Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Mart '09

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
783
 

Kaleciler için yeni moda : havalandırma delikli kazak

Kaleciler için yeni moda : havalandırma delikli kazak
 

Fenerbahçe’nin Kayserispor’u yenmesinin ardından iki gün geçti. Dikkat edin. Ne Fenerbahçe’nin bu çok zor deplasmandaki rahat galibiyeti, ne Alex’in ters ayağıyla atıığı nefis gol, ne Semih’in fırsatçılığı, ne Lugano’nun müthiş, cansiperane futbolu konuşuluyor!.

Fenerbahçe’nin bu haklı galibiyeti, Emre’nin ‘’sen bittin’’ işareti, Volkan’ın kırmızı kartı ve Roberto Carlos’un hakeme çaktırmadan yaptığı ‘’şınanay’’ işareti ile kim vurduya getiriliyor.

Kim Vurduya!.

Oysa kimin, kime vurduğu kabak gibi ortadayken. Yayıncı kuruluş yorumlarıyla, en net görüntünün bile ne ifade ettiği, sanatçı olmayanın çözemeyeceği bir Picasso tablosu haline getirildi pozisyonlar.

Erman Toroğlu 1970 li yılların başında Ankaragücü’nde defansta oynarken hakemliği ve bugünkü yorumculuğu kadar popüler bir kişiliği yoktu. Ankaragücü, o tarihlerde tarihinin belki de en güçlü olduğu yıllarını yaşarken, Erman’ın tek özelliği rakiplerine attığı kasıtlı tekmelerdi. Keşke şu an imkanı olsa, o zamanki maçlarını seyredip yorumlasa. Önüne gelene acımasızca tekme sallayan o kazma’nın kendi olduğunu görünce acaba kendi için ne yorumlar yapardı?.

Volkan Demirel , Sevilla ve Galatasaray maçlarında rakiplerine, sebep ne olursa olsun, sorumsuzca attığı tekmeler yüzünden hem Fenerbahçe, hem de spor kamuoyu tarafından haklı olarak tepki almıştı. Yalnız Kayseri’de oyundan atılışı hiç de haksız bir sebebe dayanmıyordu.

Erman Toroğlu gibi zamanında aşırı sert oynayan bir futbolcu eskisi için Eren isimli Kayseri futbolcunun tabanının, daha top gelmeden kendisinden 1 metre ilerderde olması, elbette faulu gerektirmezdi. Futbolun kurallarında ‘’öldürmeye teşebbüs’’e verilecek bir ceza yok. Futbolcu olmak için vijdan sahibi olup, rakibinin ekmeğine saygı gösterme şartı aranmıyor.

Volkan’ın can acısıyla yerde kıvranırken, rakibini tekmelediği doğrudur ama bu bir reflekstir.

Onun bu yorumuna Şansal Büyüka bile ‘’bu yoruma muhalefet koyuyorum’’ diyebildi. Uzatmadı.

Volkan’ın kazağında, kalbinin üstündeki o el içi kadar büyük delik nedir?. Zaman zaman kulübünün ürün tanıtımı için podyuma çıkan Volkan, son modayı, havalandırma delikli formayı tanıtıyor olabilir miydi acaba?. Acaba yeni modayı tanıtmak için kendi bilhassa parçalamış olabilir mi?. Volkan o pozisyonda sahada kalabilir veya futbol hayatı bitebilirdi. Bakın o maça devam edemedi ve 2 gün geçti hala antremana çıkamıyor.

Emre Belözoğlu şöhreti 15 yaşında yakalamış, Hagi, Bülent ve Hasan Şaş gibi gibi iyi ama agresif oyuncuların yanında yetişmiş, onlardan etkilenmiş, genç yaşına rağmen UEFA Kupasını kaldıran Galatasaray kadrosunda oynamış, Milan gibi bir Dünya markası takımın formasını giymiş, İngiltere’de top koşturmuş. Şimdi de Fenerbahçe’de. Yakın geçmişte F.Terim’in, şimdi de Aziz Yıldırım’ın korumasında net hataları görmezden gelinmiş. Doğrudur ama şu son olayda pozisyona dikkatlice bakın ne göreceksiniz?. Yayıncı kuruluş, Emre’ye yapılan ilk hafif faulu yakın çekim gösterirken, amacı Emre’ye faul yapılmadığı aslında. Sonraki pozisyonu ‘’yangından mal kaçırır’’ gibi gözlerden kaçırmak istediği kısa ve hızlı çekimden belli. Pozisyondan sonra Emre yerdeyken bir Kayserispor’lu oyuncu geliyor, Emre’nin baldırının üstüne basarak geçiyor. Bu hareketin futbol kurallarında kırmızı karttan başka tarifi yok. Emre çıldırıyor çünkü hareket faulden öte, bir de hakaret içeriyor. Tahrik ediyor. Futbol oynayan anlar.

Bir de Carlos olayı var. Toroğlu bütün herşeyi es geçerken, bu hareketin üzerinde tam beş dakika durdu. Tekrar tekrar yayına getirdi. Sanki maçta tüm cezalar hakkıyla verilmiş, bir o verilmemiş gibi. Sınavda kopya çeken öğrenciyi yakalamış hafiye hoca gibi yakaladığını zannediyordu Carlos’un hakeme çaktırmadan yaptığı o ‘’şınanay’’hareketini.

Yediği tekmeyle yerde kıvranan bir kaleciye kırmızı kart göstermek için ‘’ateşdansı’’ yapar gibi üzerinden atlayıp duran, yanıp tutuşan bir hakeme bu kadar ustaca bir ‘’şınanay’’ hereketi yapacağına, oyundan çıkmakta olan Volkan’ın, kramponla parçalanmış kazağını çıkarıp, maçtan sonra ona hediye etmek, bence hem R.Carlos için daha doğru bir davranış olur, hem de zehir hafiye Toroğlu’na yakalanmamış olurdu.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 459
Toplam yorum
: 146
Toplam mesaj
: 13
Ort. okunma sayısı
: 923
Kayıt tarihi
: 15.01.09
 
 

İstanbul doğumluyum.. İstanbul'un  tramvaylı döneminden bu şehirde yaşıyorum. Gençlik yıllarında ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster