Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Eylül '12

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
381
 

Kalemimden notlar -1-

Kalemimden notlar -1-
 

“Bugün, günlerden sensizlik!” tümcesi ile boş bir sayfanın üzerini doldurmaya başlamıştı kalemimden düşen notlarım. Ve o günden bugüne hiç durmak bilmedi…

11.07.2012 Çarşamba

Biliyor musun?

Aşkım biliyor musun?

Şehrin sensizlik koktuğunu,

Aşkım biliyor musun?

Geceleri karanlığın hıçkırıklara boğulup ağladığını,

Güneş’in doğarken geceye yalvardığını,

Sen giderken, önüne bütün ayetlerin serildiğini,

Ve…

Aşkım biliyor musun?

Senin için zamana karşı koyduğumu,

An’ların en kısasında bile bir asrı yaşadığımı,

Aşkım biliyor musun?

Sen yanımdayken bile,

Seni özleyecek kadar çok sevdiğimi…

12.07.2012 Perşembe

Sensizlik Teorisi

Bugüne kadar yazılmamış ve yazılması dahi düşünülmemiş bir teori bu. Yazılması planlarımın dışında kalan fakat bugünlerde yazmak zorunda olduğum bir teori aynı zamanda, adına “Sensizlik Teorisi” dediğim şey. Gidişinle şekillenmeye başlayan bu teori, şimdilerde gelişinle birlikte çürütülmeyi beklemekte adeta. Ben, bu teoriyi yazarak üzerime düşeni yapmışken; şimdi ise sıra sana gelmiş durumda. Gel ve sensizlik üzerine yazılan bu teoriyi çürüterek imha et…

13.07.2012 Cuma

Yeniden Buluş

Zamanın derinliklerine doğru çıkmış olduğum bu uzun yolculukta, kâinatın sonsuz boşluğunda kayboluşların pençesinde savaşıyorum hep. Her kayboluş yeni bir buluşsa eğer, kalbimde mevcut bulunan tek kişilik boşluğa senin yerleşmen ile yeniden gelmiş oldum hayata. Yaşam, hayatın belli bir evresini kapsıyorsa, bende kapanmış olan bu evre, senin devrinle yeniden açılmış durumda ve sonsuza dek böyle sürüp gidecek…

14.04.2012 Cumartesi

Var Oluş

Düşlerimde meydana gelen iklim değişikliklerinin oluşturmuş olduğu frekanslarda, zamanın belirlenemeyen noktalarında bir araya gelişlerimiz canlanıyor hafızamda. Senden öncesinde yok oluşlarla mücadele ederken; seninle birlikte ve senden sonra var oluşları yaşıyorum bugünlerde. Yaşamın belirdiği satırların yaratılış sütunları ile kesiştiği her noktada meydana gelen oluşum döngüsü, bu sevdanın galaksisinde muhteşem görüntülere sahne olmakta. Karanlığın ürkütücü tarafında parıldayan bir yıldız olan “sen” bu gezegene varlığınla anlam katmaktasın adeta. Sevdanın özüne dokunulmaksızın beliren bu anlam; sevdanın sözüne ve ruhuna aykırı davranmayıp varlığını devam ettirmekte kalbimin her bir noktasında. Bu, kimi zaman dünyamda depremler yaratmakta; kimi zaman kutuplarımda beliren buzulları eritmekte veya yerinden oynatmakta; kimi zaman okyanusumdaki hırçın dalgaları kontrol etmekte; kimi zaman oluşturduğu her sarsıntı ile gezegenimde değişikliklere sebep olmakta. Hayatımdaki her değişimin kaynağı “sen” olduğun sürece, sınırları milyarlarca yıl öncesinden çizilmiş olan bu hayatın, kısıtlı yaşam koşullarında sonsuzluğun kapısına adım atmış olurum her defasında, sadece seninle…

15.07.2012 Pazar

Karmaşık

Karmaşık hisler içindeyim bugün,

Virane bir şehrin sokaklarında dolaşıyorum hep,

Savaştan yeni çıkmış gibi,

Yıkık ve dökük,

Her yerde can kırıkları var,

Dokunulduğunda acıtan,

Her yer sessiz,

Her yer sensiz,

Ve tek bir rota var izlediğim,

Ve tek bir mekân var konakladığım,

Ve ben,

Hep oradayım,

Senin de çok iyi bildiğin gibi,

Göğsünün sol yanında,

Kalbinin attığı yerdeyim…

16.07.2012 Pazartesi

Sevmek

Sadece bir kanıt misali bildiğin bir şey olmamalı, aynı zamanda inandığın bir şey olmalı seni sevdiğim ve özlediğim. Neden mi dersin? Şu yüzden: “Kanıt inancı öldürür ve bilmek akılla, inanmak kalple yapılan bir şeydir. Aklında yer eden bu şeyin kalbinde yer etmiş olmasıdır önemli olan nokta.”

Ve sevmek, sadece iki kelimeden oluşan “seni seviyorum”dan ibaret değildir; sevmek, sevdiğini her an yüreğinde hissetmektir. Tıpkı benim seni her an yüreğimde hissettiğim gibi…

Ve aşk, sadece yanında olanı sevmek değil; senden kilometrelerce uzaklarda olup da, zamanı geldiğinde çıkıp gelecek olanı beklemektir. Tıpkı benim senin çıkıp gelmeni beklediğim gibi…

17.07.2012 Salı

Tek Gerçek “Sen”

Uçsuz bucaksız okyanuslarda tek bir damla halinde bulunan gerçeği yaşamaktır tek derdim, içi yalanlarla dolu şu fani dünya.

İnancımda, düşüncelerimde, sevgimde, açıkçası bir fani olarak sahip olduğum her şeyde tek gerçeğim “sen” isen ve “sen” her daim benimleysen, ucu bucağı olmayan okyanuslarda bulunması imkânsız olan tek bir damlaya –tek gerçeğe- ulaşmışım demektir…

18.07.2012 Çarşamba

Sen

Şimdiye kadar hiç dokunulmamış boş bir sayfa olarak duruyorum önünde. İçimdeki bu boşlukları doldurup beni tanımlayacak ve tamamlayacak olan kalem “sen”sin. Kaderim senin ellerinde; kaderimi sen yazarsın, sen çizersin…

19.07.2012 Perşembe

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hepsi çok güzel notlar aynı zamanda çok içten ama en çok "sensizlik teorisi" bölümünü sevdim. Teoride sensizlik dediğimizi pratiğe dökecek olursak...yazılamayacak boyutlara çıkıyor duygular, sanırım teoride kalması gerekiyor birilerinin çürütmesi için... Selamlar ve sevgiler.

Leyla Kanat 
 15.09.2012 13:39
Cevap :
Güzel yorumunuz için çok teşekkür ederim... "Sensizlik Teorisi" kısmını dediğiniz gibi pratiğe döktüğümüz vakit sonu gelmeyecek boyutlarda gezinmeye başlıyor duygular, ben de teoride kalması gerektiğini düşünüyorum sizin gibi... sevgilerimler...  15.09.2012 15:12
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 102
Toplam yorum
: 27
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 1345
Kayıt tarihi
: 24.06.11
 
 

Çukurova Üniversitesi Maliye Bölümü mezunuyum. 8 Nisan 1987 doğumluyum ve Adana'da Seyhan ilçesin..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster