Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Kasım '10

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
555
 

Kalbimi kırma- 3

Kocam yanıma oturdu. Başımı avuçlarının içine alıp göğsüne bastırınca daha çok ağlamaya başladım. Mert'in göğsünde ne kadar ağladım hiç bilmiyorum ama kendime geldiğimde gözkapaklarımın ağlamaktan şiş şiş olduğunu farkettim. Sonra kocam bana çok garip birşey yaptı. Dekolte elbisemin açık olan kısmındaki sırtımı öpüyor, kokluyordu. O dakikaya kadar sırtımı ne okşamış ne de öpmüştü. Arkasından dilini kulak memelerimde gezdirip boynumdan öpünce şaşkınlığım iyice artmaya başlamıştı.

Bedenimde hiç dokunmadığı yerlere dokunan, öpen, okşayan adam kimdi? Kocamı tanıyamıyordum. O güne kadar bana hiç ama hiç kaba davranmamıştı. Fakat o akşam sırtımı öperken ve kulak memelerimde dilini gezdirirken etimi sıkıyor ve acıtıyordu. Mert'in bu sert hareketlerinden martılar bile korkarak çığlık çığlığa sahilden uzaklaşmışlardı. Eski kulübenin önünde yakılan ateşten gelen alev ışıltılarıyla, ıslak kumlarda sevişmeye başladık. Kocamın herşeyi bana yabancı geliyordu. Teninin kokusu değişmiş gibi geldi bana. Ellerini bedenimde dolaştırırken yaptıkları çok garipti. Mert'in sevişirken acı verme huyu yoktu. O anda şunu düşündüm. Kocam gitmiş ve yerine, bana tamamen yabancı bambaşka birisi gelmişti. Bir yabancıyla seviştiğimi düşünmek beni korkuttu. Yok, yok böyle bir olasılık olamazdı bile.

Sonunda, mantıksız düşündüğüme ve duygularımla hareket ettiğime karar verdim. Kocam son zamanlarda oldukça gergin ve sinirliydi. Sert hareketlerine sebep buydu. Kafayı yememek için uydurduğum bu hikayeye kendimi inandırıp avunmaya çalıştım. Aslında kocamı istiyordum ben. Parmakları bir piyanonun tuşlarında dolaşır gibi bedenimi fetheden, bedenimde keşiflere çıkan adamı istiyordum. İsteğimi değil sesli söylemek kendi kendime bile itiraf edemedim. Mert kulak memelerimi ısırırken, korkudan sahili terkeden martılara baktım. Nefesimi martılara üfledim ve kimseyle paylaşamayacağım sırrımı onlarla paylaştım. Ve sadece martıların beni anlayabileceğini anladım.

Aniden bir fırtına çıktı sahilde. Şakır şakır bir yağmur ve fırtına başlangıcıyla birlikte dalgalar bize kadar ulaşmıştı. İkimizde sırılsıklam olduğumuz halde, Mert sevişmeye devam ediyordu. Korkudan olsa gerek o anda kalbim öyle hızlı atmaya başladı ki, dalgaların ikimizi de yutacağını sandım. Nasıl oldu bilmiyorum ama bağırmaya başlamıştım. Çığlıklarım nihayet kocamı kendine getirdi. Sahile vuran büyük bir dalga ikimizi de içine almıştı. İkimizde büyük dalganın içinde hırçın denize doğru sürükleniyorduk. Kocam çok iyi yüzerdi, fakat ben yüzme bilmiyordum hiç. Mert korkuyla belime sıkıca sarıldı. Bedenimi öyle çok sıkmıştı ki kaburgalarımın sızım sızım sızladığını hissettim. Kocam, dev dalgalarla boğuşmaya ve ikimizi de kurtarmaya çabalıyordu. Kudurmuş denizle çetin bir mücadeleye girişmişti. O anda, içimden bildiğim bütün duaları okumaya başladım.

DEVAM EDECEK...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 369
Toplam yorum
: 494
Toplam mesaj
: 67
Ort. okunma sayısı
: 1904
Kayıt tarihi
: 11.08.08
 
 

1965 doğumluyum.. İstanbul'da oturuyorum.. Edebiyatla ilgiliyim.. Öykü ve denemelerim var.. Öykül..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster