Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Kasım '10

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
678
 

Kalbimi kırma- 4

Mert o gün o fırtınadan ve kudurmuş dalgalardan ikimizi de kurtarmıştı.O kadar çok deniz suyu yutmuştum ki o an öleceğimi bile düşünmeye başlamıştım.Kocamın mucizevi çabası olmasa kurtulmam imkansızdı.O korkunç gecenin üzerinden günler geçmiş Mert'le aramız iyice düzelmeye başlamıştı. Sanki evliliğimizin ilk günlerine geri dönmüş gibiydik.Fakat kocamda hiç anlayamadığım huylar ortaya çıkmaya başlamıştı. Kocam bana dokunurken ve tenimle bütünleşirken oldukça sert hareketlerde bulunuyordu.Bazen sevişmemizin tam ortasında ağzına aldığı kulak memelerimi acıtıncaya kadar ısırıyor, saçlarımı çekiştirerek saç diplerimi sızım sızım sızlatıyordu. Bir müzisyen edasıyla sevişen ılımlı Mert gitmiş, hırçın ve canımı acıtan yabancı bir erkek gelmişti. Geceleri işyerinde sabahladığı günler aklıma gelince kocamın her halini kabul etmeye başladım. Canımın acımasına razıydım. Yeter ki kocam eve gelsindi.

O sabah kocamla kahvaltı ediyordum. Birlikte tatlı bir sohbete başlamış, şakalaşmalar ve gülüşmelerle yeni güne merhaba demiştik. Yine de kocam, o sabah oldukça dalgındi. Sanki kafasına takılan birşeyler vardı. Gözlerimin içine dalgın dalgın bakıyordu. Kafasına takılan şeyi çok merak ediyor fakat , soru sormaya çekiniyordum. Eski sürtüşmelerimiz, tartışmalarımız yeniden başlasın istemiyordum. Kahvaltımızın sonuna yaklaşırken kocam ellerimden tuttu ve sanki önemli bir açıklama yapacakmış gibi yüzüme bakmaya başladı. Sanırım anlatacağı şey zor bir konuydu ki bir türlü lafa başlayamıyordu. Eli elimde öylece sessiz sessiz kısa bir süre bakıştık. Kocam, bir iki yutkunmadan sonra kısık bir sesle konuşmaya başladı. Yanımda olması ve ellerimi avuçlarının içine alması hiçbir şeyi değiştirmiyordu. Mert'in bakışları çok uzaklardaydı.Anlattıklarını dinlerken ağlamaya başladım. Sanki bütün gerçekleri bir anda öğrenen şaşkın ve hüzünlü birine dönüşmüştüm. Söyledikleri gerçek dışı gibi geldi bana.Kocam olmadığını söylüyordu bana. Nasıl yani? Kocan değilim ne demek? Yurtdışında çalışırken kocam bir iş kazasında ölmüştü. Üstelik ölümünün üzerinde üç koca ay geçmişti. O an kulaklarımı tıkayıp anlatılanları duymamayı çok ama çok isterdim. Fakat bunu yapamadım, bir anda bütün gücüm tükenmiş yerimden bile kalkamayacak hale gelmiştim. Kahvaltı masasındaki herşey gözümün önünde dönüyor, dönüyor, dönüyordu. Yanımda oturan, gecelerce seviştiğim adam kocam değildi. Mert ölüp gitmiş ve geriye sadece acı bırakmıştı bana. Aylardır bir yabancıyla sevişiyordum ve belki de bu yabancıdan bir bebeğim olacaktı.

_ Biliyorsun abim kısırdı Serap!

_Evet biliyorum.

_Buna rağmen, abim senden bir bebeği olsun çok istiyordu.

_(Gözyaşlarımı silerek) Biliyorum ama, onun durumunda bu imkansızdı.

_Bu doğru fakat, abim yurtışına giderken, bize gelmiş, anne ve babamla son bir kez konuşmuştu. Sanki öleceğini ve geri dönmeyeceğini hissetmiş, vasiyet eder gibi konuşuyordu. Seni bana emanet ettiğini söyledi. Arkasından eğer ona birşey olursa, başına kötü birşey gelirse sana sahip çıkmamı ve hatta senden bir çocuğum olmasını çok istediğini söyledi. Abimden bu lafları duymak beni şoke etmişti. Ne demekti bu? Abim karısını öz kardeşiyle evlendirmek istiyordu.Bunu nasıl yapardım ben? İlk anda içimde kocaman bir isyan dalgası yükseldi ve abime öyle sert çıkıştım ki çok şaşırdı. Neredeyse suratına koca bir yumruk atmak istiyor, kendimi zor tutuyordum.Abim, içinde bulunduğum isyan dalgasını hissetmiş ve o anda bana sıkıca sarılmıştı. ''Kardeşim'' diyordu.'' Biz ikiziz ve biliyorsun ki her duygumuzu, üzüntü, sıkıntı, sevinç, herşeyi paylaştık.Fakat ben kısırım çocuğum olmuyor kardeşim. Herzaman olduğu gibi bana yardım edeceksin. Karımın gözlerine her baktığımda bir eksiklik hissediyorum.Evliliğimizin üzerinde koca üç yıl geçmesine rağmen karımın kucağına bir bebek veremedim.Kusurlu halim zaman içinde evliliğimizin fazlasıyla yıpranmasına, duygu kayıplarına sebep oldu. Hiç konuşmadan yemek yiyor, tv izliyor, geziyorduk. Aramızdaki bu sessizlik gün geçtikçe içime koca bir yumruk gibi yerleşti.

Karımı seviyordum, tek eksiğimiz elemli sessizliğimizi bozacak; evin içinde neşeyle koşuşturacak ve sevgisiyle bizi mutlu edecek bir çocuğumuz olmamasıydı. Ne olur kardeşim bana yardım et. Sana demiyorum ki ben yaşarken bunu yap. Şayet geri dönmeyecek ve ölecek olursam karıma bu mutluluğu ver. Onu anne yap. Böylece gözlerim de açık gitmemiş olur.''

DEVAM EDECEK.........

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 369
Toplam yorum
: 494
Toplam mesaj
: 67
Ort. okunma sayısı
: 1903
Kayıt tarihi
: 11.08.08
 
 

1965 doğumluyum.. İstanbul'da oturuyorum.. Edebiyatla ilgiliyim.. Öykü ve denemelerim var.. Öykül..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster