gibi bence de çocuğa olumlu ortamı yaratıp fazlada abartmadan:) gelişimine destek olabiliriz.. Bir psikolog gözü ile yorumladığınız için çok teşekkür ederim.. Sevgiler...  02.11.2007 16:19
 

Oğlumun okulunda ya da arkadaş çevremde annelerle yaptığımız sohbetlerde öyle şeyler söylüyorlar ki kendimi bazen çok yetersiz ve ilgisiz bir anne gibi hissediyorum, ama sonra kendimi kutluyorum, onu doğal gelişimine göre yetiştirmeye çalıştığım için, bilmem doğrumu yapıyorum?, bu arada yazınız çok güzel, elinize sağlık..

foryou 
 19.10.2007 14:57
Cevap :
Sizi ben de kutluyorum.. Beğeniniz için teşekkür ederim...  19.10.2007 22:59
 

ise bence bu kitabı toplatmak gerek:))iyi ki herkes okumamış..ama sizin yazınızı herkes okumalı..

Sincap 
 17.10.2007 0:31
Cevap :
Evet toplanmalı, en azından normal insanların eline geçmesi sağlanmalı aksi halde kötü durumlar ortaya çıkabiliyor işte:)  19.10.2007 22:58
 

Bence çocukta problem yok da nasıl desem sanki sorun anne-baba'da gibi. Hani eskiden böylelerine "buldumcuk" derlerdi. O bağlamda yani... Selamlar..

vakayinüvis 
 16.10.2007 22:39
Cevap :
Siz "buldumcuk" deyince benim aklıma başka bir eski deyiş geldi, eskilerden yine ;"...boncuk bulmak" diye :) Evet tedaviye ihtiyacı olan kesin aile.. yorumladığınız için teşekkür ederim.. Secgilerimle..  16.10.2007 23:02
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 48
Toplam yorum
: 303
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1476
Kayıt tarihi
: 17.11.06
 
 

Konuştuğum gibi yazmamalıyım... Yazmak, konuşmaktan farklı ve her zaman onun önünde benim için.....

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster