Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Temmuz '12

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
110
 

Kalbimi Kırıyorsunuz

O değil de;

’İyi bir şair her vakit şiir yazabilmeli’ demişler. Diyen falan yok, ben uydurdum... hem de şimdi uydurdum. Yani yazsa fena olmaz zannımca.

İyi bir yazar da her dem yazı yazabilmeli. Tahmin edileceği üzere bunu da ben uydurdum.

’Keşke yapmasaydın!’ dediğinizi duyar gibiyim. Yani kalbimi kırıyorsunuz... o kadar da fena değildi... bu saatte bu kadar... 

O değil de;

Saat dedim de, eskiden hiç guguklu saatimiz olmadı. Kırmızı çok klasik bi saatimiz vardı. Çalınca bütün mahalle hazırola geçerdi... Şimdi nostalji olsun diye evde duruyor.

Radyomuz vardı. Televizyon kadar. Havada biyerlerde duruyordu. Üstünden işlemeli örtü sarkardı.

Televizyonun da yerden ayakları kesilmişti. Onun üstünde de işlemeli örtü vardı. Sonra bizimkiler ne düşündülerse televizyonu yere indirip sözüm ona televizyon sehpasına koydular. Küçük buzdolabı kadar televizyon sehpası.

Regülatör diye de bişi vardı. Salak bişidi. Belki de televizyon salaktı bilemiyorum. İlk açtığınızda göstermiyordu. Önce ısınması gerekiyordu. Şimdi hatırladım, bide sanki herşey tamammış gibi televizyon ekranının önünde mavi mi yeşil mi ne olduğu belli olmayan pis bi renkten ekran koruyucu vardı.

Bütün bu teknoloji harikası bile maçlarda ilk dakkalarda atılan golü göstermeye yetmiyordu... 

Abimden biliyorum. Küfrederdi. Sonrasında anne-babamdan ’kardeşlerine güzel örnek ol’ başlıklı uzun vaazı dinlemek zorunda kalırdı. Vaaz sonrası televizyona yeniden küfrederdi. Hep senin yüzünden dinledim o vaazı diye...

O değil de;

’Kalbinde yuva yapan/kimsesiz bir serçe kuşuyum'

O değil de;

Saat diyorum, 01.37 

De hadin gidin yatın artık...

İyi bayramlar...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

ben o zamanlar küçük idim. Minik kuş yeşildi ama televizyonumuz yeşili gri gösterdi. Sinirlendim, bilemiyorum ama 25 kuruş olabilirdi, demir para. Sonra ekran önce siyah, sonra deniz yeşili ve en son beni gösterdi, ayna misali. o değil de o iyi şair tezinize saygı duydum ;) e tabi saat 01.37 ;) bol bloglamalar... klavyeniz hiç takılmasın, word'de (de ayrı yazılmalı ama word'e inat) sizden iyi bilmesin :)

ismail 
 29.07.2012 21:33
Cevap :
:) maziye gidince yaş çıkıyo ortaya tabi... bide televizyon donardı yada ekran akardı. tepesine bammm diye vurunca titrer ve kendine gelirdi.:))) çok ilginçti çok... :) sevgilerimle.  29.07.2012 22:10
 

Bana da çok ilginç ve şaşırtıcı gelmişti, ama birkaç televizyon bozulunca dışarıda kurutma işini önemsiyorsun...

Arzu Elif 
 19.07.2012 9:16
Cevap :
:) Tepesine yumruk atma, sarsma gibi eylemleri biliyodum ama bunu ilk kez duydum. :))) Çok iyiydi. Sevgilerimle.  19.07.2012 16:30
 

Sahilde evlerimizde nemden sık sı televizyon bozuluyor... Önce evin dışına çıkarıp kurutmak gerekiyormuş...Heryerin püf noktası, her zamanın da...İmkansızlık varsa eğer, 20- 30 yıl önceki hayatları yaşarsınız...

Arzu Elif 
 18.07.2012 17:07
Cevap :
:))))))))))))) Evin dışına çıkarıp kurutmak he... Bu da güzeldi... :)) Sevgilerimle Sayın Yazarım.  18.07.2012 18:06
 

Esma hanımın kalbini kırmak istemem.Hadedin mi şiir yazılmaz.Tabi bunu sizde biliyorsunuz. Haydi hayırlı Ramazanlar.A.Güler.

Abdülkadir Güler 
 18.07.2012 12:15
Cevap :
:)))))) Sevgiler Sayın Yazarım. İyi Ramazanlar.  18.07.2012 12:51
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1930
Toplam yorum
: 7351
Toplam mesaj
: 429
Ort. okunma sayısı
: 645
Kayıt tarihi
: 11.11.06
 
 

  Hayatı ciddiye almam, emeği çok ciddiye alırım. Dünyanın en vazgeçilmez üçlüsü; çocuklar, çiçek..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster