Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Kasım '20

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
51
 

KALEMDEN KALE KURMAK

 

    Sosyal devlette çalışan asosyal bir memurdu. Anatomik yapısı mekik çekmeye elverişli olmadığından devlet dairesiyle kiracı olduğu daire arasında mekik dokumaktan başka bir eylem içerisinde değildi. Dört dörtlük olmayan bu taşra ilinde dört yıldan beri süregelen süreğen bir hayatı vardı. Kurum bağlamaya yüz tutup pek de kurumsallaşamamış bir kamu kurumunda kurduğu mesafeli mesai arkadaşlıkları haricinde dış dünya ile pek alakalı değilken edebiyata olan alakası nedeniyle belediyenin edebiyat topluluğuna kaydolarak uzun zaman sonra kayda değer bir iş yapmıştı.

   Toplamda sekiz öğrencinin ve bir öğreticinin yer aldığı gayet öğretici konuların konuşulduğu topluluğa gitmek hoşuna gitse de bazı tipler tarafından atılan entellik tripleri doğrusu hiç hoş olmuyordu.

   Eleştiri kisvesi ardına gizlenerek gizemli izlenimi vereceğini düşünenler, her konu hakkında kafa yormadan yorum yapanlar, şık olmasına rağmen insan ışığı olmayanlar, şekli özünün önünde yürüyen özü sözü bir olmayan sözde okumuşlar ne yazık ki burada da mevcuttu.

   Entellik tribine girip tribünlere oynayanlarla ilk zamanlar arkadaşlık kurmaya çalışsa da maalesef pek de başarılı olamadı. Çünkü bürokratik engellerin çengeli arkadaşlık kurma eylemini başlamadan bitirmişti. Memurlara ‘oturma organını devlete dayayan ve hiçbir şey yapmayan insanlar’ olarak bakan bakımsız fikirlilerin ‘hayat sizlere güzel’ gibi saçmalıkları etrafa saçarak sebepsiz yere fikir kirliliğine sebep olması nedeniyle arkadaşlık pek de mümkün olmamıştı.

   Memurları dört başı mamur olarak gören ön yargılı zihniyetin zihni yetmez tavırları ilk başlarda başını ağrıtsa da malum şahsiyet zafiyeti yaşayan şahısları şahsi hırslarıyla baş başa bırakmıştı. Kifayetsiz muhterislerin muhterem olma çabasını muhteşem bir biçimde gözlemlemesine rağmen topluluğa devam etme sebebi edebiyata duyduğu ilgi kadar öğreticiye duyduğu saygıydı.

   Her hafta topluluk üyelerinden üzerinde konuşulan metinlerle ilgili düşünce yazısı isteyen öğreticinin temrinlerini çalışkan bir öğrenci gibi yerine getirse de entel görünümlülerin tekinsiz telkinlerine maruz kalıyordu. Emeğe saygı duymadan yazılarını tenkit görünümlü tenzil bombardımanına tutan donanmaya karşı donanımlı olduğu için karşılık verebiliyordu. Yanıtları aşağılama niyeti güdenleri yanılgıya uğratmakla kalmıyor ayrıca yazdığı yazıların başarısını da gözler önüne seriyordu.

    Metinlerini metin bir biçimde savunması sırasındaki sakinliği ve efendi tavrı öğreticinin de dikkatini çekmişti. Topluluğun bir ders çıkışı sonrasında öğretici kendisiyle özel olarak görüşmek istedi. Kaleminin kuvvetli olduğunu, kendi kaleminden olmayanları kâle almadan yazmaya devam etmesini söyledi. Salık verilen fikre sadık kalarak sadakat duyduğu öğreticisine layık olmak için yazmaya tam gaz devam etti. Böylece yazdığı metinlerle hayatın güçlüklerine karşı daha metin olmayı hedefliyordu. Kalemiyle kurduğu kalenin sağlam kalkanları ruhuna ve fikirlerine kalkan saldırıları kısa sürede tedavülden kaldırmıştı.

ETEM SEVİK, Büşran Betül Kaya bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 87
Toplam yorum
: 4
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 67
Kayıt tarihi
: 25.02.19
 
 

     TCDD'de makine mühendisiyim. Sanatın iyileştirici gücüne inanan bir insanım.    ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster