Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Kasım '10

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
330
 

Kalemarkası

Kalemarkası
 

Kalbim İz;Çikolata Dağı


Kalemarkası

MB (olabildiğince) hür bir ortam…
Herkes adam.. Sen çok yaşa padişahım(!) Sözünün üstüne söz olur mu?
Aman, boynumuz kıldan ince..
Nerede CUMHURİYET?
Kadınlarımız zamandaş sultan .. Yürüdükçe incilerimiz dökülüyor..
Aman, bildiğimiz çakıl taşı.. Şakır şakır eder, ceplerimizi de deler
Şekillilerinden seç sekte aralarda beştaş mı oynasak?
Ah büyümedi gitti, içimizdeki sümüklü göbeller
Bildiğin ahşap kürsü, cilası da kurumadı
Aklına, bileğine kuvvet
Yaz rahatla

Yaz

Aşk kevgire döndü

"minik kuş hiç şikayet etmez
telde donar ve düşer
ama asla şikayet etmez "

Sevgili İŞYAR
” sensiz olmuyor” diyendir..

Yaz
Bin bir çeşit aşkımız var;
Biricik başat VATAN sevdamız
Rengarenk çeşit çeşit börtü böcek ..
Balıklar kılçıklılar kılçıksızlar insanlar ah insanlar
Gök ve deniz ufukta birleşir harman yeri toprak
Hece taşları birer kitabe..

Yaz
Dilinin becerisi, kaleminin kıvraklığı, her satır ama her satır ama öyle ama böyle seçtiğin ve yazdığın her kelime seni anlatır .. Ak kaşık kara kaşık derken; dalıp çıktığın derya alaz, geriye doğru akan nehirler, ırmakların kolları ne kadar uzun ..Asıl kaynağa gelelim; mağaradan bir başka gözüküyor dünya ..
(Hiç dudak bükmeyin; bence saatlerce bilgisayar başında oturduğunuz, yapışıp kaldığınız koltuklar da mağara )
Eksikler bir eksik …Boşluklar bir boşluk ..Asılı kalıyor çığlıklar ..
Ara ki bulasın ..
Duygudaşlık , cana yakınlık kara kayıp..
İnsanlıktan dem vuranlardan
İnsani bir haber yok.



Toplumsal bi gerçek maddi, manevi ; gözümün içine batan yolsuzluklar, boynu kırık fidanlar, ciğerimi delip geçen bildiğiniz sözlü kurşunlar, tenimi yırtan, kanatan delici, batıcı alet edevat, canımı acıtan dar gelen pabuçlar , ceplerimin boşluğunda volta atan kuruşlar, nefesimi daraltan yanımda oturan kadının üstüne sinmiş sigara kokusu, dumanı..Aklıma gelen, gönlüme düşen ne varsa kısaca “acılar zulada değil meydanda furya “ diyerek , yaşadığımız gerçekleri elimden geldiğince yazmaya çalışıyorum.. (Bol bol imla hatasınla ama asıl olan duyguya bakınız siz..)

Sevinçlerimi yazıyorum, sevincimi paylaşanlar oluyor..Sağ olsunlar…!


Yazıyorum, siliyorum ; bu dünyadan elimi ayağımı çektiğimi zannedip yokluğuma sevinenlerin olduğunu görüyorum ..
Ve bunu ironi konusu yapmaktan hiç çekinmiyorlar, oysa ki ironi yapacağız derken kendi ilkel kişiliklerini sergiliyorlar..

( Ki benim olayımı gerçekte silinme olarak adlandırmakta doğru değil sadece içeri çekilmiş paylaşımlarım, ne varsa olduğu gibi içerde duruyor..Duracaktır..)

Bir insanın sızısından hoşnut kalan insanın insanlığından şüphe ederim..

Ben benim ..Ne olursa olsun;duruşum, yazdığım ilgim ve içeriği asla değişmez..
Fikrimi açık seçik yazarım.. Hata yaptım ise, geç kalmadan özrümü dilerim..Ve o hatayı bi daha tekrar etmem..Bu zamana kadar kimseyi kandırmadım, kimseye saldırmadım ..Kendi halimdeyim, kendimi aşıyorum ..
Bana gelip ilgi düşenden, isterim ki; bilgisiyle, bilincinle canımı alsın..

Herhangi bir olaydan dolayı cevap hakkım doğar ise de; gerekeni çekinmeden edebimle yazarım ..

Bilesiniz!
Ben kolay ölmem..
Sallanırım, ama yıkılmam ..

Ve lütfen, elinizi vicdanınıza koyun.
Sallantısız bir hayat geçiren var mı?
Sallantı geçirmedi ise geçirmeyeceğine dair garantisi var mı?
Söyler misiniz?
Acılarınızın derinliğinin kaçta kaçını yazıyorsunuz?
Yaralarınızın umusu, umarsızlığı.. Dökülen kabuklar, yeni kabuk oluşumu ne kadar zaman alıyor?..
Dermeyan gözyaşlarımız sağanak .. Saklanabilir mi?

Balıkesir yolunda, otobüste 2 numaralı koltukta , dinmek bilmeyen yağmura yol boyunca baktım, yolun kıyısında yağmur suları sel oldu, taştı, aktı; önce sarı sarı çamurlu, sonra kızıla döndü, sonra ak oldu, sonra akıntı kesildi.. 4 saat süren şiddetli sağanaktan sonra Susurluk’ ta mola yerinde kara bulutların arasından yine açtı güneş…
Güneşle birlikte ilk gözüme çarpan bir bardakta köpük köpük ayrandı..
Telefonuma baktım, beni aramışlar, ben yine duymamışım.
Arayan numaralardan bir tanesini görünce çok sevindim ..
Yüreğim gibi aydınlandı yüzüm ..
“ Hayat bu işte ”
dedim ..
Sevmekle başlıyor her şey ..Sevilmek gibisi yok.. Her derde deva mısra ..
Önemli olan diriliştir ..Yeniden dirilme çabalarıdır... Bu çaba göz ardı edilemez ..

…Yaşamaya devam… İnsanları seviyorum…

Ey Kalbimİz Çikolata Dağı


Ey sevdiklerim dört mevsim
Kalbimin bi daracık odasında bi ağlayan çınar
Dalım, çiçeğim her şeyim sizsiniz
Çelimsiz olanları savurur rüzgâr
Yapraklarım dibime dökülür
Onarır, sevgi ile besler kökleri
İlkyazda ilk aşkmış gibi
Sevgi ile ala tomurcuklar açar


"Yeni eski bir sevgili kokusu rakı"
Demleniyor feylesof zaman

Yazıyorum… Yazıyorlar… Siliyorum ..Siliyorlar ..
Kalem’ ile ‘Silgi’ nin bitmeyen çatışması, yazgısıdır bu..

Kalemarkası başka ne işe yarar arkadaş, yazarsın ve istediğin zaman yazdıklarını silmek hakkını tepe tepe kullanırsın, olay bu değil midir? ..



Nil Alaz - Balıkesir / İzmit

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

"kalemarkası" sözcüğünü okuyunca, yazını okumaya başlamadan bir düşündüm, ne olur bu "kalemarkası" diye... Kim bilir, ya benim ilkokul dönemlerinde "kalemarkası silgi" olan kalemler yoktu ya da benim hiç öyle kalemim olmadığından söcük kafamda "pat" diye bir şey uyandırmadı... NİLCE bir sözcük galiba dedim içimden... Ben kurşunkalemi pek severim...Yazılarımın notlarını da kurşunkalemle alırım... (Laf aramızda, dershanede sınıf defterini de arada kurşunkalemle imzalarım BEN diye. Ha imzam "BEN" dir.) Yaşamını, kurşunkalemsiz ve silgisiz geçirenler; (asla yanlış yapmazlar, bu nedenle silgi kullanmazlar ya akıllarınca) eksik yaşayanlardır... Yazılanı veya yaşananı "silmenin" hazzını tadamayanlar yani... Silinen şeyin (cümle-dize-koca bir şiir) silgi artıklarını (nedir adı silgi tortusu mu?) avuçlarına alıp "Bu bir cümleydi, dizeydi, şiirdi belki de bir yaşamdı" demenin hazzını tatmadan ölenlerdir bunlar. Akıllarınca "silmek" ayıptır. Oysa yeri ve zamanı gelince "silmek" anlamdır.

UFUK KESİCİ 
 08.11.2010 8:20
Cevap :
Merhaba UFUKKK, ben bu yazımda -kalemarkası-nın her anlamını kullandım "silgi" derken "kalem arkası "derken "kale markası" oldu ..Ne tesadüf, ben de her notumu kurşunkalem ile tutarım :)) ne güzel açıklamışsın ilgin yarım kalmış ama anladım seni ..Anladımm ...Senin beni anladığın gibi .. İçimiz dışımız bir .. Bu yazımı çok beğendiğini biliyorum ...Teşekkür ediyorum ..Saygımla, sevgimle..  08.11.2010 12:11
 

Bu "kalemarkasını" pek sevdim... Ne yalan söyleyeyim önce anlamadım... "Kalemarkası" ne ki diye... Kafam siyasette ya, senin gibi ŞİİR DÜŞÜNÜP ŞİİR YAZAN, ŞİİR YAŞAYAN değilim ya; ne uydurdu bu kız gene diye baktım önce yazıya... Yazıyı okumaya başlayınca "anca" anladım... (Yaşlılık zor) Ne güzel bulmuşsun ya... Benim de yaşamımda hep "kalemarkası" silgilerim oldu. Çoğu zaman kullanmadım.... "Çişli gözlü" bir fena "duygusalım" ya... Ama "silinmesi" gerekini "silmeliymişim" 52 yaşına gelince öğrendim... Ve şimdi her yazımı "kalemarkası" silgisi olan kurşunkalemlerle yazıyorum önce... "silmesi" daha kolay diye... Azıcık iz kalsa da "bastırınca" iyi siliyorlar yine de... Hani sen beni hep ellerimden öpüyorsun ya, hadi bu kez ben de seni aklından öpeyim ilk kez... Saygım ve sevgimle...

UFUK KESİCİ 
 05.11.2010 22:30
Cevap :
Merhaba Ufukkk öğretmenim, beğendiğini biliyordum..Kalemarkasını canımla yazdım.. Canımsın, öpebilirsin; aklımdan öpmenden onur duyarım ... Ben de severim kurşunkalemi...Kurşun kalemimle, kalemarkası daha çok yazacağım şey var, yazarım belki bi gün .. Teşekkür ediyorum ilgine... Unutmadan yazayım; yaşlı filan değilsin. Hani yazarsın ya hep "şu kalbimiz 18'lik" diye ..ELLERİNDEN ÖPERİM ÖĞRETMENİM..Saygımla, sevgimle..  08.11.2010 16:39
 

Dediğiniz gibi sallantısız yaşam olmuyor. Mesele sallanmaya rağmen yıkılmamayı öğrenmek. Teşekkürler. Kalem-arkası duygu ve düşüncelerini payalşatığınız için...

Muharrem Soyek 
 05.11.2010 16:30
Cevap :
Ne güzel bi tesbit..Harikasınız ..Saygılarımla ...Teşekkür ederim...  05.11.2010 17:22
 

Sizi okumak, okutmak gerek...kalemin bir ucu yürekte...Deryaların abis koynuna yatmak gibi...filozofça....dostlukla...

CAFER DEMİRTAŞ 
 04.11.2010 20:03
Cevap :
Ne kadar güzel, beni bana anlatmışsınız...Çok teşekkür ediyorum ... SAYGILARIMLA.. DOSTLUKLA..SELAMLAR...  05.11.2010 14:14
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 470
Toplam yorum
: 2948
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 276
Kayıt tarihi
: 23.10.10
 
 

Aklınla, kalbinle insanlık davası peşinde koşturan bir insan. Okur-yazar... ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster