Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

abuzer ramazan KARALAR

http://blog.milliyet.com.tr/abuzerce

11 Kasım '13

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
307
 

Kaldırımlar

Kaldırımlar diye yazdık, ama kaldırımları anlatmadan önce biraz araştırma yapalım ve işin teknik kısmını bilelim, sonra kaldırımlar hakkında yazacağımızı yazalım dedik.

“Nedir bu kaldırımlar” ya da “kaldırımlar kimler için yapılmıştır, amacı nedir?”

‘’Görme özürlüler dâhil, tüm hareket kısıtlılığı olan yayaların, kendilerine ayrılan kaldırımlarda; güvenli, rahat ve engellenmeden kullanabilmeleri için kaldırım üzerinde engeller bulunmamalıdır.

Tehlikeli olacak her türlü düzensizlikten kaçınılmalıdır.(Yer ızgaraları, yer mantarları, yola gerilmiş otopark zincirleri, yol yüzeyindeki anormal döşeme farklılıkları, çukurlar, yoldaki seviye farklılıkları ve yükseklik farklılıkları vs.)’’

Yine ‘‘görme özürlülerin kaldırımlarda güvenli bir şekilde ilerleyebilmeleri için, kaldırım yüzeylerinde hissedilir kılavuz izleri yapılmalıdır. Kaldırım yüksekliği, 3 cm ile 15 cm arasında olmalıdır. Hiç kimse yaya kaldırımları üzerinde, yaya trafiğini aksatacak veya yayaları tehlikeye maruz bırakacak, herhangi bir fiziki durum oluşturamaz.’’

Evet, bu araştırmadan sonra, kendi ilimize bakıyoruz; “acaba ilimizde bu saydıklarımız, bu yazdıklarımız ya da bu maddeler uygulanıyor mu?” diye.

Ne yazık ki, her ilde olduğu gibi, kendi ilimizde de kaldırımlar işgal altında. Hatta ilimizin işlek caddelerinde bile kaldırımlar tamamen esnafın tasarrufu altında.

Kaldırımlara, yayalar yerine ticarethaneler, otomobiller, motosikletler, elektrik direkleri, çöp tenekeleri ve esnafın kaldırımlara koydukları mallar hâkim. Kaldırımı tamamen amacı dışında kullanan insanlar, yayaların geçmesine de izin vermemekte.

Bazı mahallelerde, bunlarda yetmiyormuş gibi; esnaf kaldırıma taburesini koymuş, âdeta köy kahvesi ortamı oluşturmuş. Kaldırımlardan bir bayan, bir genç kız, bir çocuk ya da özürlü bir vatandaş geçmeyecek sanki... Tabureyle işgal etikleri kaldırımlar, o esnafın kutsal mekânı olmuş gibi... Tapusu, kullanım hakkı, her şeyi o esnafın elinde gibi. Bu da yetmezmiş gibi, kendi aralarında ki şakalaşmaları da işin cabası.

O kaldırımdan, o an da kimse geçemiyor. Ancak, ailesiyle gezen vatandaşın ve yalnız alışverişe çıkmış, eve ya da işe gitmek zorunda olan genç kızların-kadınların yola inmesi gerekiyor.

Kimi yerlerde, kaldırımlar, motorlu araçların park yeri olmuş durumda.

Motosikletlerin park etmesinden dolayı, yollar ve kaldırımlar yayalara kapalı.

Kimi yerde kaldırımlar, yeni yapılan bir binadan dolayı,  kum ve demir yığınları nedeniyle kapalı.

Peki, kaldırımlar kimin için yapılıyor?

Eğer yayalar kullanmayacaksa, kaldırımları yapmanın ne anlamı kalıyor?

Trafiğin ve yaya trafiğinin yoğun olmadığı yerlerde ya da “kör nokta” diye nitelendirdiğimiz mahallerde ve mahalle aralarında tamam;  esnafın veya vatandaşın uhdesine bırakalım, kullanım hakkı özgürlüğünü burada aramayalım. Yayaların ve trafiğin yoğun olduğu işlek mahallerde de kaldırımları, amacına uygun, gerektiği gibi kullanmaya özen gösterelim.

Kaldırımlar,  gelişmiş bir memleketin yüz akıdır.

Gelişmişliğin sembolüdür.

Çağdaş memleketlerin var oluş sebeplerinden biridir.

Buradan yetkililere ve memleketimizin güzide esnaflarına sesleniyorum!

Lütfen, kaldırımları yayalara bırakalım.

Bunun için elimizden gelen her şeyi severek yapalım.

Kaldırımlarımızı gerektiği gibi kullanalım ve kullandırtalım.

Bir sözümüzde yayalara, neden boş kaldırımlar varken; yolda yürümeyi tercih ederiz ya da neden kimilerimiz ellerimizi arkamıza koyup, tespihimizi sallarken, ufak adımlarla yolu ölçmeye kalkarız.

İşte o an, dünyanın durduğu andır, arkamızdan korna çalan arabaları bile umursamayız.

Son sözümüz de bayan yayalara, çocuk arabalarını mümkün olduğunca kaldırımlardan sürmeye özen gösterelim.

Kaldırımda yürürken, lütfen çocuklarımızın ellerinden tutalım ve caddeye inmesine engel olalım.
.

 

Halil Güven (Sökeli) bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 12
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 306
Kayıt tarihi
: 08.04.13
 
 

1966 yılında Adıyamanda doğdum, yaklaşık olarak 20 yıldır tiyatro ile amatörce uğraşmaktayım.. 2 ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster